webtoomkitapokur
- Reads 674
- Votes 246
- Parts 34
Bazen en güçlü sandığımız kişiler bütün acıyı sırtlanıp duygularını saklamak zorunda kalanlardır. Çoğu zaman ölümü getiren şey duygudan çok güç olur. Peki ya bu kaosta duygu mu istediğini elde edicek, yoksa taht mı sonu mu getirecek.
Bu kitap tamamen benim kurgumdur.
Çok eski zamanlarda, 850 yılında, iblisler dünyaya indi ve insanlarla aralarında büyük bir savaş başladı.
Yıllar süren kanlı çatışmaların ardından, 854 yılında iki taraf arasında kırılgan bir barış sağlandı.
Ancak bu barış uzun sürmedi.
Kısa bir süre sonra bazı insanların ve iblislerin gözleri değişmeye başladı...
Yeşil, siyah ve kırmızı.
Halk bu kişilere tek bir isim verdi:
Gözlerin Laneti.
Yeşil gözlüler buz ve suyu kontrol ederken,
siyah gözlüler nesneleri ve insanları yönetebiliyor ve nesneleri istedikleri eşyalara çevirebiliyorken,
kırmızı gözlüler ise tüm bu güçlerin ötesine geçiyordu.
Ve şimdi...
Yüzyıllar sonra, Quattro Krallığı'nın prensesi Rose
ve Nyxaria İmparatorluğu'nun hükümdarı Arthur...
Bir anlaşma evliliğiyle aynı kaderde birleşmek zorunda kalır.
Ama bu evlilik, sadece iki krallığı değil...
tüm dünyayı felakete sürükleyecek bir başlangıçtır.
Rose'un yeşil gözleri...
Arthur'un ise kırmızı gözleri vardı.
Ve Arthur... bir iblisti.
Politik gerilimler Rose'un bulması gereken gizemler ve katılması gereken savaşlar ama bir yandan'da Arthur ile olan evliliği. Arthur'un ona açıklayamadığı bir aşkı ve hayranlığı vardı
Her bir olay daha fazla dikkat ve her bir kişi daha fazla sorun veya dosttu ama Rose'un kime güvenip güvenemeyeceği konusunda seçim yapması lazımdı, yoksa bu hikâyede ya İmparatorluk, ya Arthur, ya da kendisini kaybedecekti