Şu an okuduklarım
7 stories
Dağ Ardındaki Güneş +18 (Düzenleniyor) by Aslihan_karakurtt_S
Aslihan_karakurtt_S
  • WpView
    Reads 4,144
  • WpVote
    Votes 2,791
  • WpPart
    Parts 7
Bûtimâr; denize aşık bir kuştur. Bûtimâr çok yükseklerde uçan bir kuştur ancak üç durum ile karşılaşınca uçamaz. Kar yağınca, müzik sesi duyunca ve aşık olunca. Bûtimâr, bir insanın sahip olduğu kedere hüzne ve umutsuzluğa sahipti. Sevgiyle ve tutkuyla bağlandığı aşkını kaybetme ve onun güzelliğinden mahrum kalma korkusu, onun kendisini dermansız bırakarak ölüme terk etmesine sebep olmuştu. Günlerin bir günü, su ihtiyacını denizle karşılayan bûtimâr kuşu yine çok aşık olduğu denizi izlerken biraz daha su içerse denizin kuruyacağını düşünür. Bu düşüncesi onu o kadar korkutur ki, denize sadece izlemeye gelir. Günden güne tükenirken bile bakışları denizde, aklı denizde olur. Öyle ki son nefesini de denizde verir. Oysa denizin kurumaması için kendini yakan bûtimâr kuşunu denizde en az onun kadar seviyordur. Bulutların ardında olduğunu zanneden deniz gökten yağan bûtimâr kuşunun gözyaşları sandığı yağmura rağmen, "Buharlaştır beni güneş! O ben kurumayayım diye boğazı boğazı kurumuş, varsın benim her yanım kurusun! Bırak bulutlar arkasındaki sevgilime kavuşayım..." Diye yakınır. Denizin sesini duyan Güneş bu yakarışa daha fazla dayanamaz ve bulutlarla anlaşma yaparak durdurur. Deniz buharlaşarak bulutlara doğru kalkar. Bulutlarda buluşan iki sevgili mutlulukla ağlamaya başlar ta ki, buharlaşarak yukarı çıkan deniz ağlarken yeni bir deniz yaradana kadar. Dilden dile konuşulan bu hikâye sayesinde Bûtimâr kuşuyla denizin ağlamasının birleşmesinden yaranan denize Bûtimâr demişler. Gökyüzünde bulutların ardında buluşan iki sevgili yüzlerce sevgilinin buluşma noktasına çevrilip insanların aşklarına şahid olmuşlar. Gökyüzü evleri, bulutlar aşklarının yakın şahidi, Bûtimâr denizi ise en güzel manzaraları olmaya devam ederken sevdaları gökyüzünü aydınlatmaya devam etmiş, bir yaşamda en güzel haliyle son
UNUTULMUŞ TANRILARIN VARİSİ by Tbnnrk
Tbnnrk
  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 1
"Varisler bir araya geldiğinde ya dünyayı yeniden yaratacak ya da küle çevirecekler."
ATEŞ VE SU by Tbnnrk
Tbnnrk
  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 1
Ben ateş krallığı varisi Hestia, Poseidon'a yenilemezdim...
KAN RESİTALİ by nisroyaltm
nisroyaltm
  • WpView
    Reads 361,196
  • WpVote
    Votes 25,079
  • WpPart
    Parts 38
Bir insanın başına gelebilecek en güzel şeysin sen. Ama ben bir vampirim... ⚔️ "Kalbine kulak ver, Tanrıça. Dinle, tüm notaları senin için yakacağım." Parmağının ucunu göğsüme dokundurdu. "İki karanlık kalp. İkisi de nefretle dolu." Gözlerimiz birbirine değdiğinde aynı müzik, iki ayrı ruhta çalmaya devam ediyordu. "Dinle," dedi, sanki duyduğum her şey onun da kalbindeydi. "Bu bizim şarkımız. Her şeyi cehennem gibi yakıp kül edeceğim." "Neden?" "Çünkü bu benim resitalim. Kan resitali." (Kurgu, kitap ve karakterler tamamen "karanlık aşk" türüne hizmet etmektedir.)
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,851,664
  • WpVote
    Votes 557,760
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
OYUNCAK MÜZESİ (+18) by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 1,672,793
  • WpVote
    Votes 57,989
  • WpPart
    Parts 39
İnsan ne dilediğine dikkat etmeli, zira kalbinden geçen iyi ya da kötü hiçbir dilek gerçekleşmeden peşini bırakmaz, derler. Ben, ölüm diledim. Bir ölümle başladı her şey. Bir başka ölüm onu izledi. Ve bir diğeri...