vilesheed
- Reads 4,309
- Votes 267
- Parts 36
"Biri yaşatmak için doğmuştu, diğeri ise yok etmek için."
Bilge için dünya, tıp kitaplarının güvenli sayfalarından ve hastane koridorlarının kokusundan ibaretti. Ürkek adımları, naif ruhu ve zorluklarla örülmüş geçmişiyle o, hayata şifa sunmaya yeminli bir genç kadındı. Mesleği, onun dış dünyaya karşı tek kalkanıydı.
Ta ki o kalkan, bir gece yarısı "Satır" lakabının kanlı gölgesine çarpana kadar.
Efe, nam-ı değer Satır. Yeraltı dünyasının sessiz celladı, acımanın uğramadığı bir durak. Onun elleri şifa dağıtmaz, sadece yarım kalan hesapları kapatırdı. Adı bir fısıltı gibi geçtiği her yerde, geride sadece soğuk bir ölüm bırakırdı.
Şifa, dehşete aşık olabilir miydi?
Bir cellat, hayatında gördüğü en beyaz çiçeği koparmaya mı kıyar, yoksa onu dünyadan mı saklar?