Mahalle
74 stories
Ben de Özledim (Tamamladı)  by OzGece34
OzGece34
  • WpView
    Reads 96,117
  • WpVote
    Votes 3,269
  • WpPart
    Parts 34
Yıllar sonra aynı mahallede yeniden karşılaşan Övünç ve Gurur abinin hikayesi
Yağız Yerin Gökçeni by cresercen
cresercen
  • WpView
    Reads 1,764,721
  • WpVote
    Votes 64,426
  • WpPart
    Parts 35
Mahalle hikayesi. Tamamlandı. "Gökçen," dedi içli içli. "yanıyorum görmüyor musun da." Sıcak nefesi eğildiği için dudaklarıma vurmaya devam ederken siyah olan gözlerinin yoğunluk ile daha da karardığının farkına vardım. Uzaklaşmam gerekiyordu, uzaklaşmak zorundaydım ama bir eli belimde dudakları bu kadar yakınımdayken kendimi kıskaca alınmış gibi hissediyordum. "Uiy," diye duyduğum sesle gözlerimi yumdum. Sanırım Gülcan teyzeye basılmıştık, umarım sadece Gülcan teyzeye basılmıştık.
MANŞETLERDE AŞK VAR! by vodkalivirgl
vodkalivirgl
  • WpView
    Reads 53,727
  • WpVote
    Votes 2,511
  • WpPart
    Parts 39
Annelerinin aracılığıyla görücü usulü buluşmalara gitmekle ömrünü tüketen Kumru ve Demir, Kumru'nun sahte sevgili rolü yapma teklifiyle bir çıkmaza sürüklenirler. Zaten ne derler? Kaçtığın ne varsa köşe başında enseler seni...
GÜL KOZASI by 0Astrolojik
0Astrolojik
  • WpView
    Reads 1,347,532
  • WpVote
    Votes 69,071
  • WpPart
    Parts 50
İradesizce soluğum dudaklarımdan sıyrılırken, "İşte şimdi bu GLADYATÖR Arenedan çıktı. Artık dur desen bile durmayacağım. Çünkü şu anda karşındaki kişi ben değilim o artık taşralı bir gladyatör ve kadını onun altında," dedi gözleri çakmak çakmak yanarken. GÜL KOZASI İSMİ İLE YAYINLANAN İLK KİTAPTIR. 13.08.2020 tarihinde yayımlanmaya başlamıştır. HİKAYE ŞAHSIMA AİTTİR. ÇALINMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR...
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,977,279
  • WpVote
    Votes 140,074
  • WpPart
    Parts 38
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
BÜLBÜL by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 223,308
  • WpVote
    Votes 17,848
  • WpPart
    Parts 26
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 975,120
  • WpVote
    Votes 67,467
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
KARATEPELİ by EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Reads 33,701
  • WpVote
    Votes 3,128
  • WpPart
    Parts 8
"Geceyle yarışır cinsten siyah gözleri vardı. O siyah gözlerde kaç kez kendimi gördüm. Kaç kez sevgiden öldüm..." 25.05.2021🥀
Gönül Kıran (Abimin Arkadaşı) by mithraae
mithraae
  • WpView
    Reads 1,174,239
  • WpVote
    Votes 31,942
  • WpPart
    Parts 14
Mahalle Hikayesi "Senin adın Gönül kıran." Yutkundum. Gönül Kıran... Dedim içimden. Beni anlatıyordu. Ömer abinin gönlünü öyle bir kırmıştım ki bu isimden başkası yakışmazdı bana. Cevap vermedim. Cevap da beklemiyordu aslında. "Gönül kıran." dedi ağır ağır bir kere daha. Bir yaş daha düştü omzuma. "Tüm kırıklarıma rağmen en güzel gönül yaram." Dudaklarını usulca ama izinsizce omuzumun yanına bastırdığında dudaklarımdan ufak bir soluk kaçtı. Tüm bedenim karıncalandı. "Ömer Abi." Sesim sekteye uğradı. Dudaklarını geri çekmeden öylece durdu. Sonrada hafifçe geri çekildi. "Beni sev İnci." Emir kipi gibi duruyordu ama yaptığı emir vermek değildi. Yaptığı yalvarmaktı. Bir sonraki adımı da bu oldu. "Ne olur beni sev." Sadece bedenim değil, tüm varlığım titredi. Her bir hücrem, soluğum, her zerrem... "Beni sevmezsen ne yapacağımı bilmiyorum." dedi. İtirafı büyüktü hem de çok büyüktü. "Bu aşkla nasıl yaşayacağımı, nefes alacağımı bilmiyorum." Dudaklarından dökülen nefes az önce öptüğü yere çarpıyordu. "Nasıl bu kadar aşık oldum onu da bilmiyorum ama nefes aldırmayacak kadar çok seviyorum." Dudakları bir kere daha değdi aynı noktaya. "O yüzden..." Hıçkırdı. Ömer Abi hıçkırdı ben yutkundum. İçimden bir şeyler koptu ama yine de dudaklarımdan kelimeler dökülmedi. Ben sustum o yalvardı. "Al bu kırdığın gönlüm senindir. Dersen ki bana kırmak yetmez paramparça et." Gözünden bir damla daha yaş aktı. Ömer'in gözünden benim için üç damla yaş aktı bugün. "Yeterki," Kolları ayrıldı bedenimden, sıcaklığı kokusu... önüme geldi ve devam etti. Gözlerimin içine baka baka "sen yeterki beni sev." Dedi "Ne olur beni sev." Ve diz çöktü. Gözlerimin içine baka baka onu sevmem için yalvarıp diz çöktü. Verdiği sözü tuttu. Mahallenin en ağır adamı, ağır abi dedikleri adam bir an bile düşünmeden diz çöktü.
Bir Turna Geçti by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 77,857
  • WpVote
    Votes 8,866
  • WpPart
    Parts 14
"Eskiden, çok eskiden insanlar göç yollarını turnaları izleyerek bulurlarmış. Nerede su varsa, nerede toprak bereketliyse turnalar oradan geçermiş. Bir kervan bir gün sırtlarında çocukları, torbalarında tohumları turnaları takip etmişler günlerce, gecelerce. Ama yolun sonunda kuşlar ikiye ayrılmış. Biri doğuya gitmiş, biri batıya... Kervan durduğunda hangisi doğru yol diye sormuş içlerinden biri. En yaşlı olanda Turna kuşunun gittiği hiçbir yön yanlış değildir, sen hangi kuşun ardından yürürsen orası senin yuvandır artık demiş. Çok sevdiğim biri bana sen de öyle olacaksın demişti. Uçacaksın, kaçacaksın, kaybolacaksın ama sonra sana ait olan o çatının ucuna konacak birine yuva olacaksın demişti." Ben de şimdi yönümü bulmak için avuçlarımın arasında kalmış o tişörte bakıyordum. Bir turna olarak içimde birini yuvasız bırakmış olmanın çırpınışını duyuyordum. "Ben yolumu da yuvamı da bulmuştum aslında..." Boğazıma bir yumru oturunca içimdeki yüzlerce kuşun bağrışını duydum. "Sonra yolumu şaşırdım, yolunu şaşırttım. Yuvamdan oldum, yuvasından ettim. Şimdi tekrar yolumu bulmak, o yuvaya geri dönmek istiyorum." "Bir Mahalle Hikayesi."