Okumadıklarım
12 historias
FIRTINA ZAMANI por DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    LECTURAS 2,440,481
  • WpVote
    Votos 142,544
  • WpPart
    Partes 35
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR por filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    LECTURAS 3,516,695
  • WpVote
    Votos 181,690
  • WpPart
    Partes 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
TOZLU PEMBE por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 2,367,590
  • WpVote
    Votos 159,041
  • WpPart
    Partes 29
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
Yağız Yerin Gökçeni por cresercen
cresercen
  • WpView
    LECTURAS 1,662,165
  • WpVote
    Votos 61,374
  • WpPart
    Partes 35
Mahalle hikayesi. Tamamlandı. "Gökçen," dedi içli içli. "yanıyorum görmüyor musun da." Sıcak nefesi eğildiği için dudaklarıma vurmaya devam ederken siyah olan gözlerinin yoğunluk ile daha da karardığının farkına vardım. Uzaklaşmam gerekiyordu, uzaklaşmak zorundaydım ama bir eli belimde dudakları bu kadar yakınımdayken kendimi kıskaca alınmış gibi hissediyordum. "Uiy," diye duyduğum sesle gözlerimi yumdum. Sanırım Gülcan teyzeye basılmıştık, umarım sadece Gülcan teyzeye basılmıştık.
KARANLIĞA DOĞANLAR por gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    LECTURAS 5,381,643
  • WpVote
    Votos 312,396
  • WpPart
    Partes 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
NEFHA  por yeter_zngr
yeter_zngr
  • WpView
    LECTURAS 764,787
  • WpVote
    Votos 42,943
  • WpPart
    Partes 36
"Ne iş yaptığımı sormadın?" dedi sorarcasına. "Mesleğinden önce merak ettiğim başka sorular vardı." "Alabildin mi peki cevabını?" diye sordu. "Evet." "Sonuç ne peki?" diye merakla sordu bu kez. Dirseği masaya yaslıydı ve diğer eli hafif kirli sakallarını kaşıyordu. O an benden beklenmeyecek bir cesaret ve netlikle cevap verdim. "Sen tam da evlenilecek adamsın." 03.08.24
SİYAH RÜYA por bu1yazar
bu1yazar
  • WpView
    LECTURAS 4,298,151
  • WpVote
    Votos 243,795
  • WpPart
    Partes 62
Okyanus mavisi gözlerinin içerisinde kaybolmak isterken kendimi tamda orada buldum. "YÜZBAŞI KARAY!" Adını duyduklarında tüyleri diken diken olur, yüzünü görenlerin hepsi ölüdür. Rüyalarında rengi olurdu; siyah, beyaz, mor ve gri. Benim rüyam tam olarak siyahın en koyu tonlarında. Savaş bitmedi. Sadece perde değişti. Binalar kül, şehirler enkaz... Gökyüzü karanlık. Ama o hâlâ ayakta. Silahı elinde, künyesi boynunda. Yüzbaşı Karay için emir yok, birlik yok, komuta zinciri yok. Sadece hayatta kalması gereken bir gece ve gerçeği öğrenmesi gereken bir kâbus var. Birde sevdası... Her adımda pusuda bir düşman. Her gölgede eski bir sır. Ve rüyalar artık sadece uykuda gelmiyor. Kurşunların, ihanetin ve karanlığın hüküm sürdüğü bu dünyada, ya uyum sağlarsın... ya da unutulursun. Hazır mısın? Çünkü bu bir rüya değil. Bu, son savaş. Kitabın tüm hakları / bu1yazar adlı kullanıcıya aittir
12:30 SEANSI por halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    LECTURAS 2,091,568
  • WpVote
    Votos 115,540
  • WpPart
    Partes 50
[WATTYS 2022 KAZANANI] Parmağı omzumun üzerindeki belli belirsiz benlere dokundu. Ardından köprücük kemiğime kaydığında dudaklarım, bir nefese muhtaç kalmış gibi titreyerek açıldı. Koyulaşan bakışlarını gördüğümde göğüs kafesimin içindeki kalbim, hızlı bir takla atmıştı. "Ne yapacağım ben seninle?" diye mırıldandığında kısa saçımın tutamlarından birini parmağına dolamıştı. Güçlü eli, belimi sıkıca sarıyordu. Dudakları kulağımın üstüne dokunduğunda titreyen ellerim omuzlarına tutundu. Tüm günahlarım birleşerek bedenimi ve ruhumu ona emanet ettiğinde içimdeki şeytan gülümsedi. Ardından onun dudakları da kıvrıldı ve çenemi kavrayıp ona bakmamı sağladı. Bakışlarımız buluştuğunda; cehennemin tüm ateşleri ikimiz için yandı ve dudaklarından adıma işlenen zehir döküldü. "Vera." (TAMAMLANDI.) [14.03.2020 | 14.07.2021]
YUANFEN por _ozgennur_
_ozgennur_
  • WpView
    LECTURAS 111,836
  • WpVote
    Votos 4,608
  • WpPart
    Partes 31
Bir insan bazen bir çift ela göze yenilirdi. Ben karşımda bir dağ gibi duran adamın ela harelerine yenilmiştim. Onu gördüğüm ilk an bile kalbimi güven ve huzurla doldurmuştu farkında dahi olmadan. Bazı insanlar farkında olmadan bir başkasının hayatını kurtarırdı. ❝Benim vatanım sensin, Asena.❞ ❝Benim evim sensin, Barlas.❞ 🕊️ Not: Kurgu yetişkin öğeler içerecektir.
GÖREV: Sıfır Saati [Asker Kurgusu] TAMAMLANDI por dilanaladag
dilanaladag
  • WpView
    LECTURAS 339,218
  • WpVote
    Votos 17,966
  • WpPart
    Partes 34
Beklemediği anda kasıklarına tam isabetle çarpan dizim ile acı dolu bir nida döküldü dudaklarından. Nefesinin kesilmesini fırsat bilip onu çevirip tam üstüne oturdum. Bir elim boğazını sararken dağılmış saçlarımla üstten baktım. "Sana gardını ne olursa olsun düşürmemeni söylemiştim, Yüzbaşı..." "Tüm geleceğimi baltaladın!" dedi can çekişir bir tonda. "Üzgünüm, kaşındın..." Sırıtışımı gizleyemiyordum. Yerim de rahat olsa gerek hiç kalkasım gelmiyordu sanırım hâlâ oturduğuma göre... "Ulan... Tüm neslimin amına koydun... Hâlâ kaşındın diyorsun!" Kahkahamı bastıramadım. Bu kadar çaresizken gerçekten çok güzel görünüyordu. "Böyle işin ızdırabını..." Neyse ki kalkmak aklıma geldi. O ise hâlâ yerdeydi. Ben kalkmak için hareket edecekken beni kolumdan yakalamasıyla neye uğradığımı şaşırdım. Tutup tek hamlede üstüne çekti. Şimdi yüzlerimizin arasında milimetre vardı. "Senin yüzünden hiçbir hemcinsin tarafından kabul edilmezsem, ömür boyu kâbusun olurum, Kara!" dedi sıkılı dişlerinin arasından. "Ne yapabilirsin ki? Hakkımla dövüştüm ve kazandım." Aramızdaki mesafeye rağmen mantıklı cümleler kurabildiğime inanamıyordum. "Eğer öyle bir şey olursa az önce bineceğin dalı kestin demektir, Kara!" +18 Uyarısı: Kitapta cinsel içerik, ağır argo ve küfür bulunmaktadır. Bunu dikkate alarak okumanız önerilir. 03.09.2024 ™©Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz, çoğaltılamaz ya da ticari amaç güdülerek iznim dışında basılamaz ve başka ortamlarda paylaşılamaz.