Okunacaklar
11 cerita
ÜZÜM BUĞUSU oleh bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Membaca 3,048,063
  • WpVote
    Vote 183,625
  • WpPart
    Bab 38
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 7,850,727
  • WpVote
    Vote 193,666
  • WpPart
    Bab 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
KURALSIZ | KİTAP OLDU oleh gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Membaca 10,604,161
  • WpVote
    Vote 538,327
  • WpPart
    Bab 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
ECSAD oleh lefazen
lefazen
  • WpView
    Membaca 2,191,460
  • WpVote
    Vote 89,166
  • WpPart
    Bab 43
(Yakında bölümler düzenlenecektir. Yeni bölümler de düzenlemeden sonra devam edecek.) Bir hacker tarafından her şeyimin yedi yirmi dört izlendiğinden habersizdim. Odamda üstümü çıkarırken bir hackerın beni izlediğini tahmin dahi edemezdim ancak başıma gelmişti. Onun karşısında özelim ya da gizlim yoktu. Sonra bir gün bana "Kameradan seni izlediğimi bile bile benim için soyunabilir misin?" diye sordu. Ondan sonra bir daha eskisi gibi biri olmadım. O Ecsad'ın kurucusu, tehlikenin ta kendisiydi. Bense Ecsad'a düşmanken ona tutsak olmuştum. *** Konusu: Ecsad altı hacker tarafından yönetilen bir internet sitesidir. Yönetim sitenin kurucusuna ve diğer beş hackere aittir. Sitenin yöneticiler hariç alt üyeleri de bulunur. Diğer üyeler yalnızca bilgi getirirler. Sitenin amacı adaleti sağlamaktır ve medyatik, göz önünde olan zengin insanların gerçek yüzlerini açığa çıkarmak adına çeşitli ifşaları yayımlanır. Mira Güz Sahre'nin babasına ait görüntülerin Ecsad'da yayımlanmasıyla Mira'nın hayatı tamamen değişecek, Ecsad'ın karanlık dünyasına adım atacaktır.
DÜŞLER AĞIDI oleh zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Membaca 27,557,026
  • WpVote
    Vote 1,575,472
  • WpPart
    Bab 99
••Tamamlandı. Henüz kitap olmadı. Seri, üç ana kitaptan oluşuyor ve 2026 yılında düzenlenmiş versiyonuyla raflarda olması planlanıyor. Wattpad'de bulunan bölümler düzenlenmemiş haline aittir. ❝Bir düş, bin ağıt.❞ Marin Alakan çok küçük yaşlardayken doğduğu topraklardan ayrılmak zorunda kalmıştır. Babası, kaderin sancılı ağlarının önüne geçmek için yıllarca kızının doğup büyüdüğü Mardin'e gelmesini yasaklar ve İstanbul'da herkesten gizli bir hayat sürmesini sağlar. Marin, abisinin yaptığı bir hata yüzünden kendini tekrardan doğduğu topraklarda bulduğunda ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Eski adıyla Karan Ağa olan kitaptır.
AVCI oleh aatalantee
aatalantee
  • WpView
    Membaca 9,500,289
  • WpVote
    Vote 199,798
  • WpPart
    Bab 59
Geçmiş ve geleceğin karanlığı arasında, kibrit çöpüyle aydınlanmış bir hikaye Avcı. Sırların, alınacak intikamların ve her şeye rağmen hayat bulmuş bir aşkın yaşandığı, imkansızlıklarla dolu bir hikaye. Haberdar olmadığı kirli geçmişinin bedellerini ödeyen masum kız değil bir tek acı çeken. Geçmişin intikamı için geleceği verdiği sözlerle yakan bir gencin; bu oyunda temizlenmeyi bekleyen ve ölümün istediği ruhların acı çektiği bir hikaye. Kabuslara sığınmış, özlem duyulan huzurun hikayesi. Bu hikaye, her zerresiyle can yakan Avcı'nın hikayesi. Umutların, kırgınlıkların ve vazgeçmişliklerin keskin kıymıkları benliklerinde en derin yaraları açarken, tüm olumsuzluklara rağmen savaşmayı bırakmayanların hikayesi. Ta ki kendi finallerini yazana dek. Kimi ölü kalplerde, kimi ölü bedenlerde... •●• •İlk yayım tarihi 9Ağustos2014• •●•
YARALASAR(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 17,497,005
  • WpVote
    Vote 697,951
  • WpPart
    Bab 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Uçurumdan Gelen Ses oleh aledadlmen
aledadlmen
  • WpView
    Membaca 23,887
  • WpVote
    Vote 3,331
  • WpPart
    Bab 46
"Bir katilden kaçıyorsun, mezarlığa saklanıyorsun, bir hayaletten yardım etmesini istiyorsun, sonra katilin tarafına geçip hayaleti öldürmeye çalışıyorsun. Metanetli ölü'm, mezarlıkta uyandığında katilin çoktan seni öldürdüğünü anlayamadın mı?" Andras. Hiçbir şey demiyor ve sizi Açelya'nın limonları, Andras'ın yüzükleri, James'in defterleri, Sergey'in kıvırcık saçları, Egor'un çiçekleri, Aleda'nın karikatürleri, Atilla'nın silahları ve Sena'nın fısıltılarıyla yalnız bırakıyorum.
KIRIK İNCİ oleh cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Membaca 4,681,239
  • WpVote
    Vote 258,848
  • WpPart
    Bab 31
"Sadece seni yok etmek istiyorum." dediğinde dudaklarımda kışkırtıcı bir gülüş oluştu. "Öyle mi?" dedim dudaklarına doğru fısıldayarak. "Daha çok beni nefesimi kesene kadar öpmek istiyormuş gibi bakıyorsun." dedim ama bakışlarını hiç değiştirmedi, bana öyle bakmaya devam etti. "Doğru başta amacın gerçekten beni yok etmekti, sonra baktın ki etrafımda bunu yapmaya meraklı insan çok, acıdın mı?" Konuşurken hafif alaylıydım, her bir kelimemde, her nefesimde amacım onu daha da çıldırtmaktı. "Aslında evet, seni ben mahvedecektim ama ortada mahvedilecek bir şey kalmamış." dedi eli çenemi hafif hafif okşarken. Ve onun dokunuşu mahvedilecek bir şeylerin kaldığını hissettiriyordu. Yine de bakışlarım düşmanca kısıldı. "Senin görevin beni korumaktı, değil mi? Dur o da oyundu, doğru ya." 07.04.2023
BRONZ SERİSİ oleh zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Membaca 13,719,195
  • WpVote
    Vote 899,564
  • WpPart
    Bab 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.