Seyfi84 adlı kullanıcının Okuma Listesi
7 stories
KAYBOLMUŞ RUHLAR SARAYI (Tamamlandı) by DilaraKeskin2
DilaraKeskin2
  • WpView
    Reads 876,631
  • WpVote
    Votes 57,573
  • WpPart
    Parts 52
"Savaşın ortasında doğan kaç çocuğun seçim şansı vardır ki?" İki düşman aile, iki düşman ülke: Zirakov ve Senteria. Ve şimdi, savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin kraliçesi İrina bu savaşın kazananı olmak için büyük bir risk alarak kızı Kitana'yı düşman topraklarına, Senteria'ya gönderir. Kitana, Senteria'ya giderken krallığın kökünü kazıyacağına dair kendisine söz vermiştir. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana'yı veliaht olarak görülen oğlu Vincent'le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesinin planları altüst olur. Ve böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur.
GÖLGE by la3vinia
la3vinia
  • WpView
    Reads 2,429
  • WpVote
    Votes 1,340
  • WpPart
    Parts 10
Gölgelerin vicdanı olmazmış. Duyguları ise sadece karanlıktan ibaretmiş. Yıllar önce doğan bir bebeğin gölgeye dönüşme hikayesi bu. Bir bebek doğdu yıllar önce. Adına nefret dediler kan dediler. En çok ise ölüm dediler. O bebek büyüdü nefret oldu kan oldu. En çok da ölüm oldu. Öyle bir ölüm oldu ki teni ölüm koktu. Bir çocuğun masumiyetini kaybetmesi demek gölge olmak demekti. Gölge demek en çokta ruhsuz demek değil miydi? "Bir ten ölüm kokar mıydı? Ya da gözler ölümü anımsatır mıydı?" "Ben yıllar önce bir kız çocuğuna aşık oldum. Hemde ilk görüşte. Günler ayları kovaladı. Aylar yılları. Aradan uzun yıllar geçti ve ben yıllar önce gördüğüm kadını bir daha gördüm. Işte o an ona sevda dedim. Sevda demek biraz da ölüm demek değil miydi?"
Karanlık Saat:3.13 by 4k4sy4
4k4sy4
  • WpView
    Reads 2,549
  • WpVote
    Votes 1,637
  • WpPart
    Parts 35
Her gece aynı saatte uyanıyor. 03:13. Saatler o anda duruyor. Aynalar gecikmeli yansıtıyor. Ve fısıltılar, onun adını biliyor. Uykusuzluğun yan etkisi mi, yoksa geçmişin ödemesi mi bilinmez... Ama Karanlık Saat başladığında gördükleri, hatırlamak istemediği bir gerçeği tekrar tekrar önüne seriyor. Bu saatte kimse ölmez. Ama herkes bir parçasını kaybeder. Apartmandaki saatler sustuğunda, yalnızca onun odasındaki tik tak sesi duyuluyor. Ve her gece, biraz daha eksiliyor: anılar, yüzler, zaman... Gerçek ile hayal arasındaki çizgi silinirken tek bir soru kalıyor: Eğer karanlık senin içindeyse, kaçabilir misin? Karanlık Saat... Uyuyamayanların değil, hatırlamaktan kaçamayanların zamanı.
VEBA (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 83,767
  • WpVote
    Votes 4,010
  • WpPart
    Parts 15
"Canavarı uyandırdıysan eğer uysallaştırmayı da öğreteceksin. İnine girdin bir kere, yanmayı da yakmayı da göze almak zorundasın, Vera." "Benden ne istiyorsun?" Gözleri kanayan alt dudağımda gezinirken başparmağını dudaklarımın üzerinde gezdirdi ve akan kanı gri gözleriyle gözlerimin içine baka baka dudaklarına götürerek zevkle yaladı. "Ne istediğimi hala daha anlayamadın mı?" Çarpık bir gülümsemeyle bana bakarken, "Bunu kaç kere söyledim, bir asır geçsin yine söylerim." Dedi ve büyük elleri ince belimi kavradığı gibi beni kendisine yaslarken sertliğini net bir şekilde hissetmemi sağlayarak yüzünü yüzüme doğru eğip burun buruna gelmemizi sağladı. "Benim olmanı istiyorum, külkedisi." Şehvet dolu sesi yüzümü okşarken belimdeki elleri usulca okşuyor ve tüylerimin diken diken olmasını sağlıyordu. "Seni ilk gördüğüm andan beri, tek istediğim sensin. Sen benim olmalısın." O bana ağır derecede saplantılıydı, bu bir aşk hikayesi değildi. Beni taparcasına seviyordu, bu bambaşka bir seviyeydi. "Ya olmazsam?" Gri gözleri karardı. "Ya senin olmazsam Kutay, o zaman ne olur?" Dudakları kan akan dudaklarımı öpmeden hemen önce tüylerimi ürpertecek bir ses tonuyla fısıldadı. "Ya benim olursun ya da benim olursun, Doktor. Sana seçim yapma hakkı sunmadım."
PAZİN (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 1,113,360
  • WpVote
    Votes 28,061
  • WpPart
    Parts 16
Bir gün hasta haliyle villalarında çıkan çatışmayla birlikte kaçmaya çalışırken yıllardır peşlerinde olan mafya lideri Karan Kızıltuğ ile göz göze gelen Ahu, sahte bir kimlikle saklanıyordur. Ölü gösterilen bu kızı ve ailesini öldürmek için arayan mafya lideri, hem kızın ailesini bulmak için kızı kaçıracak hem de geçmişinin acı dolu intikamını almak için kızın zihnini yıkayarak türlü oyunlarla onu pisliğine alet edecektir... *** "Nefretten aşk doğamaz demiştin." dedim tüm uzuvlarım acıyla sızlarken. "Haklıydın. Biz nerede başlarsak orada biteriz. Nefretin benim sonum olmasına izin vermeden ben kendi sonumu yazıyorum." "Yapma Savcı." dedi ben silahla ateş etmeden hemen önce. "İnsanlar yanılır ama ben yanılmaz demiştim ya sana, ilk defa haklı çıktın. Yanıldım. Nefret aşka dönüşürse şayet, o adamı kimse tutamaz. Aşk gerçekten her şeyi yenebilecek olan tek duyguymuş çünkü." "Duygulara yeri olmayan sen mi söylüyorsun bunu? Aşk nedir bilmiyorsun bile!" "Evet!" dedi bağırarak. "Aşk nedir bilmiyorum, tek bildiğim senin yanında kendimi kaybettiğim. Kalbimin hızlanmasını sağlayan, tek bir gülüşünle bana tüm dünyayı yaktırabilecek güce sahip olan tek kadın sensen ve buna aşk denmiyorsa ben hastayım Savcı. Ben yenildim." Bu cümlenin devamını duymaya hazır değildim. "Ben senin yenilmeni beklerken, ben sana yenildi-" Başımı ağır ağır sallarken cümlenin devam etmesine izin vermeyerek, acımadan iki el silah sesinin duyulmasını sağladım. Bedenim yere kapaklandı.
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 762,724
  • WpVote
    Votes 28,305
  • WpPart
    Parts 42
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)