yasamakguzel11
- Reads 343
- Votes 50
- Parts 14
Yağmur yağdığında, bazı anılar ıslanmaz; aksine, daha da derinlere işler.
Bu kitap, sekiz dakikalık bir bakışın ömre bedel olduğunu anlatıyor.
Bir kafede, bir yağmur gününde başlayan ve tam on iki yıl sonra hastane koridorlarında yeniden filizlenen bir aşkın hikâyesi.
Aşkı arayanlar genellikle büyük jestler, uzun konuşmalar, destansı kavuşmalar bekler. Oysa bazen aşk, söylenmemiş bir "merhaba"nın içinde saklıdır.
Bazen bir çift yeşil gözün, bir çift gamzenin içinde. Bazen de yaşamla ölüm arasındaki o ince perdeye, yani arafa sıkışıp kalır.
Sibel, arafın ta kendisiydi.
Mehmet ise o arafın bekçisi.
Bu hikâye, kaderin en acımasız şakalarından biriyle başlar: Kaçırdığın bir an, yıllar sonra tam karşına çıkarılır. Ve sen, o anı telafi etmek için bir ömür harcarsın.Eğer sen de bir gün bir kafede, bir otobüste, bir kalabalığın içinde bir çift göze takılıp kaldıysan...
Eğer o gözler yıllarca aklından çıkmadıysa...
Eğer "keşke" dediğin bir an, hayatını sessizce ele geçirdiyse...Bu kitap tam sana göre.Bazı aşklar cennette değil, arafta büyür.
Ve bazen, en güzel kavuşmalar en uzun ayrılıklardan sonra gelir.Hazırsan, yağmuru aç ve sayfaları çevir.
Sibel seni bekliyor.Hoş geldin, sevgili okur.
Bu kez, sekiz dakika sonsuzluğa dönüşecek.-
M.F.T. RESUF