justt_miav's Reading List
3 stories
Renkli Kadehler  di zeyneepss
zeyneepss
  • WpView
    LETTURE 732
  • WpVote
    Voti 65
  • WpPart
    Parti 3
Alenya, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen ama içinde büyülü bir sır saklayan küçük bir kasabadır. Bu kasabada yaşayan herkesin saçları doğdukları andan itibaren bembeyazdır. Fakat bu beyazlık bir eksiklik değil, yarım kalmışlığın işaretidir. Çünkü Alenya halkının gerçek saç rengi, ancak ruh eşlerini bulduklarında ortaya çıkar. Kasaba halkı, aşkın sadece kalpte hissedilen değil, aynı zamanda görünür bir mucizeyle doğrulanan bir bağ olduğuna inanır. Bir çift gerçek sevgiyle birbirine bağlandığında, saçları beyazlıktan akıp gider ve kişinin öz rengi-mavi, mor, gümüş ya da başka bir ton-parlayarak geri döner. Bu dönüşüm hem bir kabul, hem de evrenin "doğru kişiyi buldun" fısıltısıdır. Hikâye, Alenya'daki bu büyülü geleneğin gölgesinde geçen bir aşkı, kendi rengini arayan insanların yolculuğunu ve bazen rengin bir kişide değil, bir anlama gelişte saklı olduğunu anlatır.
Maça Kızı 8 di dpamuk
dpamuk
  • WpView
    LETTURE 174,531,927
  • WpVote
    Voti 7,381,837
  • WpPart
    Parti 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
Akşam Güneşim di azraketen
azraketen
  • WpView
    LETTURE 832,243
  • WpVote
    Voti 45,310
  • WpPart
    Parti 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm