11 stories
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,195,178
  • WpVote
    Votes 2,070,463
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
TOZLU PEMBE by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 1,902,017
  • WpVote
    Votes 134,226
  • WpPart
    Parts 26
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
DÖNEMEÇ (✔️) by muhayyell_
muhayyell_
  • WpView
    Reads 212,144
  • WpVote
    Votes 15,415
  • WpPart
    Parts 38
İstihbaratta gizli görevde olan Ali Haydar ve babasını aynı uğurda kaybetmiş Nazenin'in aile apartmanında geçen aksiyon dolu aşk hikayesi. Adam sır küpüydü, kadınsa sabır... Adamın sırrı kadının sabrına mağlup olmamalıydı. Fakat hayat bu ya; hep olmaması gereken olurdu... •Ben Nazenin, hafız Nazenin. Başlarda klasik denilebilecek bir hayat yaşarken birden bire alt üst olan hayatımı anlatacağım size. Babasız kaldığım küçük yaşımda, babamın ailesinden kopmamamız adına onlarla aynı apartmanda kalmayı tercih etmişti annem. Babaanne, dede, hala, amca, yenge ve kuzenler derken kocaman bir aileyle büyümüştüm. Bir erkek kardeşim, platonik bir sevdam ve acılarla, sevinçlerle yoğrulmuş bir hayatım vardı. Sonra biz bir dönemece girdik. Babamın sırlarla dolu geçmişinden gelen ve okunmayı bekleyen o tozlu sayfalar, Ali Haydar'la beni, hayalden öteye gitmez dediğim o gizli sevdamla bizi aynı dönemece sokmuştu. Ve o dönemeçten sonra her şey değişti, bambaşka oldu! Yollar çetinleşti, mevsim kışa döndü ve ben o ayazda yüreğimi yakan aşkın aleviyle, Ali Haydar'ın kanatları altında ısındım. Onun ayak izleri babamınkine öyle benziyordu ki, ister istemez o izleri takip ederken bulmuştum kendimi... [Ali Haydar ve Nazenin'in sırlarla dolu aşk hikayesine hoş geldiniz...]
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 20,533,616
  • WpVote
    Votes 1,303,958
  • WpPart
    Parts 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,639,047
  • WpVote
    Votes 118,893
  • WpPart
    Parts 22
Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır. ... Alakurt lakâbıyla bilinen Kurter Alacakan, ülkesinin en başarılı askerlerinden biridir. Bir gece vakti timiyle gittiği Kafes operasyonunda timdeki dostlarını acı bir şekilde kaybeder. Her şeyini kaybettiği o zifiri karanlık gecede, kan dolu toprağa bakıp, toprağı avuçlayarak korkunç bir intikam yemini eder. Ve her şeyi ardında bırakıp şehre geri döndüğünde, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. Özellikle de General'in kızıyla tanışıp, onunla aynı intikam yoluna başkoyduktan sonra... ALACAKAN.
DEVA  by adesyazar
adesyazar
  • WpView
    Reads 43,183
  • WpVote
    Votes 2,405
  • WpPart
    Parts 20
SINIRDA SERİSİ II Derman kitabındaki Teğmen Azra Kasırga ve Üsteğmen Yavuz Arvis'in hikâyesi.
KORGAN by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 245,847
  • WpVote
    Votes 14,082
  • WpPart
    Parts 9
Kuleli Askeri Lisesi'nden beri tanışan dört yakın arkadaş, o gün özel bir görev için operasyona beraber çıkmışlardı. Biri şehit oldu. Biri askerlikten ihraç edildi ve kayıplara karıştı. Diğer ikisi artık aynı timdeydi ama görev harici tek bir kelime bile konuşmuyorlardı. *** Üstün zekâsıyla tanınan Almila, Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi'nden burs teklifi alır. Ancak daha bu fırsatı düşünemeden, babasının eski arkadaşı olan Cengiz Albay'ın kapısını çalmasıyla hayatı bambaşka bir yöne savrulur. Almila, iki yol arasında kalır. Ya akademik kariyerine devam edecektir ya da şehit düşen yüzbaşı babasının mirasına sahip çıkacaktır. Ve o; söz konusu vatanı olunca kolay olanı değil doğru olanı seçer. Oxford teklifini elinin tersiyle iter ve askeriyede istihbarat analisti olarak çalışmaya başlar. Ancak bilmediği bir şey vardır. Teknik istihbarat sağlayacağı timin başındaki isim, iki yıl önce şehit olan abisinin en yakın arkadaşı Pars Karadağlı'dır. Ve onları bekleyen şey; aynı ateşte yanmış iki kalbin taşıdığı güçlü bir intikam arzusu ve belki de kaderin sessizce ördüğü geri dönüşü olmayan ortak bir gelecektir.
Duası Kadar Sever İnsan by -madamnisa
-madamnisa
  • WpView
    Reads 198,600
  • WpVote
    Votes 13,912
  • WpPart
    Parts 43
Kapı çaldığında sofraya son tabakları yerleştirmekle meşguldum. Gülsüm teyze eli hamurlu olduğu için kapıyı açmamı istediğinde kapıya ilerledim. Kapıyı açtığında uzun boylu sayılabilecek, üstünde jandarma forması olan, dik duruşlu ve oldukça sert mizaçlı bir adam karşıladı beni. Kim olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu. Sert bakışları bir an gözlerime değsede hemen çevirdi bakışlarını önüne. "Buyrun?" dedim çekingen bir sesle. Bakışları yerdeyken, "Sen kimsin?" diye sorduğunda, yanıtladım. "Feyza ben. Yeni kiracı." "İyi, hayırlı olsun," dedi tekdüze bir sesle. "Sağolunda, siz kimsiniz?" diye sormayı akıl ettim sonunda. "Bende Eyüp, ev sahibi. Şu an sizin durduğunuz dairede yaşıyorum." Harika, adamı kendi evine almak yerine hesap mı soruyordum cidden!
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,414,359
  • WpVote
    Votes 695,812
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,431,058
  • WpVote
    Votes 2,253,785
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."