Okunacaklar
5 stories
Yazın Olur Böyle Şeyler by alisrima
alisrima
  • WpView
    Reads 85,649
  • WpVote
    Votes 4,891
  • WpPart
    Parts 23
"Derin polisi ara!" Diye bağırdı Irmak. "Emir bir şey yap!"Diye bağırdı Irmak'ın karşısındaki çocuk. "Bacağım kırıldı galiba."Diye yakındı Sarp denen çocuk. "Ben arıyorum polisi."Diyerek telefonuna yöneldi Ada. "Sakince konuşabilir miyiz?"Diyerek merdivenlerden indi çekik gözlü çocuk. "İndirsene bacım şunu!"Diyerek Irmak'a bağırdı karşısındaki çocuk. "Sus geçiririm kafana!"Diyerek yükseldi Irmak. "Hepiniz susun!" Sinirle bağırdığımda sonunda herkes sesini keserken Ada'nın polisi aramak üzere olduğunu görüp elindeki telefonu aldım. "Kimse polisi aramıyor," Diyerek Ada'ya yönelik konuştum. Ardından Irmak'a dönerek elindeki vazoyu işaret ettim. "Ve kimse kimsenin kafasını kırmıyor. İndir şunu." Aklıma gelen şey ne kadar sinirimi bozsa da bulunduğumuz durumun başka bir açıklamasını düşünemiyordum. Ya gerçekten sapıklardı ve eve gizlice girmişlerdi ya da evi aynı anda kiralamıştık. Mümkünse tabii.
İcebreaker by derooooss
derooooss
  • WpView
    Reads 59,503
  • WpVote
    Votes 428
  • WpPart
    Parts 19
{İngilizceden çevrilmiştir} Hannah Grace'ın Olimpos Yayınları'ndan çıkan romanı, tutkulu bir aşk hikâyesini ele alıyor. Anastasia Allen, Amerika Birleşik Devletleri olimpiyat takımına girmek hayalini kurmuş bir genç kızdı. Kaliforniya Üniversitesi'nden tam burs alıp artistik patinaj takımında çiftler kategorisinde yer aldığında, planları yolunda gidiyordu. Ancak hiç hesaba katmadığı bir engel çıkar ortaya: hokey takımı ve Kaptan Nate Hawkins. Anastasia'nın hayatını altüst eden bu hokey takımıyla aynı pisti paylaşmak zorunda kalır. Nate, son senesinde takımını başarılı bir şekilde yönetmek isteyen bir kaptandır. Ancak artistik patinaj takımıyla pisti paylaşmak, odaklanmasını zorlaştırır. Anastasia'nın partnerinin başına gelen bir talihsizlik sonucu tek şansı Nate Hawkins'le çalışmaktır. Bu durum, Anastasia'nın hoşlanmadığı biriyle çalışmak zorunda kalacağı anlamına gelir. Buz pistinde kıvılcımlar uçuşurken, Anastasia'nın tek endişesi hedeflerini gerçekleştirmektir. Bir ilişki istemeyen ve bir hokey oyuncusuna asla aşık olamayacağını düşünen Anastasia için her şey planlandığı gibidir. Ya da değil mi?
Varislerin Oyunu (Wisteria 1) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 2,397,906
  • WpVote
    Votes 121,143
  • WpPart
    Parts 28
24 Krallıktan gelen genç prens ve prensesler için kurulmuş bir Kraliyet Okulu. Ancak acımasız bir suikastçı kendini soyluları teker teker öldürmeye adamıştır. Kaçış yok. Teslim olmak yok. Oyuna hazır mısınız?
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,480,568
  • WpVote
    Votes 2,254,716
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,456,771
  • WpVote
    Votes 696,944
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.