Sonra bakılacak
7 kuwento
Konak Güzeli ni Alsakmerve
Alsakmerve
  • WpView
    MGA BUMASA 396,109
  • WpVote
    Mga Boto 8,231
  • WpPart
    Mga Parte 57
-Ah, a-ağam lütfen Reyhanın yalvarışı aziz ağayı daha da zevke getirdi ve reyhanın istediğini yerine getirerek elini daha da hızlandırdı. Boşta kalan diğer elini de reyhanın gögüslerini getirip gögüs uçlarını sertçe yoğurmaya başladı. Reyhanın hayatında ilk defa düştüğü bu zevk çukurunda çığlık atarak sona ukaştığında baştan aşağıya titriyordu. Aziz ağa onun bu tapılası görüntüsünü izlerken hızlıca önce pantolonundan sonra da bacından kurtulup reyhana yaklaştı ve gözleriyle erkekliğini gösterip ona sakso çekmesini istedi. Reyhan bunu daha önce hiç yapmamıştı ve ya aziz ağaya zevk veremezsem diye düşünüyordu. Fakat aziz ağa erkekliğini yavaşça reyhanın ağzına sokmuş ve ileri geri hareket etmeye başlamıştı. Bir süre sonra aziz ağa zevkten kendini kaybetmiş ve reyhanın ağzını sertçe becermeye başlamıştı. - sikiyim çok iyisin güzelim Aziz ağa bir yandan zevk içinde inliyor bir yandan da reyhanın ağzını sertçe gidip geliyordu. - o küçük ağzının beni nasılda sonuna kadar içine aldığına bak güzelim beni delirtiyotsun Aziz sona yaklaşırken konuşması daha da kirlendi. - ağzını nasıl becerdiysem o bakire vajinanıda öyle be bereceğim güzelim Aziz son kez kendini sertçe reyhanın ağzına itmiş ve büyük bir inlemeyle boşalmıştı. Kitapta fazlasıyla +18 uygunsuz sahneler olacaktır vede hizmetçi-ağa yasak aşkı vardır rahatsız olacak olanlar okumasın.
Küçük Kız/Yarı Texting +18 ni garpbirisiyimbne
garpbirisiyimbne
  • WpView
    MGA BUMASA 431,037
  • WpVote
    Mga Boto 6,240
  • WpPart
    Mga Parte 24
Bilinmeyen numara: Artık hayallerim ile yetinemiyorum babacığım, yaptığım kötü bir şey mi bilmiyorum ama evet, senin giydiğin gömleklerinden dâhi belli olan kaslarını yaladığımı ve ben senin üzerindeyken o eşsiz sesindeki hırıltıların ile karşılık vermeni hayal ederek parmaklarımı derinliklerime yolluyorum Bilinmeyen numara: Islandım, fazlasıyla. Alparslan çevrimiçi Görüldü Yazıyor... Alparslan: Azgın bir velet olarak öğretmenine böyle müstehcen fotoğraflar atıp, arsızca konuşmanı anlayabiliyorum Alparslan: Ama beni o kadar izlediysen okulumdaki sen ve senin gibi öğrencilerim ile ilgilenmediğimin farkındasındır Bilinmeyen numara: Azgın olduğumu kabul etmiştim evet. Ancak bunun sadece sana özel olduğunu da belirtmiştim Bilinmeyen numara: Ayrıca velet olmayan insanlar azgın olamıyor mu öğretmenim? Onlar cinsel istek duydukları kişilere müstehcen fotoğraflar yollayıp arsızca konuşmuyor mu? Alparslan: Fazla cüretkarsın Bilinmeyen numara: Senin kızınım sonuçta babacığım...
Sadece Arkadaş?  ni merynesta
merynesta
  • WpView
    MGA BUMASA 226,704
  • WpVote
    Mga Boto 3,888
  • WpPart
    Mga Parte 8
"Sadece arkadaşımdın." "Şimdi ise kuytularında kaybolan o adamım."
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) ni deppworth
deppworth
  • WpView
    MGA BUMASA 1,239,483
  • WpVote
    Mga Boto 44,496
  • WpPart
    Mga Parte 25
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
Nefha ni 1realist
1realist
  • WpView
    MGA BUMASA 798,734
  • WpVote
    Mga Boto 29,617
  • WpPart
    Mga Parte 32
"Peki. Sen bilirsin. Madem doğruyu söylememek konusunda ısrarcısın o zaman kalk kucağımdan ve çık bu odadan." "Ama daha yatmadık bile?" "İlgimi çekmeyi başaramadın ki yatalım. Çık dışarı ve patronuna paramı iade etmesini söyle." "Efendim, lütfen." "Dediğimi duydun." gözlerine yalvaran bir ifadeyle baktığım adam tıpkı zift yeşili gözler gibi bana acımasızlıkla bakarken çaresizlik içinde omuzlarımı düşürüp adamın kucağından yavaşça kalktım. Hemen ardından da adamı belki vazgeçiririm diye seksi hareketlerle birlikte yere bıraktığım sabahlığımı üzerime geçirdim ve hala bana durmamı söylemeyen adam yüzünden kapıya doğru gitmek için bir adım attım ancak tam o esnada kafamın arkasına değdirilen soğuk bir metalin varlığını hissedince olduğum yerde şok içinde donup kaldım. "Sakın ağzını açma ve yavaşça bana doğru dön." kafamın arkasına yaslanan şeyin tam da tahmin ettiğim gibi silah olduğunu anlamamı sağlayan adam emrini kulağıma doğru fısıldarken dediğini yapıp yavaşça ona doğru döndüm. Ona dönmemle göz göze geldiğinizdeyse mavi gözlerimdeki korkuyu gizleme gereği görmeden doğrudan acımasızlık dolu kehribar rengi gözlere bakmaya başladım. "Ki...kimsiniz siz?" anlıma bir silah dayamış olan adamın gözlerine bakarak çaresizlik içinde yanıt almayı ummadığım sorumu dillendirirken adam anlımdaki silahı çekmeden boştaki elini arka cebine attı ve cebinden çıkardığı kelepçeyi hızlı bir şekilde bileklerime takarak yatağa oturmamı emretti. Emrini yerine getirdiğindeyse silahını anlımdan ayırıp elini yeniden arka cebine attı ve bir cüzdan çıkarıp cüzdanını açarak polis rozetini görmemi sağladı. "Başkomiser, Pars Atabeyoğlu."
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK ni bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    MGA BUMASA 9,888,996
  • WpVote
    Mga Boto 558,835
  • WpPart
    Mga Parte 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
𝐕𝐄𝐘𝐋  ni suratnhn
suratnhn
  • WpView
    MGA BUMASA 24,059
  • WpVote
    Mga Boto 3,481
  • WpPart
    Mga Parte 19
VEYL, geçmişini kaybetmiş bir kadının hatırladıkça güçlenen ve aynı anda kırılan hikâyesi. Mahru Boz, mafyatik bir düzenin ve suskun sırların içinde, onu hem koruyan hem de yaralayan bir adamla aynı kaderi paylaşır. Bu hikâye; aşkın güvenle, intikamın hafızayla ve gücün bedelle sınandığı bir yolculuktur.