Okumak istediklerim
67 historias
Virane Kelebek [Berdel] por zehrasenn
zehrasenn
  • WpView
    LECTURAS 397,312
  • WpVote
    Votos 22,384
  • WpPart
    Partes 24
Yazgıya atılan düğümün hikayesi... Zinar Aşiretinin ağası Viran Zinar, Sipanların büyük torunu Afşin'i isteyecek zannederlerken asıl isteyeceği kişi, kuzeni Nalin Sipan'dır. Fakat Nalin bu evliliği onaylamaz ama kader ağlarını çoktan örmüştür.
KARA ÇİY | MAHALLE por ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    LECTURAS 2,247,829
  • WpVote
    Votos 89,178
  • WpPart
    Partes 46
"Şeytan, meleğin kanatlarını severken yanlışlıkla kopartabilir, güzel kiracı." 🪽 | 1,82m okunma ile final yaptık. | Gerilim, korku ve şiddet içerir. Yetişkinlere yöneliktir. Her hakkı saklı tutulmaktadır. Benzerlik ya da çalıntı durumunda saklı tutulan tüm haklar kullanılacaktır.
YAD por sinsariaa
sinsariaa
  • WpView
    LECTURAS 151,032
  • WpVote
    Votos 6,895
  • WpPart
    Partes 42
"Bazen uzak bir köy, kaderin haritasını yeniden çizer." Henüz stajını bitirmiş bir doktor olan Tutku Ay, kendine bile güvenemediği bir anda babasının zoruyla Gaziantep'in unutulmuş bir köyüne gönderilir. Kalabalıktan uzak, tenhalığın içinde mesleğine tutunmaya çalışırken, yolu geçmişi sırlarla dolu bir yüzbaşıyla kesişir: Dağhan Mert Kıraçlı. Onlar birbirine mecbur değil, birbirine anlaşmayla bağlı. Ama her anlaşmanın görünmeyen bir bedeli, her uzaklığın bir yakınlığı vardır. Ve bazı duygular, haritada yeri olmayan yerlerde filizlenir...
CİHAN MAVİSİ por Helena__s
Helena__s
  • WpView
    LECTURAS 365,823
  • WpVote
    Votos 18,103
  • WpPart
    Partes 42
Türk Mafya Lideri Harun Cihan Aktan ile, Türkiye Cumhuriyeti Savcısı Firuze Aldinç... Bir aile meselesi ile yolları kesişen bu iki insanın hikayesi, CİHAN MAVİSİ. *Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla hiçbir alakası yoktur.
İNFERNO por KathyCalanthe
KathyCalanthe
  • WpView
    LECTURAS 4,064,251
  • WpVote
    Votos 209,366
  • WpPart
    Partes 40
Demir Karadağ, Hades lakabıyla anılan yalnızlığını ceza olarak gören ve kendini lanetli olduğuna inandıran zevke saplantılı bir adamdır. Değer verdiği ve sevdiği tek şey ise gözbebeği olan İnferno'dur. Dante'nin cehenneminden yola çıkarak tasarlanmış şirket binası görümüne sahip son derece gizli bir haz kulübü olan İnferno, dokuz çemberden oluşmaktadır ve her çemberin kendine has bir teması vardır. Kendine yarattığı oyun parkında günlerini geçiren Demir Karadağ'ın hayatı bir gece yarısı cehennemine adım atan kadın ile değişir. Kardeşini bulmak amacıyla İnferno'ya giden Helen Saral, ünlü bir yazar ve cinsel terapisttir. Tek dileği kardeşini bulmaktır fakat bunun için geldiği kulüpte onunla ilgili hiç beklenmedik gerçeklerle yüzleşir. Kirli sırların ve tehlikenin içine düşen Helen ile Demir hayatlarını sonsuza dek değiştirecek olan bir hikayenin kapağını aralarlar. 🔗 "Cehennemin dibine inip ruhunu arındırmadan cennete ulaşamazsın." Kitap yetişkin içeriklidir. Kapak Tasarım: @Wbrunette
KIZIL GERDAN (Kitap Oldu) por Piyamor
Piyamor
  • WpView
    LECTURAS 684,125
  • WpVote
    Votos 50,802
  • WpPart
    Partes 39
Balca Zorlu, çocuk yaşta tanık olduğu bir kaybın izlerini hiçbir zaman silemedi. Adli tıp uzmanı olarak, hayatını ölülerin ardında bıraktığı sessiz sırları çözmeye adadı. Ancak tıp fakültesine başladığı dönemde Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatından gelen gizli bir teklif, onu karanlıkta görev yapan bir gölgeye dönüştürdü. Yedi yıl boyunca yalnızca yazışarak iletişim kurduğu, kimliğini bilmediği bir istihbarat uzmanıyla birlikte çalıştı. Seslerini duymaları, yüzlerini görmeleri, gerçek isimlerini öğrenmeleri yasaktı. Sadece görev notları, şifreli cümleler ve zamanla kelimelerin arasına sızan yasak bir yakınlık vardı. Balca, dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayat yaşıyor gibiydi. Ta ki bir yaz tatilinde, ailesinin yanına dönene dek. Abisinin denizci arkadaşıyla tanıştığında, geçmiş yedi yılın gölgesi aniden karşısına dikildi. Onu tanımıyor olmasına rağmen Ali Cihan Gencer'de her şey olması gerekenden fazla gibiydi. Gerçekle kurgu arasındaki çizgi silinirken, Balca hem görevini hem de kalbini sorgulamak zorunda kalacaktı. Çünkü bazen bir yabancı, en derine dokunan kişi olabilir. Ve en büyük sırlar, en tanıdık yüzlerin ardına gizlenir.
KASRA por sinsariaa
sinsariaa
  • WpView
    LECTURAS 21,714
  • WpVote
    Votos 1,318
  • WpPart
    Partes 29
"Sessizlik, bazen en gürültülü çığlıktır." Talya Ahenk Kutseli, kelimelerin ardında yaşayan bir kadındı. Sürgün edilmiş bir geçmişin, diplomatik bir sessizliğin ve adı konmamış bir boşluğun çocuğu... Boris Artem Krylov ise buzdan örülmüş bir hayaletti- kayıplarını toprağa gömmemiş, intikamını zamana yatırmış bir adam. Talya bir çeviri için Rusya'ya gittiğinde, aslında kendi hikâyesinin en karanlık cümlesine adım attığını bilmiyordu. Her kelime bir ipucu, her satır bir tehditti. Ve her bakışta, Boris'in soğuk duvarlarına bir çatlak daha düşüyordu. İkisinden biri geçmişiyle yüzleşecek, diğeri kendi karanlığında ya tamamen dağılacak ya da ilk kez insanlaşacaktı. Çünkü bazı sırlar sessizliğe gömülmez, bazı aşklar ise ölümle yazılır.
SARKAÇ(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 17,031,421
  • WpVote
    Votos 628,994
  • WpPart
    Partes 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
Bir Gönül Davası (KİTAP OLDU) por umrantan
umrantan
  • WpView
    LECTURAS 1,673,766
  • WpVote
    Votos 109,405
  • WpPart
    Partes 30
Yetişkin okurlar içindir! "Beni ilk gördüğünde ne düşündün?" Başını yana eğerken işaret parmağıyla dudağının altındaki çizgiyi kaşıdı. "Buraya ne kadar aykırı durduğunu." Kadir ağır hareketlerle ayağa kalkınca tam önümde durdu. Masada oturmama rağmen benden çok büyük duruyordu. Yüzüne bakmak için başımı geriye atmak zorunda kalmıştım. Bana doğru eğildiğinde aramızdaki tansiyon o kadar hızla yükseldi ki... Mesafeyi iyice azaltırken boğuk çıkan kalın sesiyle konuşmaya devam etti. "Aykırı ve güzel..." dedi yavaşça."Çok güzel." Kuruyan dudaklarım aralandığında bana doğru bir adım daha attı ve aralana bacaklarımın arasında durdu. "Zararlı olan her şey gibi..." Dilimi alt dudağımda gezdirdim. "Sana zarar vermek istemem." Biraz daha yaklaştığında dolgun dudakları dudağıma dokunuyordu. Kalbim göğüs kafesime şiddetli darbeler indirirken kısık sesiyle cevap verdi. "Ama ben isterim." • Gitmek mi zor kalmak mı? Kalana zorsa gidene ölümdü.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 10,097,022
  • WpVote
    Votos 565,283
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.