gsthvs
Vural Alp Ekinci & Ahsa Aydın
Vural, Ahsa'ya doğru bir adım attı. "Bu kadar yakınıma gelirsen, kontrolümü kaybedebilirim," dedi, sesi neredeyse bir fısıltıydı ama içinde patlamaya hazır bir öfke taşıyordu.
Ahsa gülümsedi, alayla değil, meydan okuyarak. "Senin kontrolün benim ilgimi çekmiyor zaten. Kaybettiğinde ne yapacaksın, onu merak ediyorum. Sadece merak."
Aralarında sadece nefesleri kaldı. Göz göze geldiklerinde bir şey kırıldı; biri geri çekilmeyecek, diğeri pes etmeyecekti.
"Ne o? Beni mi öpüceksin?" dedi Ahsa, dudaklarının kıyısında gizli bir tehdit.
Vural eğildi, gözlerini onunkilerden ayırmadan.
"Seni öpmek, savaş başlatmak olur."
Ahsa fısıldadı:
"O zaman hedef belliyse, silahını çek Vural. Ben zaten nişan aldım."
******
"Bazen savaşı kazanmak için düşmanla aynı yatağa girmek gerekir."
Bir ajan.
Bir mafya adayı.
Ve ikisinin de peşinde olduğu tek bir hedef.
Ama bu hikâyede silahlar değil, zihinler savaşıyor.
Ahsa geçmişinin hayaletleriyle, Vural ise kendi kurallarıyla baş etmeye çalışırken; birbirlerine karşı koymak, en büyük görevleri olacak.
İhanet, zeka, intikam ve beklenmedik bir çekim...
"Şefin Oyunları", kazananın tek olduğu bir sahnenin perdesini aralıyor.