siren_yazar
Dikkat, hikâyede yoğun yetişkin içerik var!
Benim tarafa bir adım daha attı. Artık nefesini hissedebiliyordum. Aramızdaki mesafe tamamen sıfıra inmişti. Gözlerimin içine bakıp "Kaçalım" dedi.
Bir dakika... Ne? Anlayamadım. O biraz önce bana 'Kaçalım mı' dedi?
"Senin kafan mı güzel, ne kaçması? Sen istihbarat ajanısın, ben ise mafya. Nereye kaçacağız?" diye burnumdan soludum. Herhalde şaka yapıyordu. Beni zaten ele almışlardı. Bu adam bana gelip ne kaçmasından bahsediyordu?
"Artık hiçbir şey umurumda değil. Gideriz buralardan. Sadece sen ve ben. Biz ikimiz. Dediğin gibi kendimiz için başka bir evren kuracağız. Orada çok mutlu olacağız" diyerek bana anlatmaya çalıştı.
"Aras, bu işin oluru yok" demiştim ki dudağıma kapanan dudakları beni hemen susturdu. Yavaşça alt dudağımı emip biraz çekildi. Ama hâlâ nemlenen dudağımın üstünde onun nefesini hissedebiliyordum.
"Hemen cevap verme, iyice düşün" dedi bana umut dolu gözlerle bakarak.