💕
5 stories
Virane Kelebek [Berdel] by zehrasenn
zehrasenn
  • WpView
    Reads 539,361
  • WpVote
    Votes 30,308
  • WpPart
    Parts 29
Yazgıya atılan düğümün hikayesi... Zinar Aşiretinin ağası Viran Zinar, Sipanların büyük torunu Afşin'i isteyecek zannederlerken asıl isteyeceği kişi, kuzeni Nalin Sipan'dır. Fakat Nalin bu evliliği onaylamaz ama kader ağlarını çoktan örmüştür.
MORTEM by adelamarenn
adelamarenn
  • WpView
    Reads 386,038
  • WpVote
    Votes 17,941
  • WpPart
    Parts 24
Başparmağı avucumdaki ince yaraların üzerinde dolaştı. Tırnaklarımla kendime açtığım izlerin üzerinden geçti. Soluğum kesildi. Yaralar yanmadı, ama içimde bir şeyler alev aldı. "Bırak." dedim, sesimden nefret akıyordu. Bırakmadı.
MIH by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,489,007
  • WpVote
    Votes 387,455
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın kıyafetini hiç merak ettiniz mi? Peki ya bedenini? İntikam,nefretle kararmış lacivert gözlerdi. İntikam,bir kafesin ardına gizlenmiş saldırmayı bekleyen bir bedendi. İntikam, ruhunu kasıp kavuran ateşten, uçsuz bucaksız bir buz kütlesiydi. İntikam, karanlığa ait dünyada Siraç Vuslat demekti. Yer altı dünyasının Azrail'i olarak adlandırılmış bir genç adam . Bir kulübe,bir masumun intikamı. Bir kurul, suçsuz insanların günahkar kuklacıları. Ve karanlığın intikamına boyanmış kör kuyularına düşen, küçük narin bir ışık; Elif! O bir anahtar. Kalbine hiç nefret uğramamış bir umut. İntikamın ilk aydınlığı; Günışığı! Onun bir görevi var. Seveceği adamın tek hedefi olan intikam onu yok etmeden, kalbini açtığı bu adamın cehennemden uzaklaşmasını sağlamak. Cehennem, bir ışık için kör karanlığı affedecek miydi? Yoksa bir türlü Azrail'i azad etmeyen intikam, onu anahtarsız kapılar ardında saklamaya devam mı edecekti? Oysa Allah'ın ol demesiyle bütün kapılar açılırdı! İntikamın ölümü, Günışığının baharını getirecekti...
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 889,569
  • WpVote
    Votes 32,607
  • WpPart
    Parts 45
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)