Güncel okuduklarım
7 stories
Karanlıkta sevdim seni  by birikur
birikur
  • WpView
    Reads 194
  • WpVote
    Votes 137
  • WpPart
    Parts 46
yetimhanede büyümüş zor şartlar altında okumuş olan Lizge işletme okumuştur. Yeraltının güçlü isimlerinden birisi olan Altay Demirkanın şirketinde çalışmaya başlar. ancak müdür tarafından iftiraya uğraması ile işler değişir.
8 MART ANADOLU LİSESİ by Mavillale
Mavillale
  • WpView
    Reads 179
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 4
Herkesin o gıpta ettiği, yaşayanların; hayatının belki de en iyi kısmı olarak anlattığı o liseyi yazmak istedim size. 8 Mart Anadolu Lisesi, -gerçekte böyle bir lise yok sanırım varsa da ben bilmiyorum- sizlere bu duyguları hatırlatmak için kurgulandı. Umarım beğenirsiniz. Umarım; o sırtınızı yaslayıp "Kanka keşke kardeş olsaydık." dediğiniz, bir haltlar yiyip müdürden korktuğunuz, okul gezileri için verilen izin kağıtlarını veliye imzalatmayı unutup öğretmen kâğıtları toplarken son anda imzaladığınız, nöbetçi olunca sıkıntıdan patladığınız ve "Enayiler şimdi matematik dersinde." diye düşündüğünüz, birlikte piknikler yaptığınız, arkadaşlarınızı ezip ezdirmediğiniz, birlikte doğum günü kutladığınız, yan sınıfı öğretmenlerinize kötülediğiniz, en iyi sınıf öğretmenine sahip olduğunuzu söylediğiniz o anıları hissettiririm size. Nostalji ve özlemden kalbinize dokunursam ve doldurursam o gözlerinizi, ne mutlu bana.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,061,980
  • WpVote
    Votes 593,324
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 21,544,496
  • WpVote
    Votes 809,819
  • WpPart
    Parts 45
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 3,679,271
  • WpVote
    Votes 197,168
  • WpPart
    Parts 19
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,704,498
  • WpVote
    Votes 301,698
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.