Yeni
46 cerita
Beşik Kertmesi oleh hazangecesii
hazangecesii
  • WpView
    Membaca 1,142,130
  • WpVote
    Vote 44,369
  • WpPart
    Bab 30
Soğuk parmaklarının arasında duran yüzüm yanarken ellerimle ceketinin ucunu kavramıştım. Dışarıdan biri görse birkaç dakika önce bağıra bağıra kavga ettiğimize inanmazdı. "Özür dilerim, yaptıklarım ve yapacaklarım için." Dudaklarımın üzerine konan dudakları ile yutkundum. Sıcak bir his bedenimi saraken aralanan dudaklarıma sokulan diliyle boğazımdan garip bir ses yükseldi. Sadece minik bir dokunuş içimi yakmaya yetmişti. Nefesimin yetmediği vakit geri çekildi. Kafasını uzaklaştırmazken yüzümün her noktasına minik minik öpmeye başladı. Tekrar dudaklarımın üstene yaklaşan dudakları ile bunun son olmayacağının, olamayacağının farkındaydım. •Kurgu eski dönem olduğu düşünelerek yazılmıştır ancak yazım dilinde hiçbir etkisi yoktur.
Serotonin:Şurimşine'm oleh sensev_diye
sensev_diye
  • WpView
    Membaca 623
  • WpVote
    Vote 45
  • WpPart
    Bab 4
Yüzbaşı ve profesör doktor. Albay ve biricik eşi. 💙 KİTAPTA MANTIK HATASI, VAR OLAMAYACAK UNSURLAR, KÜFÜR VS BULUNABİLİR. TAKILACAKSANIZ OKUMAYIN LÜTFEN!!! ... İyi okumalar canlarım, umarım zevk alarak okursunuz. Serotonin'i okumadan başlamanızı önermem ama zorunlu değil, anlarsınız zaten kitabı okudukça. <3 ... Kitabın ilk bölümleri sizi sıkabilir, devam etmenizi öneririm. İlk kitap gibi çerezlik, eğlenceli olacak.
༻AĞIR YARALI KARADENİZ༺ oleh dilekkoc6789
dilekkoc6789
  • WpView
    Membaca 59,870
  • WpVote
    Vote 3,118
  • WpPart
    Bab 22
"Oğlum nereye, yoksa yine mi bizi bırakup gidisun?" Kaya evden çıkmadan önce telaşlı anasına dönerek, "Yok ana, bu sefer karımı almaya gidiyorum. " dedi. Pat diye söylediklerine karşı Asiye Hanım'ın eli dudaklarına giderken, "Uyy! " diye bir nida kaçtı. Kaya'nın dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi. "Bu sefer gidiyorum, ama tek dönmiyeceğim." "Karım, Ahu'yu almadan dönmeyeceğim memlekete. " 🥀 ! Wattpad'te AĞIR YARALI KARADENİZ adlı ilk eserdir!!! ! TAKLİT EDİLDİĞİ SÜRECE YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR! BAŞLAMA TARİHİ - 28.10.2024
11 GÜN oleh melinammel
melinammel
  • WpView
    Membaca 9,218
  • WpVote
    Vote 573
  • WpPart
    Bab 20
Arkasını dönüp gitmek üzereyken kolunu tutmaya yeltendim. Zincir uzanmayınca parmaklarım tişörtü üzerinden kaydı. Arkasını dönüp solup mavi gözlerini gözlerime dikti. "Lütfen...beni yeniden o bodruma kapatma. Beni öldür ama kapatma. Tek başıma kafayı yemek üzereyim orada. Duvarlar üzerime üzerime geliyor. Beyaz duvarlara bakmaktan hayaller görmeye başladım." Maskesinin ardındaki gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Göz yaşlarımı tutamadım. Dizlerimin üzerine çöktüm. "Lütfen...ne istersen yaparım. Yalvarırım." Titreyrek ağlamaya devam ettim. "Beni oraya kapatma. Daha fazla dayanamıyorum. Nolur...içinde biraz insanlık varsa canımı al daha iyi..." Kısa bir süre başımda bekledikten sonra arkasını dönüp kapıya ulaştı. "Giyin." İlay ve Rüya uyandıklarında biraz şehirden uzaklaşmak ve kamp yapmak için gittikleri ormandan farklı bir yerde olduklarını fark ederler. Kör karanlığa gözlerini açan kızlar bir kaç dakika sonra hayatlarını tamamen değiştirecek o kişi ile tanışırlar. Ve o dakikadan sonra kaçmak için mücadele etmeleri gerekmektedir. ❗Dikkat; bu kitap travmatik ögeler içermektedir. Eğer kan, cinayet ve benzeri konular sizi rahatsiz ediyorsa okumamanızı ya da o sahneleri atlamanızı tavsiye ederim.
ÖLÜM KUYUSU oleh verosthetic
verosthetic
  • WpView
    Membaca 6,971
  • WpVote
    Vote 383
  • WpPart
    Bab 37
"Sıranın sana hiç gelmeyeceğini sanıyorsun, değil mi küçük kurbanım?"
Haziran Rüzgarı (+18) oleh Umman35
Umman35
  • WpView
    Membaca 57,838
  • WpVote
    Vote 3,183
  • WpPart
    Bab 9
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa +18 bölümler olacaktır. * Agah ağa konağa girdiğinde yüzü gergin, kaşları çatıktı. Hızla merdivenlerden çıkarak çalışma odasına ilerlerken bir anda adımları duraksadı ve balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Fakat ilk defa seslenişi cevapsız kaldı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran'ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı iki kere çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak boş odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle gayrı ihtiyar kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Kadının kalkan elini takip etti. Elindeki köpüklü bezi göğüslerine sürterek kafasını geriye doğru yatıran kadınla içi yanmaya başladı. Dimdik duran uçları sertleşmiş göğüsleri avuçlasa avucundan taşacaktı. Hele o kalçaları... Elini atsa kıpkırmızı olacak kadar beyaz ve dolgunlardı. Yutkundu Agah bir adım geri çekildi. Zar zor kafasını çevirip gidecekti ki onu gördü. Kadının inleyerek en kuytu mahremine götürdüğü eli onun için son nokta olmuştu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
GİRAY oleh servestizm
servestizm
  • WpView
    Membaca 1,930,669
  • WpVote
    Vote 125,894
  • WpPart
    Bab 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
KÖR oleh SonsuzlukSB
SonsuzlukSB
  • WpView
    Membaca 380,397
  • WpVote
    Vote 15,842
  • WpPart
    Bab 52
Eylül kör ve hafızasını kaybetmiş bir şekilde bir odada uyanır. Bir adam kendisinden intikam almak istiyordur fakat o ne yaptığını hatırlamıyordur. ** "Seni gözlerimle değil küçücük yüreğimdeki büyük fırtınalarla sevdim "
Tutkunun Frekansı | +18 oleh bendeliyimamk
bendeliyimamk
  • WpView
    Membaca 125,075
  • WpVote
    Vote 1,634
  • WpPart
    Bab 8
Kurgu +18 içerikler, küfür, cinsellik, argo içerir. Arkadaşımın babası/ doktor kurgusudur. Ciddi bir yaş farkı vardır rahatsız olanlar okumasın lütfen. . . . Her şey frekanstan ibarettir; tutku ise kalbin en yüksek titreşimidir. "Seni ilk kez 5 yıl önce gördüğümde benim olacağını anlamıştım. İster saplantı de ister takıntı de biliyordum çünkü bu beden, bu ruh sadece benim için yaratılmış olabilirdi." Yutkundu ve kendinden emin parlayan gözleriyle beni süzerek devam etti. "Sesin, kokun, gözlerin, kalbin her şeyin benim içindi. Sen bana aittin lalin." Sesindeki sertliği ve rus aksanını belli ederek konuşmuştu. "Seni yıllarca takip etmem ve benim profesör olarak çalıştığım hastaneye gönderilmen evet tesadüf değildi ama başka çarem yoktu, sen benim olmalıydın."