Okudum
40 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,349,294
  • WpVote
    Votes 243,027
  • WpPart
    Parts 43
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Kar Küresi (İki Kitap) by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 10,070,292
  • WpVote
    Votes 530,129
  • WpPart
    Parts 42
Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Bizi tutup salladılar, ne olduğunu anlamadık, alt üst olduk...
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 1,002,178
  • WpVote
    Votes 69,683
  • WpPart
    Parts 9
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
TUTKUNUN TANRISI by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,714,657
  • WpVote
    Votes 131,194
  • WpPart
    Parts 81
KİTAP OLDU. "Yani sen bir tanrısın?" diye sordum alayla. Adamın kızıla çalan gözlerinden bir karaltı geçerken, "Gülmeye devam et küçük kız." diye fısıldadı. Aramızda bıraktığı mesafeyi iyice azalttığında nefes almam gittikçe güçleşiyordu. "Eline düşebileceğin en tehlikeli tanrının eline düştün." Tek kaşımı havaya kaldırıp çenemi havaya diktim. Ona meydan okuyabilirdim. Sonuçta şizofren olup aklımı kaçırmıştım. Karşımdaki muhteşem beden kaçık zihnimin uydurmalarından biriydi. Bir tanrı olamazdı. En fazla bir büyücü falandı. "Ya..." diye mırıldandım. "Kimin elinde olduğumu öğrenebilir miyim artık?" Adam beni ürpertecek bir şekilde gülerken bembeyaz, güzelce sıralanmış iri dişleri gözüktü. "Uslu kız," diye mırladı. "Kibar olmayı öğrenmişsin." Kafasını bana iyice yaklaştırdı. Gözlerinin içindeki kanla yıkanmış kızıl nehir fokurdadı. "Heves, ihtiras, tutku..." Dilini sivri köpek dişlerinin üzerinde dolaştırırken gözleri kısıldı. "Şehvetin tanrısı." ❝Alev alev yanmak normalde bizi öldürür. Bu kadar tutkuyla birlikte kazanan biziz.❞ • Tür: Genç Yetişkin- Fantastik • Kitapta geçen mitoloji kitaba özel oluşturulmuştur. Ayrıntılı tanıtım için Tanıtım bölümüne bakabilirsiniz! Başlangıç: 05.09.2018 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
DELİNİN EN KOYU TONU+18 by DarkAngelain
DarkAngelain
  • WpView
    Reads 3,104
  • WpVote
    Votes 1,521
  • WpPart
    Parts 7
Adamın yüzü boynunda gezinirken nefesi sıcak, dokunuşları soğuktu. Kalbi öyle hızlı atıyordu ki, sanki göğsünden çıkaracaklardı. Omzundan beline süzülen yabancı el, bedeninde istemsiz bir titreme bıraktı. Parmakları bel oyuntusuna indi. Bu kez daha sertti. Kadının gözleri sulandı; ipler biraz daha gerilerek elini acıttı. Adam aynı sözleri, aynı soğuk vurguyla kulağına tekrar söyledi: "Твои крылья пахнут смертью, мой ангел!" bağırmamıştı fakat sözlerin tonu karnının kasılmasına sebebiyet verdi. Sanki bir şeyi anlamasını istiyordu. Ama kadının zihni, ağır bir sisin içindeydi. Sesler bile kendisine ulaşmadan parçalanıyordu. Onu nasıl anlayabilirdi? Hayal meyal üzerindeki sıcaklığın, dokunuşların ve yabancı elllerin sanki hiç yaşanmamışcasına, birden çekildiğini hisseti. Kadın gözlerini araladığında, adam kapıya doğru gidiyordu. Tam çıkacakken, başını ona doğru çevirdi. Yüzü net değildi ama sesi, bozuk bir plak gibi zihnine çarptı: "Твои крылья пахнут смертью, мой ангел."Aynı sözler... Anlamasını istercesine, tane tane. Kadının göz kapakları ağırlaşarak açık tutmayı imkansız hale getirdi. Kanındaki madde adamın görüntüsünü tamamen silikleştirirken, zihni karanlığa sığınmak istercesine, gözünün önüne siyah noktalar uğratarak onu karanlığa davet etti. Sonra, kapı sertçe kapandı. Ses, bodrumun duvarlarında yankılanıp kadının kulaklarına saplandı. Kuru dudaklarından bir inilti bile dökülemeden, başı öne doğru düştü. Işıklar söndü. Bodrum tamamen karardı. Adam gerisine bakmadan oradan uzaklaştı. " Aklını kaybetmek kolay olandı; zor olan o karanlıkta kalıp hala sevebilmeyi bilmekti." Tür: Piskolojik Dram / Gerilim.
OYUNBAZ 7 TUTSAK 1 ÖLÜ by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 5,976,703
  • WpVote
    Votes 446,989
  • WpPart
    Parts 96
KİTAP OLDU. Tüm seri bu çalışma içinde yer almaktadır. 1. Kitap: Oyunbaz | 2. Kitap: Düzenbaz | 3. Kitap: Cambaz adıyla kitapları kitap satan her yerde bulabilirsiniz! 1 KIZ, 6 ERKEK, ÖLÜMCÜL BİR EV. Afra'nın diğer tutsaklardan dört farkı vardı: Birincisi, bir kız olmasıydı. İkincisi, tutsak alınan son kişi olmasıydı. Üçüncüsü, Ölüm'ün gözdesi ve favori oyuncağı olmasıydı. Dördüncüsü ise... Ölüm'ün telefon ve görevler verdiği tek kişi olmasıydı. Kameralar yerine, onları her an öldürebilecek silahların asıldığı bir ev. İçinde neden orada olduğunu bilmeyen altı erkek ve bir kız. Kendine 'Ölüm' diyen ve tutsaklarıyla haylaz bir çocuk gibi oynayan bir 'oyunbaz'. Gelecek ve şimdiki zaman arasında dokunmuş, sınırları zorlayan, sizi Ölüm'ün oyununu çözmeye davet eden bir ev burası. Ah, uyarmam gerekiyor. Oyunbaz'a yetişmek ve 'Bir Ölü' olmak istemiyorsanız... Sizin de tıpkı Ölüm gibi oyunbaz olmanız gerekli. Ölüm sizi bulmacayı andıran gizemli bir oyuna davet ediyor! Hazır mısın? ● յՅ ɴᴜᴍᴀʀᴀʟı ᴇᴠᴇ ᴋᴀᴛıʟᴍᴀʏı ᴋᴀʙᴜʟ ᴇᴅɪʏᴏʀᴜᴍ. ● ⚠️🔞 Bu kitap ağır, travma tetikleyici olaylar içeriyor olup psikolojisi hassas olanlara uygun değildir. Kurgu Oluşturulma Tarihi: 14.07.2019 İlk Yazılma Tarihi: 15.05.2020 Birinci Kitap Bitiş Tarihi: 20.08.2021 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
Sesini Duyur by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 1,543,157
  • WpVote
    Votes 19,366
  • WpPart
    Parts 3
Ephesus Yayınları aracılığıyla raflarda! Ben Bora Ateş... Ateş grubunun lideri... Sizi müzik grubumun hikâyesine davet ediyorum. Fakat dikkatli olun, buralar fazla sıcak... *Tüm hakları bende saklıdır!
Oğuz ATAY Tutunamayanlar... by Berrireelif
Berrireelif
  • WpView
    Reads 18,327
  • WpVote
    Votes 593
  • WpPart
    Parts 45
Oğuz Atay ve Olric arasındaki bütün konuşmalar...
SERPENÇE (Dark Romance) by beyzbooks
beyzbooks
  • WpView
    Reads 22,049
  • WpVote
    Votes 1,275
  • WpPart
    Parts 23
"Şehrin sahibiydi. Aren Sergei Markov." Şehirlerin açık arttırmayla satıldığı sistemde Moskova'yı 18 Katrilyona satın alan liderin hikayesi... Lina Aslan, Tuna ile ilişkisinde giderek daha kötü sorunlarla karşılaşır. Sevgilisi Tuna, uyuşturucunun kontrolsüz bataklığına saplandıkça öfkesini kaybeder. Lina, bir gün Tuna'yı uyarmak ve konuşmak için yemeğe davet eder. Yemekte Tuna yeniden kriz geçirir, öfkesine yenik düşerek Lina'ya tokat atar. Tam o anda, Yeraltı dünyasının en güçlü ve korkulan figürlerinden biri, şehrin gerçek sahibi Aren Sergei Markov içeri girer. Tuna'nın elinden Lina'yı kurtarır, gözünü kırpmadan Tuna'yı vurur. Lina, ilk kez gerçek bir güven duygusunu hissederken, bu güven kısa sürer. Lina, eski yaşamını geride bırakmak zorunda kalır; artık kendini, tehlike ve ihanetin iç içe geçtiği bir dünyanın tam ortasında bulmuştur.
Sürgün Hapishanesi by ikiguntakilipgidicem
ikiguntakilipgidicem
  • WpView
    Reads 1,620
  • WpVote
    Votes 105
  • WpPart
    Parts 17
Acile gelen, ölmek üzere olan hastayı kurtardığında hayatının alt üst olacağını bilmiyordu Aslı. O hastanın Türkiye asıllı dünya çapında aranan uyuşturucu baronu olduğunu da bilmiyordu. Bilseydi de bir şey değilmezdi gerçi o bir doktordu ve gelene dini, dili, ırkı, mesleği, iyi mi kötü mü biri olduğunu sormuyor sadece kurtarıyordu. Bu tutumundan dolayı sürgün edileceğini öğrendiğinde kısaca geçmişe döndü, yine olsa yine aynısını yapacağını da biliyordu. Türkiye'nin en azılı suçlularının bulundupu hapishaneye görevlendirmişlerdi onu. Bak kurtardığın adam bunlardan dermiş gibiydi sürgünü. Kurtardığı adam da o hapishanedeydi, onun korumasında çok da zor geçmiyordu günleri. Yaşlı adam her ne kadar içerde olsa da oradan yönetiyordu çoğu kişiyi. Kimsenin bilmediği şey ise Aslı'nın mesleğini elinden almaya çalışanların artık ölü olduğuydu, o yaşlı adam sayesinde. Günleri bir hapishanede devam edecekti uzun bir süre belki de... Hayatta ki tek mottosu "Bir gün fikrimi söyleyemezsem, fikrim ne kadar tehlikeli ya da ne kadar basit olduğu önemli değil, bir gün söylemezsem işte o günden sonra bir daha da özgür olamam."olan genç bir savcı, o hapishanede ki suçluların yarısının içer girmesine sebep olan bir savcı. Bir gün hiç karşı gelmemesi gereken birine öyle bir sert çıkıştı ki, onun yanında kim varsa bir olup savcıyı hapse yollayabildi. Zaten hapiste uzun süre yaşamasını beklemedikleri o savcı işk defa adaletin böyle kırıldığına şahit olunca zaten sustu. Şimdi tek amacı adaleti kıran tüm zayıf kişiliklerden kurtulmaktı. Bir suçlu olarak hapishanedeydi ama bilmedikler şey Savcı intikamcının tekiydi. Herkes bu işten nasibini alacaktı. Herkes!