Loralia0_0
Biz, yirmi yedi varisttik. Her birimizin ardında bir hanedanın adı, geleceğini şekillendirecek bir taç ve taşıması zor bir kader vardı. Aserias Akademisi'nde bize yalnızca savaşmayı, strateji kurmayı ya da muhafızlarımızla bağ kurmayı öğretmediler. Aynı zamanda birbirimize güvenmeyi, bir arada kalmayı da dayattılar.
Fakat güven, en kolay paramparça olan şeymiş.
Bir anda başlayan kaosla bunu öğrendim. Tanıdık yüzler arasında ihanetin soğuk nefesini hissettim. Düşmanımız dışarıdan değil, içimizden yükseliyordu. Ve biz, daha yolun başında, hayatta kalmanın aslında kimin sırtını koruyabileceğine bağlı olduğunu anlamak zorunda kaldık.
Çığlıklar, kan ve sessizlik... Hepsi birbirine karıştı. Kardeş bildiğim varislerin birer birer düşüşünü izlerken tek bir soru zihnimi kemiriyordu: Geriye kim kalacak?
Akademi, bize gücün yalnızca silahla değil; ruhunla, kararlılığınla, hatta acıya ne kadar dayanabileceğinle ölçüldüğünü gösterdi. Artık biliyorum...
Hayatta kalmak, sadece nefes almak değildir. Bazen en derin yanını feda etmektir.