Dilya_Taurus
- Reads 550
- Votes 324
- Parts 4
"Düşeceksin," dedim, sesimdeki o sahte umursamazlığı korumaya çalışarak. Ama içimden geçen tek şey, onun bu kadar kendinden emin olmasının, o gamzeli gülüşünün beni nasıl bir boşluğa sürüklediğiydi. "Geriye yürürken bir taşa takılırsın,düzgün yürüsene Asaf."
Asaf hafifçe omuz silkti, attığı adımlar o kadar dengeliydi ki sanki dünya onun etrafında dönüyordu.Ama,arkasında gözü yoksa düşebilirdi.O bunu umursamadan geriye dogru yürümeye devam ediyordu.
"Düşersem beni tutmaz mısın?"diye sordu gözlerini gözlerime dikerek.
Ben onu nasıl tutayım allah aşkına,onu tutayım derken onunla bende düşerdim.Bedeni benim iki katımdı neredeyse.Ama yinede tutardım tabikide,bakacak degildim.Ona bunu soylemeden ,yalan söylemeyı tercih etdım.
"Hayır"
"Tutmaz mısın?"diye sordu tekrar.
"Tutmam."dedim sesimdeki kararlılığı korumaya çalışarak. Ama o, gözlerini kısıp bana bakıyordu.Kafasını sağ omzuna yatırdı.
"Düşersem beni tutmazsın yani?"
"Tutmam, dedim ya!" dedim bu sefer biraz daha vurgulayarak.
Asaf tam o an,geri geri yürürken dengesini kaybedecek gibi oldu.Ellerimi refleksle,beyaz gömleginin yakasını tutarak kendi tarafıma dogru var gücümle çektim. Kalbimin o ana kadar attığı hızın, şu anki ritmi yanında hiçbir şey olduğunu fark ettim. Göğsüm hızla inip kalkarken, gözlerim irileşmiş bir şekilde ona bakıyordum.
Boyu benden uzun oldugu için üstten üstten bakıyordu.Düşmemiş olmanın getirdiği o şaşkınlıkla değil, tam tersine, sanki bu anı bekliyormuş gibi bir ifadeyle gülümsedi. Sol yanağındaki o meşhur gamzesi, tam karşımda parlıyordu.Yüzünü eğilmiş bakıyordu bana.
"Hani tutmazdın?" diye fısıldadı.