Zaaf
13 stories
Gölge Dansı by kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    Reads 92,684
  • WpVote
    Votes 4,158
  • WpPart
    Parts 23
Kuzey ve Güney Kore ufak bir sınır ihlali suçundan ötürü savaş hazırlıklarına başlarlar. 2026 yılında iki ülke arasında yaşanan gerilimi savaş olmadan çözmek isteyen diğer ülke başkanları özel bir karargahta toplanır. Fakat bilmedikleri tek şey Sovyet Rusya'nın geri döndüğüdür. Bir roket. Üstünde tek bir cümle. "Sovyetler iyi günler diler." Tüm ülkelerde duyulan bu anons ve katliam. Ülkeler arası anlaşmazlığı gidermeye çalışan insanlarım ölümü... Gerisi ise sadece kaos... Yıkım... Üçüncü Dünya Savaşı.... 2035 yılına kadar eden savaş iki dünya devinin ateşkes emriyle sonlandı. Fakat verilen zararın haddi hesabı yoktu. Tam bu anda ise tüm dünyada siyasal bir çöküklük yaşandı ,tam on yıllık yeni bir savaş... Yeni devletler ve yeni monarşiler. Tüm sınırlar değişmiş, adına muhafız denilen insanlar kafalarına göre sokakta insan deşer olmuşlardı. Artık monarşi vardı, payitaht vardı, korku vardı... Ya biri gelirse ve on yıllık savaşı tekrar başlatırsa? Herşey daha mı kötü olur yoksa direniş dünyayı canlandırır mı? Distopik ama bir o kadar romantik Gölge Dansı'na hoşgeldiniz.
YAN KARAKTER | Texting by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 2,291,230
  • WpVote
    Votes 203,493
  • WpPart
    Parts 60
Ulaş: Hani sen bana ilk mesajında demiştin ya Ulaş: Dizi, film ve kitaplarda herkesin sevdiği yan karakterler gibisin diye Ulaş: O zamanlar bu benim için bir iltifattı Ulaş: Ama şimdi değil Ulaş: Kendime neyi yediremediğimi sormuştun Ulaş: İşte bunu yediremiyorum Ulaş: Ben senin hayatında da bir yan karakter olduğum gerçeğini kendime yediremiyorum
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,451,924
  • WpVote
    Votes 2,254,164
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,577,997
  • WpVote
    Votes 155,838
  • WpPart
    Parts 35
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,259,157
  • WpVote
    Votes 724,630
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,435,108
  • WpVote
    Votes 696,258
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 20,603,170
  • WpVote
    Votes 1,305,957
  • WpPart
    Parts 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
Yıldızlar Şahidim Olsun  by elakaramela
elakaramela
  • WpView
    Reads 95,270
  • WpVote
    Votes 4,579
  • WpPart
    Parts 17
"Ne dediğinin farkında mısın sen?" dedi tüyler ürperten sesiyle. "Ne demek seviyorum?" Beklenmedik tepkisi cesaretimi zedelerken şaşkınlığına vererek direncimi yitirmeden sözlerimi yineledim. "Duydun işte" dedim güç bela yutkunurken. "Seni seviyo-" "Kes saçmalamayı" diye gür sesiyle bağırmasıyla yerimde sıçrayıp dudaklarımı birbirine bastırarak bir adım geri gittim. Alt dudağım ağlayacağımın sinyalini verircesine titrerken bedenime inat güçlü duruşumdan taviz vermedim. "Benim için kolay mı sanıyorsun?" dedim benden bağımsız titreyen sesimle. "Bana asla o gözle bakmayacağını bilmeme rağmen her yeni güne bugün beni fark edeceksin umuduna tutunarak uyandım ben." "Yıllarca kardeşim dedim ben sana. Şimdi karşılık mı bekliyorsun?" Sesi öyle ürkütücü çıkıyordu ki bağırsa bu kadar etki etmezdi. Başını iki yana salladı. "Asla karşılık alamayacaksın duydun mu beni? İçinde yaşa bitir bunu." Kalbime kor ateşler düşerken görüş açım puslandı. "Üç günlük heves değil benim duygularım" dedim hayretle. "Nasıl bitirmemi beklersin? "Bana ne lan duygularından, bana mı sordun aşık olurken?" Onu ilk defa bu denli sinirden çıldırdığını görmek ruhuma ızdırap dolu acılar yüklüyordu. "Aşık olacağım kişiyi seçseydim sence seni mı seçerdim?" Sözlerimi umursamadan "bu konuşma aramızda hiç geçmedi Aysima" dedi her bir kelimeye zihnime kodlarcasına vurgu yaparak. "Anladın mı beni? Ne sen bunları söyledin ne ben duydum." Kalbim acıyla sıkışırken hemen öylece kestirip atmasına izin veremezdim. "Ama Alparslan ye-" "Alparslan deme lan bana!" Yeri göğü inleten sesiyle kirpiklerimde asılı kalan yaşlar yanaklarıma süzüldü. Kalbimi daha ne kadar ufalayabilir diye düşünürken öldürücü darbeyi en sona saklamıştı. "İki cihan bir araya gelse yine olmam seninle."
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,535,303
  • WpVote
    Votes 892,470
  • WpPart
    Parts 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,797,758
  • WpVote
    Votes 3,116,832
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤