mldnlqltsea
Gece...
Adını karanlıktan seçen, hayatta kalmayı kendi elleriyle öğrenmiş bir kadın.
Baba sevgisinden yoksun büyüdü; ailesi onu hiç görmedi, duymadı, önemsemedi.
Ama Gece vazgeçmedi. Yaralarını sakladı, gururunu korudu, gölgelerin içinde kendine bir dünya kurdu. Dövüştü, çalıştı, savaştı... ve kimseye muhtaç olmadı.
Gecenin görünmeyen bir yanı vardı:
O bir katildi.
Ama sıradan değil.
Hayat tarafından susturulan kadınların, yok sayılanların, ezilenlerin sessiz intikamını taşıyan bir gölge.
Bir gün babasının ölüm haberi geldiğinde, hikâye yeniden yazılmaya başladı.
Çünkü Gece bir şeyi çok iyi biliyordu:
Babası ölmemişti.
Öldürülmüştü.
Gerçeklerin izleri onu karanlığın daha derin bir noktasına götürdü.
Orada bir adam vardı: Atlas Attila Alp.
Atlas...
Kendini sıradan bir adam gibi gösteren ama aslında karanlığın en tepesinde duran biri.
Soğukkanlı, tehlikeli, sarsılmaz bir lider.
Ve Gece'nin hiç bilmediği bir gerçeğin sahibi.
Gece ile Atlas'ın yolları kesiştiğinde, kader sessizce bir düğüm attı.
İkisi de karanlığa doğmuştu, ama farklı şekillerde.
Biri karanlıkla savaşmayı öğrenmişti,
diğeri karanlığın kendisiydi.
Gerçekler açığa çıktıkça; ihanet, kan ve geçmiş birbirine karışacak.
Gece, babasının ölümünün ardındaki sırra yaklaşırken en acı gerçekle yüzleşecek:
Aradığı katil... belki de en çok güvendiği adama daha yakın.
Ama Gece bir Orenda.
Yıkılan, kırılan, gömülen ama her defasında küllerinden yeniden doğan kadın.
Ve bu kez dönüşü
kanla, kararla, karanlıkla olacak.
Bu sadece bir aşk hikâyesi değil.
Bu bir savaş, bir intikam, bir yeniden doğuş hikâyesi.
Ve karanlığın iki sahibinin çarpışması.