ulvyris0
- Reads 3,550
- Votes 406
- Parts 13
"GEÇMİŞİNİ BIRAKABİLİR AMA GEÇMİŞİ ONUN ARDINDAN GELECEK"
Azad Zinar, yıllar önce Mardin'in tozlu sokaklarını ve törenin nefes aldırmayan kurallarını arkasında bırakıp İstanbul'a sığınmış bir adamdır. Kendi tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu imparatorluk, bugün Türkiye'nin dört bir yanına yayılan şirketler zinciriyle ona büyük bir güç ve özgürlük kazandırmıştır. O artık Mezopotamya'nın bir aşiret varisi değil, modern iş dünyasının parmakla gösterilen, sert ve kararlı iş adamıdır. Geçmişin gölgesinden kaçtığını sanırken, hayatın ona en büyük oyununu oynaması uzun sürmez.
Kız kardeşinin bir başka aşiretin oğluyla kaçtığı haberi, Azad'ın İstanbul'daki lüks hayatına bir yıldırım gibi düşer. Töresi, kanı ve aşireti onu geri çağırır. Mardin'e döndüğünde, namlunun ucunda sadece bir hayat değil, sarsılan bir onur ve durdurulması gereken bir kan davası vardır. Silahların susması, toprağın kanla sulanmaması için tek bir yol kalmıştır: Berdel.
Rojîn, hayatı boyunca o topraklardan kaçmanın hayaliyle yaşamış, gecesini gündüzüne katarak tıp fakültesini kazanmış genç bir kızdır. Beyaz önlüğünü giyip insanlara şifa dağıtacağı günün hayaliyle yaşarken, bir sabah kendini o meşhur berdel masasında bulur. Kardeşinin hatasının bedeli, Rojîn'in hayallerinden vazgeçmesi ve hiç tanımadığı, kalbi buz tutmuş bir adama gelin olmasıdır.
İstanbul'un gökdelenlerinden Mardin'in taş konaklarına dönen Azad ile hayalleri elinden alınan müstakbel doktor Rojîn... Bir yanda törenin yıkılmaz duvarları, diğer yanda yarım kalmış bir gençlik. Azad, bu evliliği sadece bir borç olarak görürken; Rojîn, o konakta kendi sesini ve özgürlüğünü arayacaktır.
Bu sadece bir evliliğin değil; pişmanlığın, küllerinden doğan bir aşkın ve bir kadının onur mücadelesinin hikayesidir.