♤♡
12 stories
ZÜMRA by thezelalo
thezelalo
  • WpView
    Reads 1,117,469
  • WpVote
    Votes 49,936
  • WpPart
    Parts 43
İntikam ateşiyle yanan bir adam... Umuduna sarılan güçlü bir kadın... Zümra Korhan, babasının yaptıklarının bedelini ödeyecek olan masum bir kadın. Demir Arslan, ailesinin intikamını alacak olan gözü kara bir adam. "Benden ne istiyorsun?" "Ölmeni... Ölmeni istiyorum. Seni... Kendi... Ellerimle... Öldürmek istiyorum." "Sen, Zümra Korhan, babanın yaptıklarının bedelini ödeyeceksin. Ne eksik, ne fazla... Anneme yaşattıklarının aynısını sana yaşatmazsam bana da Demir Arslan demesinler." "Ölmeyeceğim Demir Arslan... Yemin ediyorum, ölmeyeceğim, o zehir beni öldürmeyecek." "Öl istiyorum Zümra. Sen de o küçük ailen de, hepiniz ölün istiyorum." İki nefret dolu kalp bütünleşirse ortaya nasıl bir son çıkar? Başlangıç: 27.10.2021 Bitiş: 26.11.2022
AŞKA DÜŞÜŞ (KİTAP OLDU) by MehtapFirat
MehtapFirat
  • WpView
    Reads 2,918,192
  • WpVote
    Votes 44,738
  • WpPart
    Parts 14
Wattys 2019 Kazananı (Yeni Yetişkin) 🏆 [...] Bir kitapta okumuştum. Şöyle yazıyordu: "Boğazı dantel gibi süsleyen Kız Kulesi, her şeye tepeden bakan kibirli Galata'ya âşık oluyordu." Benim kalbim ise yıllar öncesinde aşka düşmüştü, o kibirli perdenin altında yatan masum Galata'nın ruhuna. Sadece onun haberi yoktu. Yayınlanmaya başladığı tarih: 1 Haziran 2018.
KIZIL MÜCEVHER by _gamzecelik
_gamzecelik
  • WpView
    Reads 764
  • WpVote
    Votes 106
  • WpPart
    Parts 5
İhanet, bazen bir kurşundan daha geç öldürür ve geride bıraktığı sessizlik, en gürültülü hesaplaşmalardan bile daha derine işler. Nilüfer Ervah, hayatı boyunca kaçtığı soyadının ağırlığını kalbinin en karanlık yerinde taşımak zorunda kaldığında, babasının ölümü bir son olmaktan çıkar ve yıllardır saklanan gerçeklerin kapısını aralayan ilk darbeye dönüşür. Yeraltının en eski düzeni, Oktagon, tek bir hatayı affetmez. Ve Nilüfer, o hatanın ta kendisidir. Bir zamanlar kurtulmak için sırtını döndüğü dünya şimdi onu geri çağırırken bu dönüş bir kabulleniş değil, gecikmiş bir hesaplaşmanın başlangıcıdır. Çünkü bazı ölümler toprağın altında kalmaz, bazı isimler unutulmaz ve bazı gerçekler insanı ya av yapar ya da avcıya dönüştürür. Yıldırım Asveran'ın gölgesi her adımda daha da büyürken Nilüfer tek bir gerçeği öğrenmek zorunda kalır: Bu dünyada adalet bir hak değildir. Bedeli ödenmeden var olmaz ve o bedel çoğu zaman masumiyetle ödenir.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 15,644,745
  • WpVote
    Votes 996,760
  • WpPart
    Parts 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
BALLICA MAHALLESİ by sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    Reads 2,360,213
  • WpVote
    Votes 123,223
  • WpPart
    Parts 53
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
Günah Kuzgunu by nurauthor
nurauthor
  • WpView
    Reads 146,834
  • WpVote
    Votes 10,484
  • WpPart
    Parts 50
"Uyuyamadım," dedi. Onu uyandıran kişi olmadığım için rahatlarken iki avucumu kupaya sardım. Nemli saç tellerime değen ayaz tenimdeki soğuğu derinleştirdiğinde derin bir nefes aldım. Azer'in fısıltısıyla o nefes boğazıma takıldı. "Sen sekiz yıl nasıl uyudun?" Benim yüzümden uyuyamadığını o an anladım. Onu uyandıran ben değildim ama uyutmayan bendim. *** *FANTASTİK HİKÂYE DEĞİLDİR. **Bu hikâyede geçen mekânlar, kurumlar, kuruluşlar ve kişiler tamamen kurgudur; herhangi bir gerçek kurum, kuruluş veya kişiyle bağlantısı yoktur. *** Bu kitapta bazı bölümlerde şiddet ve ölüm gibi tetikleyici unsurların tasvirleri yer almaktadır. Hassas okuyucuların bunu göz önünde bulundurması önerilir.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,954,776
  • WpVote
    Votes 711,409
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 397,098
  • WpVote
    Votes 21,687
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,708,698
  • WpVote
    Votes 738,498
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 39,621,331
  • WpVote
    Votes 1,695,631
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!