peonyyflw's Reading List
56 stories
ATMACA(Mahalle kurgusu ) by realistokuryazar
realistokuryazar
  • WpView
    Reads 228
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 4
Bakışlarını Suna'nın ağlamaktan kızarmış gözlerinden kaçırıp uzaklardaki Erciyes'in tepesine dikti. 'Dostlar sağ olsun Suna,' dedi. Sesi o kadar resmi, o kadar mesafeliydi ki; Suna yabancı birine çarpmış gibi bir adım geri çekilmek zorunda kaldı. Oysa Devran'ın içinde bir yerlerde keskin cam kırıkları dolaşıyordu... Bir vasiyetle mühürlenmiş dilsiz bir sevda... Ürgüp'ün tozlu sokaklarında bir çocukluk büyüdü; biri hür bir atmaca oldu, diğeri narin bir gökyüzü kuşu. Devran, Suna'yı yakmamak için ona gölge olmayı seçti. Ama bazen gölge, güneşten daha çok acıtır. "Kanadının altına alma, kırarsın," demişti dedesi. Devran kırmamak için uzaktan izlemeyi, korumak için yabancı kalmayı seçti. ATMACA: Bir sessiz koruyucunun ve parmak uçlarında büyüyen imkansız bir sevdanın hikayesi.
AĞAÇ KABUĞU - MAHALLE HİKAYESİ  by esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Reads 79,737
  • WpVote
    Votes 5,200
  • WpPart
    Parts 18
"Kız Hayat Annenler gelecek mi yarın ki düğüne?" Ay yoksa... Alp evleniyor da benim mi haberim yoktu? "Kimin düğünü abla?" diye sordum, tereddütlü çıkan sesime içimden küfür ederek. Eşarbının alnını düzeltip güldü babaannemin eski kiracısı olduğunu hatırladığım maviş gözlü teyzem. "Kız kimin olacak, Alp'lerin işte." Ay durun! "Kız Fatoş! Yan-" diye konuştuğumda cümlesini kesen Fatoş ablanın yanındaki kadın oldu. "Kız bu Cihangir değil mi?" Kimi diyordu bunlar? Başımı çevirirken düştüğüm için ağrıyan boynumla dudaklarımdan 'ah' nidası çıksa da kim olduğuna bakmadan da bilirdim de geri kalamazdım işte. Abimin biricik arkadaşı Cihangir'i diyorlardı. "O, o. Baksana nasıl boylu poslu gız!" Kucağında torununu gezdiren bakkalın karısı Nuran abla sözlerini sürdürdü. "Öyle öyle. Pek bi' çalışkan maşallah. İdeal koca adayı işte!" Adamın uzun boyundan olsa gerek sesinden, nefesinden önce, hakkında çıkan laflar önden geliyordu. Erkek olmasına rağmen çizilmiş gibi bir yüze sahipti. Hani derler ya Allah özene bözene yaratmış diye. Vallahi öyleydi. Kalem gibi çizilmiş biçimli olan kavisli kaşları, birbirine tam ölçülü ne kalın ne ince dudaklarıyla dergilerden çıkmış gibi havası vardı. ... Ağaç kabuğu ailesine hoş geldin değerli okuyucu umarım keyifle okursun🏵️
RUS KAPANI  by sensizliknasil
sensizliknasil
  • WpView
    Reads 4,170
  • WpVote
    Votes 588
  • WpPart
    Parts 9
Ayak seslerini duymasıyla ürperdi. Döndüğünde, Buz adamın ağır adımlarla kendisine yaklaştığını gördü. Her zamanki gibi sertti ama gözleri yumuşaktı,zaten o gözler bir Zeynep'e böyleydi. "Üşüyorsun," dedi sessizce. Ceketini çıkarıp omuzlarına bıraktı. Parmakları, Zeynep'in omzuna değdiğinde teni hafifçe kasıldı. "Yalnız kalmak istiyorum." sesi kırgındı.Yavaşça, Zeynep'in önünde diz çöktü, zaten bir tek küçük kızına diz çökerdi. Elini kaldırdı, yanağındaki bir tutam saçı nazikçe kulağının arkasına yerleştirirken derin bir iç çekti. Parmakları yüzünde biraz daha oyalanınca, Zeynep'in kalbi hızlandı. Burnu Zeynep'in yanağına değiyordu artık,mis gibi kokusunu derince içine çekti,ölecekti ne kadar da güzeldi herşeyi. "Sana dokunmak istiyorum,ama korkuyorum" dedi adam fısıltıyla. Zeynep'in nefesi kesildi. Dövmeli eli şimdi çenesine doğru ilerlemiş, başparmağıyla dudağının kenarına dokunmuştu. "Neden korkuyorsun?" diye sordu Zeynep çaresizce. "Çünkü seni istemekle, seni incitmek arasındaki çizgi çok ince," dedi. "Ve ben çizgileri aşıp duruyorum." Elleri, omzundan kayarak kollarına doğru indi, sıcacık teni adamın buz gibi tenini yaktı.Bileğini tuttu,nabzını hissetti, omuzları farkındalıkla gevşedi...iyiydi. Zeynep titreyen sesiyle başını uzaklaştırdı. "Lütfen git" Adam, o an Zeynep'in yüzünü elleri arasına aldı. Alnını onun alnına sertçe yasladı. Gözlerini kapattı. Dudakları sadece milimlerle Zeynep'in dudaklarının üzerindeydi öpmedi ama dudaklarını dudaklarına sürttü."Senden gitmem" dedi keskin,net bir sesle. Ve sonra Zeynep'in ensesindeki yumuşak saçlara, kalın parmaklarını dolayarak başını hafifçe geriye itti.Yumuşak sıcak dudaklarını nazikçe öptü. Şefkatli ve yoğun bir öpücüktü. Zeynep'in küçük elleri adamın sert göğsündeydi, karşılık vermedi ama geri de çekilmedi.
ŞEHİR RÜZGARI / KÖY İŞİ AŞK 3 by niixxpii
niixxpii
  • WpView
    Reads 276,823
  • WpVote
    Votes 9,745
  • WpPart
    Parts 18
‼️ YETİŞKİN İÇERİK ‼️ Kenan asi bir delikanlıyken, cıvıl cıvıl bir şehir güzelinin yolu bu köye düşer. Hayatı lüks şehir yaşamından ibaret olan Bade'yi köyde bazı maceralar bekler.. 🍇
MAVİYİ SEVEMEZSİN by lie_wind
lie_wind
  • WpView
    Reads 33,949
  • WpVote
    Votes 2,149
  • WpPart
    Parts 16
Dur! Duyduğum sert sese aldırmadan dolan gözlerimi serbest bırakıp yürümeye devam ettim. 'O küçük aklından ne geçiyorsa unut! Benden sana yar olmaz' dedi acımasızca 'Varsın olmasın.. Ben seni gökyüzüme sığdırdım'dedim mavilerine bakarken. Gözleriyle gönlümü çalmış, beni olmayacak bir rüyaya daldırmıştı.Şimdi ise uyan diyordu.
(KIZILBÖRÜ) Mahalle, Asker Ve  Çocukluk by realistokuryazar
realistokuryazar
  • WpView
    Reads 25,120
  • WpVote
    Votes 1,284
  • WpPart
    Parts 39
Göğsüme çekip yatağa uzandığımızda, bütün o kocaman, gururlu adamlığı bir anda sıyrıldı üstünden. Bir çocuk gibi, sığınacak bir yer ararcasına bana sokuldu. Fısıldarken sesi, doğrudan göğsümün içinde, kalbimin tam orta yerinde yankılandı: "Şurasını... özledim." Dedi, kelimeleri boğuktu. Sonra göğsümün en kuytudaki, en korunaklı aralığına başını soktu. Derin bir nefes aldı, sanki ciğerlerine beni, kaybettiğimiz bütün ayları çekecekmiş gibi için için kokladı. Kollarını belime doladı, sıkı sıkıya, bir daha asla bırakmayacakmışçasına. Nefesi tenimi yakıyor, ıslak kirpikleri cildime yapışıyordu. "Bir çocuğun annesine muhtaçlığı gibi," diye fısıldadı, sesi göğsümde titreyerek, "ben sana muhtaç kaldım Nazlı. Ciğerimde nefes, canımda can gibiydin. Alsan da götürsen, bıraksan da gitsen, o muhtaçlık hiç bitmedi bende. İçimi kemirdi, beni benlikten çıkardı."
ZARİNA  by gumusbirkirlangic
gumusbirkirlangic
  • WpView
    Reads 60,657
  • WpVote
    Votes 4,237
  • WpPart
    Parts 12
Yetişkin okurlar içindir!!! Karadeniz'de aşklar fırtına gibi kasıp kavurur. Mardin'de ise sessiz yaşanır. "Bana dokunmamak için bu mücadelen," dedim yavaşça. Sesim sandığımdan daha sakindi. Gözleri gözlerimi bulduğunda bastırdığı duygular oradaydı. "Hayır," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Evet." İkilemi karşısında kaşlarım havalandı. Demirhan tuttuğu nefesini sertçe verdi. 
"Sikeyim! Evet," diye yükseldi aniden. "Çünkü dokunursam durmam. Sahte karıma dokunursam duramam, sikerler böyle işi."
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 26,315
  • WpVote
    Votes 2,728
  • WpPart
    Parts 10
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
İNFİAL KORTE  by Sudenoloji
Sudenoloji
  • WpView
    Reads 127,212
  • WpVote
    Votes 4,345
  • WpPart
    Parts 41
YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR ! ( Şiddet ve hassas konular içermektedir. Lütfen bunu bilerek okumaya başlayın) (+18 Bir kitaptır, yetişkin içerik barındırır) GİRİFT SERİSİ'NİN İLK KİTABI " Yapar tabii baharım. Söyle bakalım nasıl olsun hançerin ? " Hazan kısa bir an düşündü. Alparslan'ın yeşil gözlerine hayranlıkla baktı ve aklına gelen fikirle gülümsedi. " Seninkinin aynısı olsun. Ama tek farkla; taşlar siyah değil yeşil olacak. Gözlerinin yeşili..." Alparslan'ın bacağındaki eli daha da yukarı tırmanırken hınzırca gülümsedi ve gömleğinin eteğini iyice yukarı kaldırdı. Alparslan bu hareketiyle yutkundu. Gözleri koyulaştı. Hazan elindeki hançeri usulca bacağına sürterek tangasının ipine kadar getirdi . Ani bir hareketle iple bacağının arasına sıkıştırdı. " Hançerimi getirince alırsın. Geçici olarak el koyuyorum." Başını ona yaklaştırıp dudakları arasında milim mesafe varken ekledi. " Hançerimi getir. Hançerini götür. " Alparslan keyifle gülümserken bir eli beline doğru gitti. Nefesini Hazan'ın ay tenine değdirirken belinden çekerek bedenini kucağına yasladı. Teninin ona şevk veren kokusu günaha davetiye çıkarıyordu. Sert bir hamleyle dudaklarına kapandı.