dwtqmm8b5hprivatere6 adlı kullanıcının Okuma Listesi
18 stories
SON HASTAN BENİM by Karensi0
Karensi0
  • WpView
    Reads 82,587
  • WpVote
    Votes 7,385
  • WpPart
    Parts 20
Sekiz yıl boyunca aynı sıraları, aynı hayalleri ve aynı yorgunluğu paylaşan iki genç doktor adayı... Üniversitenin kalabalık amfilerinde başlayan bu sessiz aşk, yıllar içinde derinleşir, fedakârlıklarla büyür ve bir evlilik hayaline dönüşür. Azra, sevdiği adamla kuracağı gelecek uğruna mesleğinden vazgeçmeye bile hazırdır; çünkü ona göre bazı aşklar, her şeyden önce gelir. Ancak bir sabah, her şey tek bir notla altüst olur. Geride kalan cevaplanmamış sorular, yarım kalan hayaller ve söylenememiş gerçeklerdir. Azra için asıl yıkım, terk edilmekten çok, neden terk edildiğini asla bilememektir. Üstelik bu gidişin ardından hayat, ona sessiz ama sarsıcı bir gerçeği daha bırakır: Azra hamiledir. Sevdiği adamdan geriye kalan tek bağ, karnında büyüyen bir bebektir. Yıllar Azra'yı anneliğe, yalnızlığa ve mecburi bir olgunluğa taşır. Geçmişi kalbinde mühürlü tutarak yaşamayı öğrenir; bazı yaralar kapanmaz, sadece alışılır. Ta ki bir gün, tesadüf sandığı bir an, kaderin gecikmiş yüzleşmesine dönüşene kadar... Bir trafik kazasına ilk yardım eden Azra, yaralıyla birlikte hastaneye gittiğinde, onu karşılayan doktoru gördüğünde zaman yeniden durur. Karşısındaki adam, yıllar önce bir not bırakıp giden, hayatını yarım bırakan adamdır. Artık roller değişmiştir: Azra bir hasta yakını değil, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadındır; adam ise suskunluğunu beyaz önlüğünün arkasına saklayan bir doktordur. Bu kitap; yarım kalan bir aşkın, yıllar sonra beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden açılan yaralarını, söylenememiş gerçekleri ve bir çocuğun varlığıyla daha da ağırlaşan sırları anlatıyor. Azra'nın hikâyesi, aşkın zamana yenilmeyen hâlini, kaçılan geçmişin bir gün mutlaka karşıya çıkacağını ve bazı hesapların asla kapanmadığını hatırlatıyor.
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,709,190
  • WpVote
    Votes 232,804
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
GÜLÇEHRE  by Cnmsenhepbosmusun
Cnmsenhepbosmusun
  • WpView
    Reads 382,830
  • WpVote
    Votes 38,622
  • WpPart
    Parts 34
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi? "Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum. Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu. "Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text by gugukkusu1001
gugukkusu1001
  • WpView
    Reads 369,215
  • WpVote
    Votes 30,495
  • WpPart
    Parts 30
0535***: Kaldır o güzel kıçını ders çalış. 0535***: Sınavın var, kaldım diye ağlama sonra Siz: Sen kimsin? Siz: Hem nereden biliyorsun sen? Kim söyledi 0535***: Sınavın olduğunu mu? 0535***: Herkesin finalleri başladığı için, sınavın olduğunu tahmin etmek zor değil. Siz: Hayır onu demiyorum 0535***: Neyi diyorsun? Siz: Kıçımın güzel olduğunu. Reddettiğim çoçuğun staja gittiğim hastanede dokor olacağını ve bana hayatı zindan edeceğini nereden bilebilirdim ki?
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,291,176
  • WpVote
    Votes 64,194
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
Sessiz İhtilal & Gerçek Ailem  by Zenn_bdrr
Zenn_bdrr
  • WpView
    Reads 82,892
  • WpVote
    Votes 5,944
  • WpPart
    Parts 16
Derler ki gözler kalbin aynasıdır. Kalbindeki saf gerçekliği gözlerine vurarak binlerce duyguyu barındırarak gösterirdi o gözler. Ama zihnin bir noktası olurdu. Kalbine dur diyecek kadar öne geçmesini sağlayan buzdan bir zihin. Benim zihnim, kalbimin üzerine inşa edilmiş devasa bir buz kütlesiydi; ne duygu sızdırırdı, ne de dışarıdan bir sıcaklık kabul ederdi.​ Damarlarımda akan kanın bana ait olmadığını, ismimin bir mezar taşına çoktan kazındığını bilmeden yaşamıştım. Şimdi, küllerinden doğan bir hayalet gibi, o büyük Sancaktar Hanedanı'nın kapısındayım. Elimde bir sevgi buketi değil, Ferhat Ivan Mironov'un zihnime yerleştirdiği o zehirli hançer vardı. İhtilal sessizce başlar; bir yabancıya sarıldığında onun aslında kendi kanın olduğunu fark ettiğin o sarsıcı anda gizlidir her şey. Ve en büyük ihtilal, celladın kendi kalbine yenildiği andır.
Güneşin Öptüğü Kız "KIZIL KARDELEN" by seyma_demir
seyma_demir
  • WpView
    Reads 1,040,931
  • WpVote
    Votes 50,943
  • WpPart
    Parts 45
DÜZENLENDİ. Güneşin öptüğü Kardelen, kusurlu bulduğu kusursuz güzelliğinin farkında olmayan, özgürlüğüne düşkün bir bey kızıydı. Kızıl saçları ve çilli yüzüyle ovasında ki tüm kadınlardan farklı, açık mavi gözleriyle ise bu zamana kadar görülmemiş, büyülü bir güzelliğe sahipti. Ancak onun bu görülmemiş güzelliğini kötüye yoran, onun lanetli olduğunu düşünen zihniyetler kızına düşkün babanın bir önlem almasına sebep oldu. Kızının güzelliğinden haberdar olan baba, genç kız büyüyüp serpilmeye başladığı an, saçlarını sarıklarla, yüzünü ise peçelerle saklamaya başlamıştı. Bu önlem genç kızın hayatını tamamen değiştirecek, onu efsanevi bir varlığa dönüşmüş Kara'nın pençelerine atacaktı. Hiç kimseye boyun eğmeyen, güneşin öptüğü bir Çerkes kızı... Ve onu pençelerine alan, adı gibi karanlık; ömrü boyunca annesinden başka kadınla konuşmamış, ürkütücü denecek kadar iri bir Osmanlı askeri. Onları bekleyen uzun bir yol... Kardelen, Kara'nın karanlığından heyecan duyarken, Kara kendine karşı gelebilecek kadar cesaretli bu tuhaf kızın gizeminde kaybolacak, onun çirkin yüzünü saklamak için taktığını düşündüğü peçeyi düşürecekti. Ama bilmediği bir şey vardı. O peçe düştüğü an kendisi de genç kızın ufak ama güçlü pençesine düşecekti.
GERÇEK YUVAM by Diloriaaa_00
Diloriaaa_00
  • WpView
    Reads 660,778
  • WpVote
    Votes 49,106
  • WpPart
    Parts 64
Yıllarca evlat acısıyla yüreği yanan bir baba... Babasız büyümüş bir kadın... Yıllar sonra öğrenilen gerçekler... (GERÇEK AİLEM+ASKER) •••••• Oldukça farklı versiyonnnn🫶🏻 Beğeneceğinizi düşünüyorum...🙃 •••••• (Düzenli bölüm geliyor.) ••Bu kitapta geçen olaylar ve karakterler yazarın hayal gücüne dayalı bir...kurgudur.•• ••Tüm hakları saklıdır. Yazarın izni olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.••
NARYA by Suvoltaa
Suvoltaa
  • WpView
    Reads 535,226
  • WpVote
    Votes 27,797
  • WpPart
    Parts 24
Halüsinasyon, var olduğuna inandığın ama aslında hiç var olmayan şeyleri görmektir. Hayal ise zihnin kendi elleriyle inşa ettiği, gerçeğe temas etmeyen bir evrendir. Fakat benim içine düştüğüm evren, hayal gücümün sınırlarını çoktan aşmıştı. Ben ne bir halüsinasyonun ne de bir hayalin içindeydim; bu yaşadıklarım gerçeğin ta kendisiydi.
NAZENİN by GulsumBlgn
GulsumBlgn
  • WpView
    Reads 141,601
  • WpVote
    Votes 18,371
  • WpPart
    Parts 25
Sarmaşık çiçeği, aşkın ve sarsılmaz bağlılığın sembolüdür. Kendini sardığı nesneye öylesine tutunur ki, kopmak bir yana, onunla bütünleşir, dayanıklılığıyla hayranlık uyandırır, zarif görünüşünün ardında, sarsılmaz bir güç taşırmış. Zarif ama dirençli, sessiz ama kararlı. Tıpkı o, iki çift sarmaşık yeşili gözler gibi... Nazenin'in yüreğine sessizlik içinde çöreklenen, en derin yerine sıkıca tutunan o bakışlar... Öylesine kuvvetli, öylesine samimi bir bağ vardı ki aralarında, sözcüklere ihtiyaç duymadan, kalpten kalbe kurulan o görünmez köprüde bulmuşlardı birbirlerini.