NazSan
Ya zihninizin en karanlık köşelerinde saklanan o korkunç kâbuslar, aslında evrensel bir savaşa dair unutulmuş anılarınızsa? Duyduğunuz her enstrümantal ezginin arkasında, sadece sizin sesinizle canlanmayı bekleyen kayıp bir ruh olduğunu bilseydiniz ne yapardınız? Peki ya sesinizden dökülen her hüzünlü notanın, geçmiş bir hayatın veda çığlığı ve geleceğin umudu olduğunu bilseydiniz?
İstanbul'dan Londra'ya, Central Saint Martins sanat okuluna burslu olarak gelen Ezgi Melis, dışarıdan bakıldığında sadece müziğine adanmış, sessiz ve derin düşünceli bir kompozisyon öğrencisidir. Ancak onun dünyasında sesler farklı bir gerçekliğe açılır: Ezgi, sözleri olmayan enstrümantal parçaları dinlediğinde, o şarkıların hiç yazılmamış kayıp sözlerini zihninde duyabilmekte ve kendi sesiyle fısıldamaktadır. Bu benzersiz, ürkütücü yeteneğin ve ruhunu daraltan kanlı sanrıların arkasındaki kadim sır ise kendi zihninde mühürlüdür.
Londra'nın gri ve bitmek bilmeyen yağmurları altında Ezgi'nin yolu beş farklı ülkeden gelen ve birbirlerinden tamamen farklı olan beş kızla kesişir. Bu sıra dışı altı kız, ruhlarını birbirine bağlayan o görünmez iplerden habersiz, sadece müzik yapmak için bir araya gelirler.
Peki siz hüzünlü bir melodinin ritmiyle Ezgi'nin sesinden dökülen her hecede asırlardır uykuda olan kadim bir gücü uyandırmaya hazır mısınız?
Ve Karanlık zincirlere vurulduğunda, son kâhin sözlerini yıldızlara emanet etti:
"Mühür zayıfladığında ve kadim gölge yeniden uyanışa geçtiğinde,
Altı taçsız yıldız doğacak ve kader onları aynı ezginin yolunda birleştirecek.
Yıllar sonra Yitik Armoni'nin fısıltısı duyulduğunda, unutulmuş kapılar yeniden açılacak.
Işık ile gölge son kez karşı karşıya geldiğinde, altı ses tek bir şarkıda birleşecek.
Fakat Beş Kalp Taşı Armoni'nin fısıltısında en saf kalbin sunaca