t_beyzz
•Kitap yetişkin içerikli öğeler bulundurmaktadır. [+18]
Lunabella...
Ay gibi güzel... Ama onun için daha çok 'ulaşılmaz' demek.
Kendine bu ismi verdiğinde doğduğu dünyanın karanlığını düşünmüştü. Kendi yolunu kendi aydınlatmalıydı. Yanmayı bile göze alırdı. Kendi için gerçekten bir şey istemişti ve yanmayı dahi göze aldı.
Her aydınlığa sebep olan bir karanlık vardı. İşte başta, en çok da bu yüzden Lunabella'ydı.
Lunabella daha güçlüydü, daha soğuk görünürdü ve ulaşılmayacak kadar uzaktaydı. Tüm bakışlar onun üzerindeydi. Sahne ışıklarının altında kusursuz bir soprano, ulaşılmaz bir ses, dokunulmaz bir hayaldi. O bir ay gibi parlarken sahnede herkes ne kadar büyüleyici olduğunu konuşurdu. Kimse daha ilerisine gidemezdi.
İşte en sonunda da bu yüzden Lunabella'ydı. Çünkü o ulaşılamazdı.
Ancak o ışıkların ardında gölgelerin arasına saklanan gerçekler, karanlık bir dünyanın ve silinmeyen bir geçmişin emarelerini taşıyordu.
Tüm bunlara sebep olan o karanlık, bir başkasının doldurduğu varlığıyla artık daha az yalnız hissettiriyordu. Daha az korkunç, daha katlanılabilir. Daha cesur, daha özgür. Gerçek sen, sen olduğunda bir insanın yanında; kim bu güveni hissetmezdi ki? Kim buna tutunmazdı?
Bir ilk yaşanıyordu.
Valerio ona yaklaşırken, Isabella ilk kez kendini güvende hissetti.
Isabella ona güvenirken, Valerio ilk kez tereddüt etti.
Ne var ki bazı ilkler, sonu getirir;
Sonuçta... ay bile ışığını ödünç alırdı, değil mi?
-
•