sadebigahve
- Reads 11,126
- Votes 745
- Parts 22
"Tüm ülkenin sahibiydi ama bir tek onun kalbine giremedi."
Onun adı Mirza Karan Karaaslan.
Bazıları için sistemin mutlak sahibi, bazıları içinse ilik donduran bir fısıltı: Cehennem.
2 metrelik devasa gövdesiyle ülkeyi, borsayı ve yeraltının en karanlık konseyi MİREF'i avuçlarının içinde tutuyordu.
Tek bir küfrüyle şehir titrer, tek bir emriyle hukuk susturulurdu. O, sahip olamayacağı hiçbir şeyin olmadığına inanırdı.
Ta ki Efnan geri dönene kadar.
Efnan için Mirza; kaçtığı bir geçmiş, kurtulmaya çalıştığı bir kabus ve nefret ettiği o vahşi otoriteydi. Mirza onu İspanya'nın güneşli sokaklarından koparıp kendi zırhlı cehennemine getirdiğinde, Efnan'ın elinde tek bir silahı vardı: Nefreti.
Mirza Karan Karaaslan'ın dünyasında 'hayır' bir seçenek değildi.
"Sevmesen de olur," diyordu o buz gibi sesiyle.
"Nefret et, bağır, dünyayı başıma yık... Ama sadece benim kanatlarımın altında kal. Çünkü bu cehennemin tek bir kuralı var: Benim olanı kimse alamaz, ben olanı da kimse sevmemezlik edemez."
Güç, saplantı, küfür ve kanın gölgesinde bir aşk hikayesi değil; bir sahiplenme savaşı.
"Benim cehennemimde yanmaya hazır mısın Efnan? Çünkü ben, senin nefretinle ısınmaya çoktan alıştım."