çocuklarııım 🥹💗
10 stories
TURAN by kahvemsi_yazar
kahvemsi_yazar
  • WpView
    Reads 195
  • WpVote
    Votes 45
  • WpPart
    Parts 12
...
GECE: 03.17 -texting- by isikperdesi
isikperdesi
  • WpView
    Reads 448
  • WpVote
    Votes 105
  • WpPart
    Parts 21
kabuslarincelladi: Uyumadığını biliyorum. kabuslarincelladi: Ve yine aynı kâbusu gördüğünü de. Hiç tanıdık gelmeyen hesap ismi ve bana her gece gelen o iki mesaj. Beni uykumdan uyandıran kâbusumu biliyordu, kimdi o?
TUTSAK  by diaryofanas
diaryofanas
  • WpView
    Reads 66,240
  • WpVote
    Votes 1,982
  • WpPart
    Parts 37
. "Bana itaat edeceksin! Babam parmağındaki yüzüğü taktırmak için babana milyonlar döktü." Gözlerimi kapatıp yaşları geri göndermeye çalıştım. "Bunların hiçbirini ben istemedim. Sana asla itaat etmeyeceğim." "Sen benim tutsağımsın Elmas Arıcı. Bu gördüğün şatafatlı ev, bu dünya, çevrendeki insanlar ve daha nicesi senin kafesin. Ve ben sana bu kafesi bile dar edeceğim."
SOKAK LAMBASI by nyxaisa
nyxaisa
  • WpView
    Reads 4,934
  • WpVote
    Votes 155
  • WpPart
    Parts 2
"Tüm Türkiye'nin gündeminde 1. Sırada yer alan kimliği belirsiz seri katil dosyasında büyük bir gelişme yaşandı. Son yitirilen vatandaşımız Ege Üniversitesi'nde Edebiyat fakültesinde okuyan 23 yaşındaki Gözde Aleyna Aydın oldu. Ölmeden saniyeler önce telefonuna kaydettiği ses dosyasında katilin görünüşüne bakarak 30'lu yaşların sonunda ve 40'lı yaşların başında olabileceğini söyledi. Genç kız ses kaydında son sözlerini, "Ölmek istemiyorum, hayallerim vardı benim." diyerek dile getirdi. Devamında ise bizleri ölümün tüyler ürpertici sessizliği karşıladı. Şimdi o kısa ses kaydını sizlerle paylaşacağız.
ZEREMYA by nyxaisa
nyxaisa
  • WpView
    Reads 29
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 1
"Bu kapıdan adımınızı attığınız an insanlığınızı dışarıda bırakın. Artık ona ihtiyacınız yok." Kahinlerin öngörülerinin haykırdığı bir dönemde kurulan bir akademi. Aeternum Krallığı'nın içine adım adım sürüklendiği savaştan onu çıkaracak bir komutana ihtiyacı vardı. Kralın emri üzerine yalnızlığa terk edilmiş şato, yeniden kapılarını açmıştı ama kana bulanması çok uzun sürmeyecekti. Özel olarak araştırılmış ve test edilmiş 23 öğrenci. Her açıdan kusursuz bir komutanın elde edilebilmesi için çok sayıda alanında uzmanlık gösteren eğitmenler getirildi. Thyrel Hargrove'da o eğitmenlerden biriydi. Diğer eğitmenlerin aksine oldukça genç yaştaydı, akademiye savaş anında tıbbi açıdan eksiklik yaşanmamasını garantiye almak için getirilmişti. Henüz 23 yaşındayken ailesinin yaşlarından kaynaklı yetersizliği yüzünden oradaydı. Bunu istediği için değil, orada ailesinin onurunu en iyi şekilde taşıyacağı için kabul etmişti. Böylesi kutsal bir görevi kabul etmeye cesaret edemediklerini iddia edip onları karalamak isteyen birçok insan vardı sonuçta. UYARI: Kurgu gerçeklik dışı bir kurgudur. Kurgudaki her bilgi, mekan, isim, bitki türü, hastalık ve birçok unsur benim şahsıma aittir. Kurgu bir distopya kurgusu olup herhangi bir doğruluk değeri taşımamamaktadır. Kan, şiddet, vahşet, işkence, manipülasyon vb. tetikleyici, rahatsız ögeler içerip olumsuz etki uyandırabilir.
DİKİZ İZİ by hermmesis
hermmesis
  • WpView
    Reads 153
  • WpVote
    Votes 29
  • WpPart
    Parts 2
Geçmişten koparılan kanlı gözyaşı kendini unutturduğunda geriye sadece beden kalırdı. Bir bebek doğdu. Koparıldı o gün annesinin kucağından ve o gün bir anne boş kundağa döktü şeffaf kanla bezenmiş ilk gözyaşını. Acısını o kundağa yaslanarak, sarılarak yaşadı. Bir baba ilk kez bu kadar zayıf olduğuna isyan etti, kızından kalan bir adet kıyafet parçasına döktü isyan dolu gözyaşlarını. O yaşları silecek bir kızı yoktu artık, hiç var olmamış gibiydi. Bir abi yaşadı ilk kez kaybetmeyi. Kalbine saplanan hançer ruhunu akıttı ve geriye bir beden kaldı. Kardeş sancısını yaşadığı yaşları son nefesleri oldu. Ve o gün, kundağa düşen gözyaşı kururken, başka bir yerde, başka bir karanlıkta gözlerini açtı bir bebek. Aylarca duyduğu annesinin sesiyle değil, düzenli bir şekilde ses çıkaran makinanın sesiyle açtı gözlerini karanlığa O artık bir kız çocuğu, insan veya bebek değildi. O artık 107 numaralı bir deneydi. Adı yoktu. Kimliği yoktu. Ailesi yoktu. Ama içinde, çok derinlerde bir yerde, hâlâ ağlıyordu. Annesinin şefkatli kollarına sarılarak geleceğini umduğu Dünya, gözlerini açar açmaz ona ilk kazığını vurmuştu.
KAYIP RUHLARIN FISILTISI by nyxaisa
nyxaisa
  • WpView
    Reads 13,486
  • WpVote
    Votes 753
  • WpPart
    Parts 15
Kaderin cilvesi kayıp ruhları bir araya getirmeyi severdi. Her şey geçmişinde başarısız bir denek olan Almira'nın, en yakın arkadaşı Malia'nın ölümünün ardından ondan kalan tek emanete bakmak için Amerika'ya gelmesiyle başlar. Babasının eski ortaklarından Turhan Kaymaz'ın oğlu Çağlar Utku Kaymaz da arkadaşı Malia'nın ölürken ondan tek isteğini yerine getirmek için oradadır. Yakın zamanda eşini kanser dolayısıyla kaybeden Çağlar, kendini Malia'nın emanetine, oğlu Poyraz'a adar. Poyraz henüz iki aylıkken aralarına katılan Almira; başta yabancı olduğu bu hayata adapte olma konusunda zorlansa da hayat, Almira'dan alacakları için hazırlanıyorken aynı zamanda da verecekleri için de uygun zamanı kolluyordur. Hayatına ansızın giren genç kıza alışma konusunda çekinceleri olan Çağlar için ise kaderin yepyeni planları vardır. "Geçmişinde ne olduğunun bir önemi yok Almira, bu hayatın bana çok fazla can borcu var. Şimdi artık ödeme vakti geldi, seni de kaybetmeyeceğim."
ÂŞIK-I MEHCUR (ASKERİ KURGU / DÜZENLENİYOR) by marselkalp
marselkalp
  • WpView
    Reads 42,088
  • WpVote
    Votes 352
  • WpPart
    Parts 1
"Şakağından öptüğümden beri çok dincim." Gülümsedim büyükçe. "O günden sonra kurşun yedin, hatırlatırım." "Buna rağmen çok dincim." dedi Yavuz. "Pozitif enerji mi verdim?" diye sordum. "Vallahi yaptın bir şeyler." diyen Yavuz bu kez izin almadan yaklaştı şakağıma. Önce ellerimi kavradı. Gülümsedi. Gülümsemesiyle öptü şakağımdan. Geri çekilmek istemedi... "Yavuz?" dedim büyük bir endiş hâlinde. "Bir gören olacak." "Olsun." dedi Yavuz azıcık geri çekilip. "Olmasın." dedim net bir dille. Dinlemedi Yavuz. Bir kez daha yaklaştı şakağıma. Bir öpücük daha bıraktı. Öpücüğü o kadar masumdu ki... Tıpkı yeni açmış bir çiçeğin yaprağına düşen ilk sabah çiyi gibiydi. Hafif, neredeyse hissedilmez. Ama aynı zamanda, o çiçeğin özünü barındırıyordu. İşte o masumiyetin ardında, bir volkanın derinlerindeki lav gibi, sabırla bekleyen bir arzu da vardı. Dudakları şakağıma değdiğinde yayılan sıcaklık, tenimi yakıp kavurmasa da, ruhumu derinden titretiyordu. Gözlerini kapattığını hissettim. Kirpiklerinin hafifçe şakağıma dokunuşu, fısıltıyla söylenen bir sır gibiydi. O an, zaman durdu. Etrafımızdaki tüm sesler kayboldu. Ne kuş sesi ne dışarıdaki hastaların sesi... Sadece onun nefesinin sıcaklığı ve dudaklarının tenime bıraktığı o tarifsiz his vardı. İçimde yeşeren karmaşık duygularla, ne yapacağımı bilemez bir halde kaldım. Kalbim, bu beklenmedik yakınlığın etkisiyle hızlanırken, zihnimde bin bir soru yankılanıyordu. "Nazelif?" dedi Yavuz sol şakağıma öpücük bırakıp. "Çok güzelsin." "Yavuz?" dedim kısık çıkan sesimle. Sağ şakağımdan öptü Yavuz. "Çok özelsin." . . Asker & Doktor