çocuklarııım 🥹💗
11 stories
Ölmüş Yaşam Prangaları by Kuguziyll
Kuguziyll
  • WpView
    Reads 552
  • WpVote
    Votes 90
  • WpPart
    Parts 9
Bir kadınla evli iki adam. Ne saçma birşeydi aslında ama olan buydu. Sevdiğim adamın imam nikahlı karısı oldum ama ikizininde resmi nikahlı karısı oldum. İşte hayat'ın garipliklerinden biri işte.
AMBER by kitap_okuyucu_l
kitap_okuyucu_l
  • WpView
    Reads 61
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 2
içinizden bir parça...
TURAN by kahvemsi_yazar
kahvemsi_yazar
  • WpView
    Reads 682
  • WpVote
    Votes 96
  • WpPart
    Parts 21
​"Söylesene Kamelya, Ay'ı sever misin?" Ulus'un sorusuyla başımı gökyüzüne çevirdim. "Gökyüzünde Ay mı var?" diye mırıldanarak sordum. Göğsümdeki dikiş izleri acıylat sızladı. İlk kez ağlamıyordum. Ve Ulus'un bana diğerleri gibi bakacağından korktuğum için onun yüzüne de bakamıyordum. ​"Evet" dedi. "Ay'ı, kraterlerine rağmen seviyor musun?" Başımı gökyüzünden çekmeden "Evet" dedim. "Kraterler ona ayrı bir güzellik katıyor." ​"Peki" dedi bu sesinde. "Peki diyelim ki Ay'da kraterler yok. Hâlâ sever misin onu?" Biraz duraksadım ve düşündüm. "Evet. Hâlâ severdim." ​Bunu neden sorduğunu anlamamıştım. Çenemde bir el hissettim. Başımı yavaşça sağ tarafa doğru çevirince istem dışı ona baktım. ​"Sen" dedi. "Sen?" dedim. ​"Sen Ay yüzlüsün." "Sen Ay yüzlüsün Kamelya. Senin de vücudunda kraterler var ve bu kraterler seni daha da güzel gösteriyor. Vücudunda dikiş izleri var ya da yok sen Ay gibi güzelsin. Sakın yüzünü bir daha benden gizleme, Ay Yüzlü Kadın."
ZEREMYA by nyxaisa
nyxaisa
  • WpView
    Reads 48
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 2
"Bu kapıdan adımınızı attığınız an insanlığınızı dışarıda bırakın. Artık ona ihtiyacınız yok." Kahinlerin öngörülerinin haykırdığı bir dönemde kurulan bir akademi. Aeternum Krallığı'nın içine adım adım sürüklendiği savaştan onu çıkaracak bir komutana ihtiyacı vardı. Kralın emri üzerine yalnızlığa terk edilmiş şato, yeniden kapılarını açmıştı ama kana bulanması çok uzun sürmeyecekti. Özel olarak araştırılmış ve test edilmiş 23 öğrenci. Her açıdan kusursuz bir komutanın elde edilebilmesi için çok sayıda alanında uzmanlık gösteren eğitmenler getirildi. Thyrel Hargrove'da o eğitmenlerden biriydi. Diğer eğitmenlerin aksine oldukça genç yaştaydı, akademiye savaş anında tıbbi açıdan eksiklik yaşanmamasını garantiye almak için getirilmişti. Henüz 23 yaşındayken ailesinin yaşlarından kaynaklı yetersizliği yüzünden oradaydı. Bunu istediği için değil, orada ailesinin onurunu en iyi şekilde taşıyacağı için kabul etmişti. Böylesi kutsal bir görevi kabul etmeye cesaret edemediklerini iddia edip onları karalamak isteyen birçok insan vardı sonuçta. UYARI: Kurgu gerçeklik dışı bir kurgudur. Kurgudaki her bilgi, mekan, isim, bitki türü, hastalık ve birçok unsur benim şahsıma aittir. Kurgu bir distopya kurgusu olup herhangi bir doğruluk değeri taşımamamaktadır. Kan, şiddet, vahşet, işkence, manipülasyon vb. tetikleyici, rahatsız ögeler içerip olumsuz etki uyandırabilir.
DİKİZ İZİ by hermmesis
hermmesis
  • WpView
    Reads 158
  • WpVote
    Votes 29
  • WpPart
    Parts 2
Geçmişten koparılan kanlı gözyaşı kendini unutturduğunda geriye sadece beden kalırdı. Bir bebek doğdu. Koparıldı o gün annesinin kucağından ve o gün bir anne boş kundağa döktü şeffaf kanla bezenmiş ilk gözyaşını. Acısını o kundağa yaslanarak, sarılarak yaşadı. Bir baba ilk kez bu kadar zayıf olduğuna isyan etti, kızından kalan bir adet kıyafet parçasına döktü isyan dolu gözyaşlarını. O yaşları silecek bir kızı yoktu artık, hiç var olmamış gibiydi. Bir abi yaşadı ilk kez kaybetmeyi. Kalbine saplanan hançer ruhunu akıttı ve geriye bir beden kaldı. Kardeş sancısını yaşadığı yaşları son nefesleri oldu. Ve o gün, kundağa düşen gözyaşı kururken, başka bir yerde, başka bir karanlıkta gözlerini açtı bir bebek. Aylarca duyduğu annesinin sesiyle değil, düzenli bir şekilde ses çıkaran makinanın sesiyle açtı gözlerini karanlığa O artık bir kız çocuğu, insan veya bebek değildi. O artık 107 numaralı bir deneydi. Adı yoktu. Kimliği yoktu. Ailesi yoktu. Ama içinde, çok derinlerde bir yerde, hâlâ ağlıyordu. Annesinin şefkatli kollarına sarılarak geleceğini umduğu Dünya, gözlerini açar açmaz ona ilk kazığını vurmuştu.