Best 🎀
49 stories
SUS ÇİZGİSİ by darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    Reads 1,150,652
  • WpVote
    Votes 79,413
  • WpPart
    Parts 34
*Sus Çizgisi basılmış bir eserdir.* . O kadar zıtlardı ki, biri kor iken diğeri serinleten bir içim su gibiydi. İşin aslı da buydu zaten. Denge zıtlık gerektirirdi. Yanarsan denge bozulur, yakarsan tek kalırsın. Onu olduğu gibi bırak, avuçlarına dolsun. Seyre dur, sustuğun zamanların acısını o çıkartır. ☯ Genç kız, ölen babasının hattını kapatsa dahi yazmaktan vazgeçecek gibi durmuyordu. Tek tik çifte döndüğünde kader çizgisi onun için bir kez daha kırıldı.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,089,598
  • WpVote
    Votes 1,091,850
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 802,569
  • WpVote
    Votes 79,150
  • WpPart
    Parts 33
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 21,018
  • WpVote
    Votes 2,280
  • WpPart
    Parts 9
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
DÖRT ÇEYREK by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 1,784,581
  • WpVote
    Votes 159,796
  • WpPart
    Parts 51
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi. Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi. Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi? İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri. Mumlar üfledim, dilekler diledim. Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim. Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim. 🏀 "Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?" "Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,015,354
  • WpVote
    Votes 62,488
  • WpPart
    Parts 19
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,201,549
  • WpVote
    Votes 78,753
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
Gökyüzünden Düşenler by rosloveros
rosloveros
  • WpView
    Reads 63,925
  • WpVote
    Votes 5,254
  • WpPart
    Parts 15
Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ■□■□■□■□ "Gökyüzünden düşenler," dedi fısıltılı bir sesle. İkimizin de bakışları gökyüzünde olsa da benim gözlerim konuşması ile birlikte oradan ayrılıp yüzüne düşmüştü. Cümlesine devam etmesi için sessiz kaldım. "Sana ne gibi bir umut vaat ediyor olabilir ki?" Sessiz bir kıkırtı, sorusunun bitmesini bekler gibi dökülüverdi dudaklarımdan. İçten olmasa da, içinde tonla acı barındırsa da bu ses bakışlarının bana dönmesine sebebiyet verdi. O an, göz göze gelmek o kadar ağır geldi ki bana, bir an sendeleyip yere düşeceğim sandım ama ayakta durabilmeyi başardım. Sarsıldım belki ama düşmedim. Bu defa o bana bakarken ben gözlerimi gökyüzüne sabitledim. Biraz sessiz kaldım. Açıkçası sessizliğimin sebebi zihnimden geçen kelimeleri belli bir hizaya sokup cümle kuramamamdan kaynaklı değildi. Yalnızca belki gözlerini benden çeker, bana soluklanmam için müsade eder diye sessiz kalmıştım. Bunu yapmadı. Gözleri benim yüzümde turlarken ben öylece yukarı baktım. Bir umudum vardı. Bu gece dilek dilemek, bu gece onu dilemek istiyordum. "Seni vaat ediyor olabilir," dedim tıpkı az evvel onun kullandığı ses tonu gibi fısıltıyla. Tam da o sırada bir yıldız kaydı. Ve ben bir kez daha onu diledim.
103 GÜN by fundaygoodday
fundaygoodday
  • WpView
    Reads 127,292
  • WpVote
    Votes 9,820
  • WpPart
    Parts 40
07.04.2020 Geçmişi ardımda bırakıp önümü döndüğümde bile karşıma geçmişim çıkıyordu. Tüm yönlerim artık birbirine karışıyordu ve ben doğru yönün neresi olduğuna bir türlü karar veremiyordum. Etrafımda bir fırtına vardı. Beni oradan oraya savurup gücümü azaltıyordu. Bir sokağın ortasında gece göğsümün üstüne çökmüşken rüzgâr yüzüme çarpıyordu. Yan yana dizili evlerin bazılarının ışıkları açıktı. Sokakta evler, arabalar varken bile sokak terk edilmiş gibi duruyordu. Gece sokağın üzerinden çekilmişti ama güneş bu sokağı çok önceden terk etmişti. Karanlık hep buradaydı. Karanlık benim olduğum yeri esir alırdı. Gözlerime bakmazdı, gözlerimi hapsederdi. Kulaklarımı tıkamazdı, sesleri duymamı isterdi. Elimi ve kollarımı bağlamazdı; hareket edip bir yerlere çarpmamı keyifle izlerdi. Karanlık her zaman o adamın bedenine bürünürdü. Bana bakar, beni görür, beni arar ve beni her zaman bulurdu. Konu o oldukça dünya gerçekten de küçülürdü. Tüm ihtimaller yanar, yok olur ve onun kötülükleriyle tekrardan var olurdu. Sanki beni herkesin gördüğü bir yerde öldürse, dudaklarından adım nefretle dökülse, ellerinde kanım olsa ve gözlerinde nefes alırkenki son görüntüm belirse bile bir şekilde herkesi, kendisinin masum olduğuna inandırabilirdi. Ölmekten korkarken, bir ihtimal uğruna her şeyi hiçe sayarken, o kadar kötülüğün içinde onu tanıdım. Bana gülümsedi, beni gülümsetti, bana sarıldı ve göğsünde uyumama izin verdi. Uykularımı kaçıran korkularımın içinde bana uyumayı öğretti. Kötü olma ihtimalini her yüzüne vurduğumda beni anlayışla karşıladı. Tenim tenine değdi, benden alınan birkaç saati avuçlarımın içine koydu ve elleriyle ellerimi korudu. Cümleler dudaklarımdan dökülemedi ama o gözlerini kapatıp beni hep dinledi. ⌛ Tüm hakları saklıdır.
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,404,803
  • WpVote
    Votes 149,435
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.