ankakusualya
Alya, yeşil koltukta oturmuş elinde kahvesi, önünde tıp kitaplarıyla ders çalışıyordu. Yarın sabah kadın doğum stajı vardı. Alya'nın ilerde seçmeyi düşündüğü alan buydu. Staj sırasında sözlü sınav olacakları için geç saatlere kadar ders çalışmıştı.
Sonunda çalışmayı bitirdiğinde, kahvesinin son yudumunu içip yeşil koltuktan kalktı. Her yeri tutulmuştu. Telefonundan saate baktı. Saat sabahın 5'i olmuştu. Pencereden dışarı baktı. Ay ve yıldızlar gökyüzünde parlıyordu. Yarım saat sonra güneş doğacak ve yeni bir gün başlayacaktı.
Alya yeşil koltuğuna dönüp kitaplarını toplarken gözü, parmağındaki alyansta takılı kaldı. Son zamanlarda olanlara hala inanamıyordu. Hiç planlamadığı bir hayatın içindeydi ama bir esaretin değil, geçici bir anlaşmanın sonucu buradaydı. Alya'nın istemediği hiçbir şey olmamıştı zaten olamazdı. Bu anlaşmayı kendi isteğiyle kabul etmişti. Sabırla bugünlerin geçmesini bekliyordu ama kalbi bugünlerin hızlı geçmesini istiyor muydu, orası bilinmez.