ulanhayat88
- Reads 933
- Votes 60
- Parts 10
Nalan güçlü, kararlı,kendine inanan bir kadın
Yavuz sert kişiliğe sahip,adaletli, Adana'nın en zengin Beyi
Biri tüm hayatını geride bırakıp doğduğu topraklara dönmüş
Biri zaten o toprakların sahibi
"Sen..." dedi Yavuz, sesi şimdi tamamen kırılmış ve arzunun en çiğ haline bürünmüştü. "Sen bu elbiseyle, bu kokuyla, bu inatla... Benim sonumsun Nalan."
Yavuz, daha fazla bekleyemedi. Kontrolünü, gururunu ve o meşhur kurallarını avlunun karanlığına fırlatıp attı. Dudaklarını Nalan'ın dudaklarına bir fırtına gibi bastırdığında, bu sadece bir öpücük değildi; bu, günlerdir süren o sessiz savaşın, dikiş makinesinin başında dökülen terin ve koridorlardaki o kaçamak bakışların büyük patlamasıydı.
Nalan, önce direnir gibi oldu, elleri Yavuz'un omuzlarında bir yer aradı. Ama sonra, ipek elbisenin içindeki tüm o buzlar eridi. Yavuz'un hırçın ama bir o kadar da sahiplenici öpüşüne aynı tutkuyla karşılık verdi. Ellerini adamın ensesine doladı, parmaklarını o sert saçların arasına gömdü.
Avludaki su sesi artık duyulmuyordu. Sadece birbirinin içinde kaybolan iki insanın nefesi ve o gece mavisi elbisenin geceye bıraktığı hışırtı vardı. Yavuz, Nalan'ı kucağına alıp mermer fıskiyenin kenarına oturttuğunda, öpüsüşünü daha da derinleştirdi dilini Nalan'ın ağzına doğru itti. Nalan ağzının içinde dolaşan sıcak dili hissedince " Ah Yavuz..." diye inledi. Nalan'ın inlemesini duyan Yavuz iyice kontrolünü kaybetmeye başladı .