chrisbychan
Herkesin gömdüğü bir geçmişi, her geçmişin de henüz ölmemiş bir şahidi vardır.
Bazı sırlar toprağın altında çürümek yerine zamanı geldiğinde gün yüzüne çıkmak için beslenir. Dicle için o gece, bir hayatın bittiği ve bir yalanın başladığı yerdi. Atilla içinse, kalbini bir mezara bırakıp anahtarını başkasına teslim etmekti.
Ama ya toprak, kendisine ait olmayanı geri kusarsa?
Geçmişin hayaletleri aramızda dolaşmaya başladığında sahte cennetler yıkılacak, en büyük yeminler ise kanla bozulacak.