whereisslovee's Reading List
11 stories
SON KAPI | KUĞU KIYIM by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 1,169,329
  • WpVote
    Votes 66,598
  • WpPart
    Parts 26
Yapay zekâ... Ucu bucağı olmayan, her saniye gelişmeye devam eden mükemmel bir sistemdi ta ki insanlarla tanışıncaya kadar... Peki ya bu sistem bir gün başkaldırırsa ve onu oluşturanlar bile ona mâni olamazsa...
ZEVAHİR  by melekaydinn_56
melekaydinn_56
  • WpView
    Reads 460,110
  • WpVote
    Votes 26,806
  • WpPart
    Parts 23
Sen yaz saati uygulaması, Ben kış saati. Ortak bir takvimimiz bile olmadı. Seni bir saat ileri almışlar, Beni bir saat geri. Bu zamanlar yoksa bize düşman mı?
Yazgının Oyunu by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 1,610,591
  • WpVote
    Votes 78,466
  • WpPart
    Parts 27
Birbirinden hiç hoşlanmayan iki insan, yakın arkadaşlarının düğününde yolları kesişince istemeden de olsa aralarında bir çekim yaşanır. Tek seferlik yaşanan bir ilişkinin sonunda hayat onları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılar. Bir bebek... Bu minik mucize, iki yabancının kaderini birbirine bağlayarak onları hem kendileriyle hem de duygularıyla yüzleşmeye zorlar. Beklenmedik hamilelik, yeni bir başlangıcın kapılarını sonuna kadar aralar...
ARHAVİLİ by burcubuyukyildiz
burcubuyukyildiz
  • WpView
    Reads 1,624,699
  • WpVote
    Votes 84,674
  • WpPart
    Parts 32
"Ben Karadenizliyim," dedi dudakları tehlikeli bir gülüşle kıvrılırken. "Biz sabahları ilk olarak hırçın dalgaları görmek isteriz." Gözleri gözlerimdeydi, sıcacık nefesi dudaklarıma çarpıyordu. "Ya evimizin manzarasında... Ya da kollarımızda uyanan kadının bakışlarında..." Dudakları ansızın boynuma değdiğinde, titreyen dizlerime söz geçiremeyip onun kaslı kollarına tutundum. Tırnaklarımı tenine batırdığımı fark edemiyordum. "Çok şey istiyorsun gibi geldi bana," dedim kendimi tutamadan. Güldü. Ona çok yakışan, nadiren görebildiğim bir gülüştü bu. "Karadeniz..." dediği anda, başparmağı nefesimi kesercesine dudaklarımı buldu. "Hırçındır. Asidir. Zapt edilemezdir, vahşidir. Derinlerinde ne olduğunu asla bilemezsin. Onun azgın sularında yüzmeye alışkın değilsen akıntısında kaybolur gidersin. Ve sen Hazel... Tıpkı Karadeniz gibisin." Bir KOR EVRENİ Romanı BU KİTAP YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR! © Tüm hakları şahsıma aittir. İznim dahilinde olmaksızın alıntı yapılamaz. Bu başlık Arhavili adıyla, 2016'da açılmıştır. Bölümlerin yayınlanmaya başlama tarihi 22 Aralık 2023'tür. Wattpad'de ARHAVİLİ adıyla yayınlanan ilk ve tek hikâyedir. * Bu kitapta okuduğunuz bazı kişiler, kurumlar, olaylar ve kavramlar yalnızca hayal ürünüdür. Gerçekle en ufak bir ilgisi bile yoktur.
SANA DÖNENE KADAR  by Luliyvell
Luliyvell
  • WpView
    Reads 186,952
  • WpVote
    Votes 9,902
  • WpPart
    Parts 15
Bazı yaralar tende değil, kalpte açılır. Bazen bir kurşun değil, bir bakış vurur insanı. Alatlı Timi'nin Komutanı, Yüzbaşı Karven Yaman Savran. Nam-ı diğer: Kıyamet Çünkü Karven, dokunduğu her hayatın sonunu yazan adamdı. Düşmanları ülkenin dört bir yanında timini ve Karven'in izini sürüyor, onları tamamen yok etmek istiyordu. Büyük bir operasyon gecesi vurulur ve ölümle yaşam arasında gözlerini kapattığında geride bıraktığı tek şey yarım kalmış bir görevdi. Bilinci yerine geldiğindeyse kendini karanlık bir odada, bir kadının bakışları altında buldu. O an fark etmedi; fakat kaderlerinin yönü çoktan değişmişti. Pusulanın iki ucu artık onları gösteriyordu, bir daha değişmemek üzere. Liva, doktorluk yeminine sadık kalmaya çalışan, yeni mezun bir doktordu. Hayatı sakin bir yolda ilerliyordu; ta ki Karven'e kadar. Yıllar sonra komutanı olacak adamı defalarca ölümden çekip aldı ve kaderlerini birbirine bağladı. Bilmeden, ülkenin en tehlikeli timinin kaderine adını yazdı. Bilmeden, Karven'in kalbindeki ilk çatlak oldu. Karven için Liva bir zaaf haline gelmişti. Ama bazı zaaflar insanı zayıflatmaz; güçlendirirdi. Düşmanları artık yalnızca Karven'i değil, Liva'yı da hedef alıyordu. Ve Karven ilk kez bir görevle değil, bir kadınla sınanıyordu. Liva, başına geleceklerden habersiz Alatlı Timi'ne katıldığında aslında bir birliğe değil, geri dönüşü olmayan bir savaşın içine adım attı. Karven ise onu korumak için gerçeği sakladı; çünkü bazen en büyük ihanet, sevdiğini korumak için susmaktır. Karven ilk defa bir kurşunla değil, bir bakışla vurulmuştu. O bakış, hiçbir zaman teninden ve aklından çıkamayacak kadar derine saplandı. Bu, kurşunların değil; kalplerin hedef alındığı bir savaşın adıydı. Ve bu hikâye, bir adamın en karanlık hâliyle bir kadına doğru yol alışının hikâyesiydi... O, SANA D
Ateşle Oynayan Kadın by Aden_Lavin
Aden_Lavin
  • WpView
    Reads 132,313
  • WpVote
    Votes 5,479
  • WpPart
    Parts 59
"Ateşle Oynayan Kadın", iki yaralı insanın birbirine çarparak iyileşmeye çalıştığı ama o çarpışmanın da yeni yaralar açtığı bir hikâye. Miray Ahu, hayatı boyunca çoğu zaman sevilmediğini hissetmiş, neşesinin arkasına gözyaşlarını saklayan bir dansçı. Dans ederken özgür ama içinde hep annesinin eksikliği ve babasının yükü var. Ateş ise küçüklüğünde her şeyini kaybetmiş, hayatta kalmak için duygularını susturmuş bir adam. İçinde hâlâ küçük bir çocuk var ama onu kimse görmüyor. İkisi de yalnız. Ama yalnızlıkları birbirine benzediği için değil, birbirlerine dokundukça daha da büyüdüğü için. Ahu sevilmek istiyor. Ateş ise korumak. Ama sevmenin korumaktan farklı olduğunu bilmiyor. Bu hikâye sadece bir aşk hikâyesi değil. Bu, sevmeyi bilmeyen bir adamın sevmeyi öğrenme ve sevilmediği için sevilmekten korkan bir kızın bunu kabul etme hikâyesi. İkisinin de elleri yanık ama hâlâ birbirine dokunmak istiyorlar. Çünkü bazı insanlar sadece birbirine çarparak yanar.🩰🔥
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,063,817
  • WpVote
    Votes 171,658
  • WpPart
    Parts 36
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
APEX by nurvanel
nurvanel
  • WpView
    Reads 312,549
  • WpVote
    Votes 14,174
  • WpPart
    Parts 27
"Benim dünyamda ışık olmak bedel ister." Bir adım daha yaklaştı yeterince yakın değilmiş gibi. Nefesi tenime değdiğinde sesi neredeyse fısıltıya döndü: "Karanlığa düşersen korkma. Çünkü seni orada ben bekliyorum." Kelimeleri yüzüme değil de sanki kalbime çarptı. İki kafesin arasında sıkışıp kalan zavallı yüreğim sırtına kanatlar takmıştı ve uçmak için sanki son bir kelime bekliyordu. "Peki ya o karanlığın içindeki adam tehlikeliyse?" diye mırıldandım. "Tehlikeyi yok ederim." (Kitaptaki olay, kişi, kurum şahsıma aittir. Hiçbir şekilde çalınamaz, kopyalanamaz ve uyarlanamaz. Bütün hakları saklıdır!)
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 130,861
  • WpVote
    Votes 7,814
  • WpPart
    Parts 19
Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text by gugukkusu1001
gugukkusu1001
  • WpView
    Reads 252,336
  • WpVote
    Votes 22,524
  • WpPart
    Parts 28
0535***: Kaldır o güzel kıçını ders çalış. 0535***: Sınavın var, kaldım diye ağlama sonra Siz: Sen kimsin? Siz: Hem nereden biliyorsun sen? Kim söyledi 0535***: Sınavın olduğunu mu? 0535***: Herkesin finalleri başladığı için, sınavın olduğunu tahmin etmek zor değil. Siz: Hayır onu demiyorum 0535***: Neyi diyorsun? Siz: Kıçımın güzel olduğunu. Reddettiğim çoçuğun staja gittiğim hastanede dokor olacağını ve bana hayatı zindan edeceğini nereden bilebilirdim ki?