elif_wakabayashi
- Reads 3,207
- Votes 122
- Parts 18
"Vachel Lindsay'in 'General Williams Booth Cennete Gidiyor" şiirini okuyalım. Ben durduğumda siz 'Kuzunun kanında yıkandın mı?' diye soracaksınız" dedi.
Okumaya başladı.
"Booth davuluyla cesurca vurduğunda"
Diğerleri karşılık verdiler:
"Kuzunun kanıyla yıkandın mı?"
Mert Günok önde, oğlanlarla kızlar arkada yola çıkıp okula gidene kadar durmadan şiir okudular.
Arkadaşları mağarada onun onuruna toplantı düzenlerken Barış karanlık odasında tek başına oturuyor, pencereden dışarı bakıyordu.
Tutku bedenini kurutup bomboş bırakmıştı sanki. Yüzündeki ve eklemlerindeki bütün duygular çekilmişti.
Barış kendini karın ağırlığı altında ezilecek, kınlgan bir kabuk gibi hissediyordu.
Dolunay vardı. Yıldızlar öyle çoktu ki...
Berrak ama soğuk bir geceydi. Ağaçların dallarından ağır buz kütleleri sarkıyordu.
Oğlanlar, Kayla ve Ezgi, Bay Günok'u takip ediyordu.
Kıraç orman, don sayesinde pırıldayan elmaslar dünyasına dönüştü. Günok şiir okuyor, grup da onun arkasında ilerliyordu.
"Azizler ciddiyetle gülümsediler ve dediler ki"
"Kuzunun kanında yıkandın mı?" dedi koro hep bir ağızdan.
türkiye a milli futbol takımı au fic