okyanusum_26 adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
Gözlerindeki Ay | Yarı Texting by hiraethly0
hiraethly0
  • WpView
    Reads 198,826
  • WpVote
    Votes 11,526
  • WpPart
    Parts 34
İdil Duru onu aldatan eski sevgilisinden hesap sormak için ona yazar ama numara yanlıştır ve İdil okulun kekosuna yazmıştır İdil: sadece bir açıklama yap İdil: neden yaptın bunu bana İdil: en yakın arkadaşımla neden beni aldattın İdil: lütfen artık cevap ver bana Cihan İdil: her şeyi öylece bırakıp kaçamazsın 0543*: Bir haftadır bildirimlerin anasını ağlattın 0543*: Hayır yazmıyorum da belki sıkılırsın diye 0543*: Yok anam yine yazıyon 0543*: Bacım yanlış numara
DOKUZ OĞUZ by mavizbek
mavizbek
  • WpView
    Reads 200,044
  • WpVote
    Votes 7,030
  • WpPart
    Parts 9
Bir ölüm, sadece bir can almaz. O canın dokunduğu her hayatta, o kişinin yerini tutan ne varsa hepsini beraberinde götürür. Umut gittiğinde, geride kalan iki çocuk sadece bir ağabeyi değil; renkleri, şarkıları ve en önemlisi yarın'a duydukları o sarsılmaz inancı kaybetti. ​O gün o evde sadece Umut gömülmemişti; üç çocuktan geriye kalan o kopmaz bağın neşesi de toprağın altına bırakılmıştı. Şimdi iki kişiydiler, ama her biri bir buçuk kişi eksik... Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın. Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara... Aramıza yeni gelen herkese sımsıkı sarılıyorum. :)
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,718,002
  • WpVote
    Votes 738,850
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.