mari_nette_ adlı kullanıcının Okuma Listesi
19 historias
DEMİR ZAMBAK por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 1,430,989
  • WpVote
    Votos 91,314
  • WpPart
    Partes 11
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
DİRİM por adesyazar
adesyazar
  • WpView
    LECTURAS 75,074
  • WpVote
    Votos 1,435
  • WpPart
    Partes 17
SINIRDA SERİSİ III Üsteğmen Kürşat Öztürk'ün özel bir görevle İtalya'ya gitmesiyle örgüt kurucusu Mossimo Vigor'un bale öğretmeni kızıyla yolları kesişir. Bu karanlık krallığa tek başına değil iki kişi olarak savaş açacaklardır. Balerin babasının onun arkasından çevirdiği işleri öğrenir öğrenmez Guerra Rossi'nin asıl kimliğini öğrenir ve birlikte babasına karşı savaşmayı teklif eder. Guerra Rossi kılığındaki Üsteğmen Kürşat Öztürk'ün mücadelesi nasıl ilerleyecek? Bu karanlık örgüte tek başına mı yoksa iki kişi mi savaşacaklar?
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 4,654,616
  • WpVote
    Votos 256,906
  • WpPart
    Partes 44
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
17 EYLÜL por esmatonguc
esmatonguc
  • WpView
    LECTURAS 621,713
  • WpVote
    Votos 40,488
  • WpPart
    Partes 55
Hukuk - Polisiye
SON KAPI | KUĞU KIYIM por cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    LECTURAS 1,254,140
  • WpVote
    Votos 69,807
  • WpPart
    Partes 27
Yapay zekâ... Ucu bucağı olmayan, her saniye gelişmeye devam eden mükemmel bir sistemdi ta ki insanlarla tanışıncaya kadar... Peki ya bu sistem bir gün başkaldırırsa ve onu oluşturanlar bile ona mâni olamazsa...
TOZLU PEMBE por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 2,585,291
  • WpVote
    Votos 167,134
  • WpPart
    Partes 29
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURAS 12,040,318
  • WpVote
    Votos 922,844
  • WpPart
    Partes 88
••Final oldu, tamamlandı. Seri üç kitapla raflarda yerini almıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
KIRIK İNCİ por cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    LECTURAS 4,854,100
  • WpVote
    Votos 265,145
  • WpPart
    Partes 31
"Sadece seni yok etmek istiyorum." dediğinde dudaklarımda kışkırtıcı bir gülüş oluştu. "Öyle mi?" dedim dudaklarına doğru fısıldayarak. "Daha çok beni nefesimi kesene kadar öpmek istiyormuş gibi bakıyorsun." dedim ama bakışlarını hiç değiştirmedi, bana öyle bakmaya devam etti. "Doğru başta amacın gerçekten beni yok etmekti, sonra baktın ki etrafımda bunu yapmaya meraklı insan çok, acıdın mı?" Konuşurken hafif alaylıydım, her bir kelimemde, her nefesimde amacım onu daha da çıldırtmaktı. "Aslında evet, seni ben mahvedecektim ama ortada mahvedilecek bir şey kalmamış." dedi eli çenemi hafif hafif okşarken. Ve onun dokunuşu mahvedilecek bir şeylerin kaldığını hissettiriyordu. Yine de bakışlarım düşmanca kısıldı. "Senin görevin beni korumaktı, değil mi? Dur o da oyundu, doğru ya." 07.04.2023
BUL BENİ por beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    LECTURAS 911,043
  • WpVote
    Votos 55,482
  • WpPart
    Partes 26
Boş kalan son sayfa dolmadan, kibritler yere saçılmadan, yanan son mum sönmeden, bu yabancı duman her yanımızı sarmadan ve onlar beni bulmadan bul beni...
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 9,566,576
  • WpVote
    Votos 734,758
  • WpPart
    Partes 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.