Mavisell_08 adlı kullanıcının Okuma Listesi
11 قصة
PENÇE'NİN NOKSANI بقلم adelyswie
adelyswie
  • WpView
    مقروء 89,094
  • WpVote
    صوت 5,680
  • WpPart
    فصول 28
Bütün benliğini vatanına adayan, onun aşkıyla tutuşan bir asker için ay yıldızdan başka sevda olamazdı. Kanının son damlası, bayrağının dalgalanması, son nefesi, milletinin istikbâli için feda edilirdi. Gönüle kor gibi düşen bir yaren bile, şehidin son örtüsüne el bastıran o kutlu yemini bozdurmazdı. Üsteğmen Selçuk Atagün'ün hayatı, kendisini vatan yemini ve sevdası arasında bırakacak bir kadınla tanıştığında tamamen değişecekti. • Not: Bu hikâyede geçen karakterler ve isimler tamamen hayal ürünüdür. (Değiştirilmiş Kapak) By Adela <2025>
Lanet بقلم nehir120
nehir120
  • WpView
    مقروء 292
  • WpVote
    صوت 118
  • WpPart
    فصول 9
"Kanla çizilmiş bir kader, gözlerimin önünde beliren bir yabancı... Ve ben hâlâ onun kim olduğunu bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, hayatımın zaten çatlaklarla dolu olduğuydu. Anneme ait olmayan bir sevgi, evin duvarlarına sinmiş soğukluk ve susturulmuş cümleler arasında büyürken, karanlığa yabancı değildim. Belki de bu yüzden onun tehlikesi beni korkutmuyordu. Belki de içimdeki boşluk, onun sessizliğinde kendine yer buluyordu. Ama bazı adamlar sadece gizem değildir. Bazıları, dokunduğu her şeyi yavaşça yok eden bir fırtınadır. Ve ben... O fırtınanın tam ortasında duruyorum.
KAN VE ÇİL(ASKIDA-YAZ BİTİMİNDE DEVAM EDECEK) بقلم Mavisell_08
Mavisell_08
  • WpView
    مقروء 6,276
  • WpVote
    صوت 205
  • WpPart
    فصول 5
"Nereden senin oluyor? Tapunu göster. İnanmam yoksa. Hem ayıp ayıp. Karşında bir hanım efendi var, nezaket göster." Kaşları havalandı."Hanım tamam da, efendi biraz fazla sanki." --- ​Dünya, yasaların değil, hüküm süren iki dev gücün; Erdeniz Hanedanlığı ve Bellini İmparatorluğu'nun pençesindedir. Yıllardır süren kanlı savaşı bitirmek için tek bir çözüm vardır: Büyük Kurban. Bir taraf, diğerine ölüme mahkûm bir kurban gönderecek ve barış bu bedelle mühürlenecektir. Kurban hayatta kalırsa dünyada barış sağlanacaktır. --- Dila bir çiçekçide, karşılaştığı adam ile kavga eder. Eve gidince ise yıllardır görmediği babası karşısına çıkar. ​Dila Allegra, öz babası tarafından bu kanlı anlaşmanın içine, gerçek kurbanın yerine geçmesi için zorla gönderilir. Anlaşma gereği Erdenizler'in oğlu Bora Karan Arel ile evlenecektir. Ama bu esaret, her iki taraf için de geri dönülmez, tehlikeli bir arzuya dönüşmek üzeredir.
+13 أكثر
Can Kırığı (KİTAP OLDU) بقلم yarenbockun
yarenbockun
  • WpView
    مقروء 2,836
  • WpVote
    صوت 799
  • WpPart
    فصول 29
Ellerimi raflarda gezdirip kitaplara baktım. Tüm kitaplar özenle dizilmişti. "Kıraç burası harika, galiba ömrümün sonuna kadar burada kalabilirim." "Kalabilirsin." O karşımdaki sallanan sandalyeye oturup bana bakmaya başladı. Ben de yanına gidip oturdum. "Kafeye geldiğin zamanlar burayı kapatıyor musun?" "Hayır, Ali var burada çalışıyor. Ona bırakıyorum." Kafamı olumlu anlamda salladım ve aklıma gelen soru ile ona döndüm." "Peki böyle huzurlu bir yere sahipken neden sürekli kafeye geliyorsun Kıraç?"
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 9,642,339
  • WpVote
    صوت 736,527
  • WpPart
    فصول 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 7,940,803
  • WpVote
    صوت 195,870
  • WpPart
    فصول 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
+22 أكثر
YARALASAR(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 17,868,496
  • WpVote
    صوت 708,565
  • WpPart
    فصول 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SARKAÇ(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 19,069,968
  • WpVote
    صوت 707,691
  • WpPart
    فصول 37
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
Siyah Leke (+18) بقلم Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    مقروء 712,643
  • WpVote
    صوت 18,587
  • WpPart
    فصول 97
Hayatınızda değiştirmeyeceğiniz üç şey vardır bunları biliyor musunuz? Ölüm... Kader ve Geçmiş... Bunların üçünü asla değiştiremezsin. Ne olursa olsun bir şekilde ölümün belirlenir, kaderin belirlenir ve geçmişin belirlenir. Geçmişinden ne kadar pişman duyarsan duy değiştirebiliyor musun? İçinden keşke diye geçirdiğini biliyorum. Ama geçirme aksine geçmiş hatandan ders çıkar. Geçmişin yarınını oluşturur... Tabi bazılarımızın geçmişi baya derindir ne kadar geçerse geçin gün gelir yüzüne birden tokat gibi çarpar, bir şey görürsün, duyarsın aklına o zaman gelir. Sanki zaman durur ve sen o geçmişinde ki hatanda takılır kalırsın. Zaman sanki sana düşmanmış gibi seni o zamana takılı bırakır ve gerçeklikten soyutlaştırır...Geçmişi parlak olmayan ve narsis bir baba tarafından büyütülen Kıraç Akıncı. Aile sorunları ile büyüyen ve kendin pembe dünyasında yaşayan Alya Karamaça... "Geçmişin siyah lekelerini bu günüme taşıyacağını bilseydim asla onlarla o çardaklar tanışmazdı." Yazılma Tarihi : 30.12.2019 Tekrar Yayınlanma Tarihi : 23. 07.2023
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 39,210,284
  • WpVote
    صوت 1,686,028
  • WpPart
    فصول 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!