Okunacallar
3 قصص
ÜZÜM BUĞUSU بقلم bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    مقروء 3,920,858
  • WpVote
    صوت 222,235
  • WpPart
    فصول 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
+4 أكثر
İSTİSNA • Texting بقلم Adiiyokhala
Adiiyokhala
  • WpView
    مقروء 48,790
  • WpVote
    صوت 3,578
  • WpPart
    فصول 39
05** *** ** 90: Merhaba. Ben: Siz kimsiniz? 05** *** ** 90: Size söylemediler sanırım? Müstakbel eşiniz oluyorum. Ben: Pardon! Dalga mı geçiyorsunuz? 05** *** ** 90: İnanın bunu bende çok isterdim ama maalesef dalga geçmiyorum.
+10 أكثر
Duası Kadar Sever İnsan بقلم -madamnisa
-madamnisa
  • WpView
    مقروء 221,920
  • WpVote
    صوت 15,284
  • WpPart
    فصول 46
Kapı çaldığında sofraya son tabakları yerleştirmekle meşguldum. Gülsüm teyze eli hamurlu olduğu için kapıyı açmamı istediğinde kapıya ilerledim. Kapıyı açtığında uzun boylu sayılabilecek, üstünde jandarma forması olan, dik duruşlu ve oldukça sert mizaçlı bir adam karşıladı beni. Kim olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu. Sert bakışları bir an gözlerime değsede hemen çevirdi bakışlarını önüne. "Buyrun?" dedim çekingen bir sesle. Bakışları yerdeyken, "Sen kimsin?" diye sorduğunda, yanıtladım. "Feyza ben. Yeni kiracı." "İyi, hayırlı olsun," dedi tekdüze bir sesle. "Sağolunda, siz kimsiniz?" diye sormayı akıl ettim sonunda. "Bende Eyüp, ev sahibi. Şu an sizin durduğunuz dairede yaşıyorum." Harika, adamı kendi evine almak yerine hesap mı soruyordum cidden!