bnsarac
Güzel gözüken şeyleri severim. Güzel hissettiren her şeyi de. Gökyüzünü mesela. Ucu bucağı gözükmeyen ve etrafımı çepeçevre saran halini. Masmavi halini, bulutlarla gölgelenmiş halini. Hem sonra, ormanları severim. Yemyeşil ağaçları, çimleri, yaprakları ve de rengarenk çiçekleri.
Herkes seviyor değil mi güzel olan şeyleri? Ama benim sevdiğim gökyüzü kimseninkiyle aynı değil. Benim sevdiğim orman da, çiçekler de.
Benim gördüğüm sen de, söylediğim sözler de.
Bir şeyi söylemenin binbir çeşidir var. Söylediklerimle kastettiğim şeyin aynı olmama ihtimali. Bir şeyin gerçekleşmesinin binbir hali ve gerçekleşmemesinde yaşanacakların binbir olasılığı.
Peki sizce biz mi konuştuklarımızı yaşarız yoksa konuştuklarımız mı bizi yaşar?
Bir süre sonra biz kelimeleri kullanmayı bırakırız da, kelimeler mi bizi kullanır yoksa?