Dhs
5 stories
İyileşmek İçin Bir Dakika by veramind
veramind
  • WpView
    Reads 23,300
  • WpVote
    Votes 1,204
  • WpPart
    Parts 10
Bazen yaralı olmadığın halde yaranı fark edersin; iyileşmek zaman alır, bazen de iyileşmek kadar iyileştirmek istemezsin. "Şifa gibisin turuncu. Şifa gibi... Avuçlarının arasında cennet bahçelerinin en güzelini saklıyorsun." Kanadı kırık kuşun kanadına merhem oldun, oysa kuşun kalbine bıraktığı hasarı; avuçlarının arasından kanatları iyileşerek uçtuğunda, gitmesinden kalan hiçbir iz kalmadığında anlarsın. Gece yarısı tanımadığı bir insan tarafından öldürülmek için kovalanır Seren, ancak bu öldürülmeye baş kaldıran Leoni; Seren'i kurtarmak için yaralanır. Daha zaman olduğunu düşünmesine rağmen karşısına çıkmak zorunda kaldığı Seren'e ise bu durumu anlatmak için zorlanır; kendini anlatmak için hazır hissedene kadar, Seren'in yanında kalmasına sağlayarak ona desteğini sağlar. Kimseye inanma Seren, kimseye güvenme Seren; hayatın bir o kadar uzak, bir o kadar yakınında. Bazen düşmanı uzaklarda aramana gerek kalmaz; belki bir adım uzağında, belki bir nefes mesafesi yakınındadır. 🌇 Kitabın içinde geçen hiçbir kurum, kuruluş, olay ve karakterler; gerçek değildir, gerçek olamayacak kadar gerçeklikten uzaktır.
ESİR by sevmekbuyuksuc
sevmekbuyuksuc
  • WpView
    Reads 6,324,375
  • WpVote
    Votes 208,642
  • WpPart
    Parts 64
"Canını yakmak istemiyorum ama beni zorluyorsun." Yanaklarımdan bir yaş süzüldü. "Senden nefret ediyorum." Kolumdan tutmayı bırakıp bedenimi hızla bedenine hapsetti. Kollarının arasında küçücük kalmıştım. "Biliyorum ve senin de bilmen gerek." Gözleri yüzümü yavaşça inceledi, irislerinde duygudan eser yoktu. Hep böyleydi. "Seni asla bırakmayacağım." • TAMAMLANDI✔
Kanlı Saltanat  by helenasmin
helenasmin
  • WpView
    Reads 748,546
  • WpVote
    Votes 27,267
  • WpPart
    Parts 47
" O kapıdan çıktığın anda. Hayatındaki her canlıyı. Tek... Tek... Öldürürüm!"
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,743,694
  • WpVote
    Votes 509,835
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.