lokinintesseracti
- Reads 150,774
- Votes 9,132
- Parts 47
"Peki... ne zamandan beri?"
Gökhan anlamayarak, biraz da merakla yüzüme baktı.
"Ne, ne zamandan beri Nazlı?"
"Duyguların." dedim, fısıltıyla. "Duyguların ne zamandan beri var?"
Gökhan ciğerlerini parçalarcasına derin bir nefes aldı ve usulca gözlerini kapattı. Sanki o an; yıllar öncesinin tozlu raflarına, çocukluğumuzun geçtiği sokak aralarına geri gidiyor gibiydi.
"Ben de tam tarihini bilmiyorum ki Nazlı. Bir sabah uyandım ve senin gülüşünün benim için bir ihtiyaç olduğunu fark ettim. Ne ara kalbime girdin, ne zaman kendini iliklerime kadar işledin inan ben de bilmiyorum. Ama o günden sonra yani duygularımı fark ettikten sonra güneş sanki sadece senin yürüdüğün yollarda, senin güldüğün zamanlarda doğmaya başladı. İşte o an anladım ki artık sen yoksan, her yer karanlıktı benim için."
***
Nazlı, yıllar önce ailesini karşısına alarak evlenmiş ve bu evlilikten doğan kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış bir annedir. Kızı Aybüke ise doğuştan gelen kalp hastalığıyla yaşamakta ve bu hastalık, her geçen gün hayatını biraz daha zorlaştırmaktadır.
Takvimler, artık doktorların yapabileceği bir şey kalmadığı günü gösterdiğinde; Nazlı için ne gururun ne de geçmişteki kırgınlıkların bir hükmü kalır. Ve kızının kalan son zamanlarını aile sevgisiyle geçirebilmesi için, yıllar sonra baba evine geri döner. Ancak bu dönüş Nazlı için sadece bir sığınış değil; yıllardır üzerine kilit vurduğu geçmişiyle, kırgınlıklarla ve ruhunda bir kambur gibi taşıdığı o ağır yüklerle en çıplak haliyle yüzleşmek zorunda kaldığı sancılı bir yolculuğun başlangıcı olur.
14 Bahar; bir annenin çaresizliğinden doğan ve sevgiyle yoğrulup fedakârlıkla büyüyerek, kalpten kalbe dokunan bir hikâye...