retouraunoir
"Bir isim nasıl olurdu da şehrin en büyük kabusu haline gelirdi?"
Adaline Lyra Solis, gölgesinde büyüdüğü manipülasyonların pençesinde, kendini iyiliğin hizmetinde sandığı bir projenin derinliklerinde bulur. İyiye hizmet ettiğini düşünerek zihninden, vicdanından ve benliğinden parçalar koyar. Ancak son anda duyduğu birkaç sözcük, inandığı her şeyin aslında korkunç bir katliama hizmet ettiğini fark etmesine neden olur. Başlattığı yüklemeyi durdurmaya çalışsa da artık çok geçtir; patlama ölümlere ve kayıplarla sonuçlanır.
Gerçek, bir sır gibi saklanırken Kasra'da, Adaline katil olarak ilan edilir.
Adaline, peşinde olan örgütlerden kaçarken hayatta kalabilmesi için babası, Adaline'ın yanına bir koruma verir. Soğukkanlı, mesafeli ve fazlasıyla kontrollü bu adam, yalnızca onu korumakla kalmaz. Kasra'nın görünmeyen yüzüne açılan bir kapı gibi Adaline'ın hayatına yerleşir.
Kaçış uzadıkça tehditler artar, örgütler arasındaki dengeler yavaşça bozulmaya başlar. Bu kaosun ortasında Adaline ve koruması arasında doğan yakınlık, ikisi için de hesaba katılmamış bir zayıflıktır. Güven, hayatta kalmanın tek yolu gibi görünürken; aşk, Kasra'da yapılabilecek en büyük hataya dönüşür.
Çünkü adamın sakladığı sır, yalnızca geçmişiyle ilgili değildir.
Bu sır açığa çıktığında, Adaline'ın tüm inancı yıkılacak, sevgi yerini nefrete bırakacak ve bir zamanlar aynı yolda yürüyen iki insan, birbirinin en büyük düşmanı hâline gelecektir.
Ve bazen en ölümcül savaş, sevdiğin kişiyle girdiğin savaştır.