Hayatımın anlamları
55 stories
MOR SÜTYEN  (Yarı Texting) by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 160,340
  • WpVote
    Votes 9,051
  • WpPart
    Parts 18
Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.
NEFHA |TAMAMLANDI| by yeter_zngr
yeter_zngr
  • WpView
    Reads 820,129
  • WpVote
    Votes 45,340
  • WpPart
    Parts 37
"Ne iş yaptığımı sormadın?" dedi sorarcasına. "Mesleğinden önce merak ettiğim başka sorular vardı." "Alabildin mi peki cevabını?" diye sordu. "Evet." "Sonuç ne peki?" diye merakla sordu bu kez. Dirseği masaya yaslıydı ve diğer eli hafif kirli sakallarını kaşıyordu. O an benden beklenmeyecek bir cesaret ve netlikle cevap verdim. "Sen tam da evlenilecek adamsın." 03.08.24
DOKUZ OĞUZ by mavizbek
mavizbek
  • WpView
    Reads 186,199
  • WpVote
    Votes 6,105
  • WpPart
    Parts 8
Bir ölüm , kaç kişinin hayattına mal olur? Aynı evin içinde büyüyen üç çocuktan geriye iki kişi kalır. Biri ikizini kaybederek yarım kalır. Diğeri ise bu hayatta ilk güvendiği kişiyi kaybeder. Güven ve yarım kalma hissini ayakta tutan kişi abileriydi.Umut ölmüştü... Gidişiyle renkler kaybolmuştu. Sesler, şarkılar onun ölümüyle yok olmaya mahkum edilmişti. Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın.Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara...
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,256,570
  • WpVote
    Votes 569,504
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Yabancı Dergi by vestarell
vestarell
  • WpView
    Reads 25,661
  • WpVote
    Votes 2,583
  • WpPart
    Parts 8
Petek, platonik olduğu çocuğa, okul dergisi için röportaj bahanesiyle yazar. Yağız Efe'nin bu teklifi kabul etmesiyle, hikayeleri başlar...
KELEBEKLER BİR GÜN YAŞAR by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 1,771,807
  • WpVote
    Votes 86,160
  • WpPart
    Parts 37
Dilhun kitabında geçen Karan ve Mavi'nin hikayesidir. Bu kitabı anlamak için diğerini okumanıza gerek yoktur. Kırdığın kalbin vebaliyle yaşar, Seni bir daha kalbine almayacağı gerçeğiyle ölürsün. Unutma; Gitmek, ihanet etmektir. Gitmek, seni aslında sevmedim demektir. Gitmek, sana adanmış bir kalbin içine acımasızca tükürmektir. Ve gitmek, En çok sen demektir. Yayınlama tarihi: 14.02.2024
SERÇENİN SERZENİŞİ  by Frezya24_
Frezya24_
  • WpView
    Reads 2,643
  • WpVote
    Votes 138
  • WpPart
    Parts 4
❝Sevdasını kaybeden insanların timsalidir Serçenin Serzenişi.❝ *** Bu kitapta zaman zaman küfür, +18 argo ve sert ifadeler yer alabilir. Hikâye tamamen kurgusaldır; karakterlerin söyledikleri ya da yaptıkları gerçek hayattaki düşünceleri temsil etmez. İyi okumalar. Serçenin Serzenişi isimli ilk kitaptır. İyi okumalar ballarım🫠
Ölümün Fısıltıları [Bitti] by idil466
idil466
  • WpView
    Reads 132,723
  • WpVote
    Votes 7,915
  • WpPart
    Parts 48
Altı yaşında bir kızın dünyası bir gecede yıkıldı. Larissa, ailesinin gözleri önünde katledilmesiyle hayata acının en karanlık yüzüyle karşı karşıya geldi. Yıllar sonra, kalbini sarmalamış zehirli sarmaşıkların arasından bir plan doğdu: intikam. Artık o sıradan biri değil. Dijital dünyanın gölgelerinde dolaşan, en güvenli sistemleri diz çöktüren, ülkenin dört bir yanını alarma geçiren bir hacker. Kimliği meçhul. Ayak izi bırakmıyor. Ve onu yalnızca bir kişi görebiliyor: Başkomiser Pars Kandemir. Herkesi elinde kukla gibi oynatabilen biri vardı. Larissa mıydı? Hayır... Larissa Elis. Bu hikâye sadece bir intikam ya da aşk hikâyesi değil. Bu, karanlığın hüküm sürdüğü fısıltılar. Avcı ve av kimdi? Ya ikisi de aynı kişiyse? ___________________________________________ Kitap tarafıma aittir çalınması veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
ZEHİR'E BULANMAK  by iburyyoudarlin
iburyyoudarlin
  • WpView
    Reads 325,589
  • WpVote
    Votes 14,392
  • WpPart
    Parts 19
❝ Alageyik, Alacageyik... avuçlarıma düştün, toprağıma çamur oldun. Ben şimdi seni nasıl avlamayayım? ❞ İlk yayınlanma tarihi; 10.03.2023 Zehir'e bulanmak adında Wattpad de ilk kurgudur alınamaz ya da kopyalanamaz. İlk 6 bölüm 2023'ten kalmadır bunun bilincinde okuyunuz bazı kısımları ve sahneleri baştan yazsam da çoğunluk aynı. final olduğunda düzeltme yapacağım, diğer türlü durmadan harf harf düzene aldığımda satır arası yorumlar siliniyor.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,703,403
  • WpVote
    Votes 703,850
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.