ElzemAkayGevheri's Reading List
3 stories
Karanlık Yemin by Gwlayy
Gwlayy
  • WpView
    Reads 270
  • WpVote
    Votes 94
  • WpPart
    Parts 6
İhanetin ve sadakatin sınırları kanla çizilir. Herkes bir gün bir seçim yapar: ya sevip kaybedecek, ya kan döküp susacak. Efsun Karasancak, geçmişin karanlığında doğdu, intikamla büyüdü. Aşk mı? Tehlikeli bir düş. Sadakat mi? Ölümüne bir yemin. Yeminliler mi? Onlar asla affetmez.
ŞAH VE MAT by elyonell
elyonell
  • WpView
    Reads 7,145
  • WpVote
    Votes 720
  • WpPart
    Parts 22
Hacker olan Deniz başını belaya sokmayı çok sever. Yer altı dünyasını birbirine katarak kendini gizler. Kendini gizleyerek mafya tipli insanların içine sızarak işini yapar. Ta ki yanına bir hain gelip onu ifşa edene dek... Bu maceralı hikayemde yanımda olun...
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,308,057
  • WpVote
    Votes 726,316
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.