Oxunacaqlar
13 stories
KIRIK PUSULA by kaminya
kaminya
  • WpView
    Reads 361,814
  • WpVote
    Votes 17,831
  • WpPart
    Parts 22
"Hazır ol, gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum. Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamın evlilik teklifi etmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... Ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek. Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
YASAKLI +21 by nesmeralda
nesmeralda
  • WpView
    Reads 795,170
  • WpVote
    Votes 10,351
  • WpPart
    Parts 36
Bazı insanlar yanlış kişiye âşık olur. Ben ise yanlış insanlara. On sekiz yaşında, hayatı yeni öğrenmeye çalışan bir kızdım. Ama verdiğim kararlar, taşıyabileceğimden çok daha ağırdı. Abimin arkadaşlarıyla yaşadığım gizli ilişkiler, başta sadece heyecan verici bir sır gibi görünüyordu. Ta ki her şey kontrolden çıkana kadar... Çünkü kalp kırıkları iyileşebilirdi. Ama bazı hataların geri dönüşü yoktu.
Gülzar-ı MiR  by Elaaaaaavb
Elaaaaaavb
  • WpView
    Reads 156,976
  • WpVote
    Votes 7,043
  • WpPart
    Parts 40
İki farklı dağ, iki ayrı aşiret... Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan. Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı. Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül'e dokunur. İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik. Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesine dönüşür. Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza'ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecektir. Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz: Hırs dolu bir üvey anne... Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş... Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları... "Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalırdı? Bedenen iyileştiğinde mi, yoksa kalbine dokunulduğunda mı?"
Elzem: Leyla Gecesi by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 1,602,722
  • WpVote
    Votes 125,607
  • WpPart
    Parts 31
"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde ayağının ucuyla geçmişin izlerini sildi sanki. "Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl'im, Leyla'm, gecemin karanlığı, çıkmazım..." Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim. O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi "Benden ne istiyorsun?" Diye sordum. "Seni." Dedi. ... Leyl... Leyla... Gece saçlı güzel kadın...
FİRUZE by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 449,414
  • WpVote
    Votes 22,408
  • WpPart
    Parts 17
𓇚𓇚𓇚 "Kaçma!" dedi Ezra yakarır gibi. " Bir kere de beni yakma, iki gözüm." Firuze kolunu kurtarmaya çalıştı. İzin vermedi Ezra. "Gitmem lazım." dedi Firuze titreyen bir sesle. Oysa sert çıkarmaya çalışmıştı sesini ama artık olmuyordu. Yıkılmıştı tüm duvarları, tutamıyordu bu enkazı. Bir kez daha gitmeye çalışınca Ezra'daki bütün ipler koptu. Şu Midyat hep sessizliğine mahkumdu ya! Sevdasını haykırınca göğe şimşekler çaktı sanki yer yüzünde. "Kahrolmayasıca! "dedi onu kollarına alarak. Bir kolu Firuze'nin ince belini sardı. Boşta kalan ise güzel gözlerini kaçırmasın diye Firuze'nin yüzünü kavradı. Bir kere daha isyanını haykırdı ona. "Kahrolmayasıca! Ben daha sana nasıl anlatayım seni sevdiğimi! " Firuze onun kollarında sarsıla sarsıla ağlamaya başladı ama Ezra bunu bile görmüyordu. "Senin sevdanı demire söyledim, boynunu büktü. Taşa fısıldadım, yükümden dağıldı. Şu dağa bağırsam yıkılır ama bir sen anlamadın Firuze!" Bir kere daha sarstı onu. Dudakları arasında sadece Firuze'nin göz yaşları, Ezra'nın ise haykırışları kadar bir mesafe vardı. Aşılsaydı bu uçurum, sönerdi belki bu hasret ama bir nefeslik bu mesafe kaybolmuş yıllar kadar uzundu işte. "Keşke kör kalsaydım!" dedi ona doğru." Keşke kör kalsaydım da senle kör olmasaydı şu gönlüm!" Firuze'nin gözlerine değdi gözleri. Ağladığını fark etti. O da yıkıldı karşısında. Saman alevi yandı sarı renginde. Söndü Firuze'nin kara gözlerinde. "Neden?" dedi yıllardır dilinin ucunda tuttuğu, boğazına düğüm ettiği soruyu sonunda sorarak. "Neden kaçıyorsun benden?" 𓇚𓇚𓇚 19.09
MIH by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,624,871
  • WpVote
    Votes 390,230
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın kıyafetini hiç merak ettiniz mi? Peki ya bedenini? İntikam,nefretle kararmış lacivert gözlerdi. İntikam,bir kafesin ardına gizlenmiş saldırmayı bekleyen bir bedendi. İntikam, ruhunu kasıp kavuran ateşten, uçsuz bucaksız bir buz kütlesiydi. İntikam, karanlığa ait dünyada Siraç Vuslat demekti. Yer altı dünyasının Azrail'i olarak adlandırılmış bir genç adam . Bir kulübe,bir masumun intikamı. Bir kurul, suçsuz insanların günahkar kuklacıları. Ve karanlığın intikamına boyanmış kör kuyularına düşen, küçük narin bir ışık; Elif! O bir anahtar. Kalbine hiç nefret uğramamış bir umut. İntikamın ilk aydınlığı; Günışığı! Onun bir görevi var. Seveceği adamın tek hedefi olan intikam onu yok etmeden, kalbini açtığı bu adamın cehennemden uzaklaşmasını sağlamak. Cehennem, bir ışık için kör karanlığı affedecek miydi? Yoksa bir türlü Azrail'i azad etmeyen intikam, onu anahtarsız kapılar ardında saklamaya devam mı edecekti? Oysa Allah'ın ol demesiyle bütün kapılar açılırdı! İntikamın ölümü, Günışığının baharını getirecekti...
ŞANS TILSIMI • KARMAŞIK by cordeleima
cordeleima
  • WpView
    Reads 92,542
  • WpVote
    Votes 7,350
  • WpPart
    Parts 10
Melis Soykan, 17 senesini üvey babası ve abisiyle geçirdiğinden bir haber olan ve Tourette sendromuna sahip bir genç kızdır. Hayatı yasaklar ve engellerle geçerken bir sabah kapının çalması ile her şey değişir. Çünkü gelen kişi öz babasıdır. Ailesine kavuşmuş olmanın heyecanı ve korkusunun yanında, bir de uzun süredir gitmediği okuluna dönen Melis, her şeye alışmaya çalışırken etrafındaki sırların farkında değildir. En önemlisi ilk aşkını yaşarken ilk kalp kırıklığını da yaşayacağından da haberi yoktur. Tıpkı, hayatında hissetmediği duygularını fark etmesini sağlayan Aras Özkan'ın, onu üvey babasına teslim eden adamın oğlu olduğundan haberi olmadığı gibi... Eski adıyla Karmaşık, yepyeni haliyle yayında!
Yanlış numara, doğru kişi|Yarı Texting by tutkulyz777
tutkulyz777
  • WpView
    Reads 563,715
  • WpVote
    Votes 26,377
  • WpPart
    Parts 54
Gecenin yarısı bir İtalyan mafya, kendisini dolandıran Türk muhasebeciye tehdit mesajları attığını sanırken, Türk mimar Arden Aras'a mesaj atarsa neler olur? - İsmin Aras değil mi?! - Evet, soyadım Aras. - Ebenin amına koyayım Aras! Madem sensin, neyin tatavasını yapıyorsun o zaman?!
Kolombiya Gecesi by kirikaynalaar
kirikaynalaar
  • WpView
    Reads 704
  • WpVote
    Votes 92
  • WpPart
    Parts 1
(+18) "Bir daha söyle." dedim boğuk sesimle, ciğerlerim o kırmızı saçların ateşiyle dolmuş gibi yanarken. Gözlerini açtı. Tam o anda, bütün geceyi unutsam bile o bakışı unutamayacağımı biliyordum. "Juan..." Ve bu defa adımı değil, lanet kaderimi söylüyordu sanki. Beni tanımıyordu. Henüz. Ama sabah olduğunda, ne yaptığını fark ettiğinde... Çok geç olacaktı.
Kırık Aynalar Yarışı by kirikaynalaar
kirikaynalaar
  • WpView
    Reads 114,809
  • WpVote
    Votes 1,297
  • WpPart
    Parts 5
(+18) Namluyu adamın sırtına, kürek kemiklerinin arasına yasladım. "Ben olsam kıpırdamazdım." Adam kıpırdamadı ve açıkçası bu, beklediğim tepki değildi. Sırtındaki kasların namlunun değdiği yerde çok hafif gerildiğini hissettim ama bunun dışında hiçbir şey olmadı. Bu sakinlik içimdeki bütün alarm zillerini aynı anda çaldırdı. Normal biri değildi ve bunu daha yüzünü görmeden anlamıştım. Silahı biraz daha bastırdım. "Ellerini yavaşça kaldır." Birkaç saniye boyunca durdu ve sonra elleri, telaşsız bir itaatle iki yanından yükseldi. Gözlerim bir an kızın yüzüne kaydı. Karanlık hala yüzünü yutuyordu ama gözlerinin bende olduğunu hissedebiliyordum. "Git." dedim ama kıpırdamadı. Korkmuş olmalıydı. Onu çözebilmek için sesimi yükselttim ve tekrarladım. "Git dedim!" Kız bir saniye daha bekledi ve sonra hızla yanımdan geçti. Omzundaki ceket savruldu ve birkaç adım sonra koşmaya başladı. Adım sesleri tamamen kaybolduğunda konuştum. "Ben söylemeden kıpırdarsan ateş ederim." Sesim o kadar sakindi ki, bir an bunun gerçekten benden çıktığına inanmakta zorlandım. Adamın elleri hala havadayken yavaşça nefes aldı ve sonrasında... Sesini duydum. "Eğer ateş edersen, aradığın cevapları bulamazsın."