Okuduklarım/yarım bıraktıklarım
34 stories
Perestiş† [Sir. Maris] by Simasst
Simasst
  • WpView
    Reads 4,826
  • WpVote
    Votes 364
  • WpPart
    Parts 11
Herşey; Genç Efendi olan Leonidas'ın düşman saflarından gelen o vasiyete sahip çıkmasıyla başladı. Aşkın acıdan doğduğu bu hikayede en büyük şifa bir Türk kızı'nın Yunan hanesinde dolaşması olabilir...
Steal or Kiss 1: HARİS (KİTAP OLDU) by sanemsozel
sanemsozel
  • WpView
    Reads 225,247
  • WpVote
    Votes 7,663
  • WpPart
    Parts 17
*Bu kitap Martı Yayınları aracılığıyla basılmıştır.* 🕷️ Kainat Kızılkaya, ruhu hasta bir babanın elleriyle büyüttüğü bir çocuktu. Ve şimdi, o babanın kendi elleriyle yarattığı en büyük düşmanı. Kainat'ın içinde yıllardır büyüyen güç hırsı, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Bu yolun ilk durağı ise yeraltı dünyasının en tehlikeli örgütlerinden biridir. Örgüte girebilmek için tamamlaması gereken tek bir görev vardır: bir sevkiyat. Ve Kainat, her zaman olduğu gibi kestirme yolu seçer. Plan yapmaz. Manipüle eder. Yalan söylerken gözünü bile kırpmaz. Ama bu defa işler düşündüğü kadar kolay ilerlemeyecektir. Çünkü karşısına Yaman Haris Batıkan çıkar. Kainat, onun ilgisini, zaaflarını ve çevresini kendi lehine kullanarak işi bitirmeyi planlar. Fakat her manipülasyonun bir bedeli vardır. Ve bazen, kimin oyunu başlattığı değil, kimin daha iyi oynadığı belirleyici olur. "Sadece sen Haris'le tanışmaya fazla heveslendin, Kainat."
Emanet by rojbinimm
rojbinimm
  • WpView
    Reads 15,725
  • WpVote
    Votes 629
  • WpPart
    Parts 28
Babasinin annesini öldürdügü haberini alan ciwan yıkılır. kendini suçlamaya başlar.daha annesinin vefatından yirmi dört saat geçmeden intihar eder.intihar etmeden önce ise çok yakin kardeşi gibi gördügü bir arkadaşına not yazarak kardeşi berfeyi emanet eder.ya bu çok güvendigi dostu ilerleyen zamanlarda duygularina engel olamayip kendisini abisi gibi gören kiza saplantılı bir şekilde aşk olursa.ve genç kizi hayatına mahkum ederse. kitabımda şiddet, argo kelime+18 sahneler vardir ona göre okuyun. Yaralı serçe kitabıdır.sadece ismi ve kapak resmi değişti.
 Töre by aaaaaaazzzzaaaaa16
aaaaaaazzzzaaaaa16
  • WpView
    Reads 1,564
  • WpVote
    Votes 65
  • WpPart
    Parts 12
Herkesten kendini soyut layan ve odasından nadiren çıkan bir kız. Hazan Demirsoy Mardin'in ağası ailesi dışında pek sevdiği olmayan hayatınada kimseyi almamış bir adam. Baran Savaş Ateşkan Kuma yoktur..
Berdel Mucizesi by Yazar1287
Yazar1287
  • WpView
    Reads 39,228
  • WpVote
    Votes 815
  • WpPart
    Parts 31
"Ben ben senin karın olamam " Dedi genç kız ağlayarak. "NE DEMEK OLAMAM LAN BEN SENİN KOCANIM SENDE BENİM KARIM ARTIK BANA AİTSİN KABULLEN BUNU. " Ben senin olamam çünkü ben "Çünkü sen ne ? " "Ben hamileyim" "Ne ?" Bu Berdel kurbanı iki insanın hikayesi....
Ruhuma eş ( Berdel) by Elnaz_2222
Elnaz_2222
  • WpView
    Reads 722,403
  • WpVote
    Votes 21,492
  • WpPart
    Parts 47
Gözlerini bana dikmiş bir şekilde hiç kımıldamıyordu. " Arjin Milan" Soğuk sesi ve bakışları beni korkuttugu için geriye doğru adım attım. Hoşuna gitmiş olacak ki dudakları çok az yana kıvrılmıştı." Korkuyorsun " dedi keyif alır gibi. " sen kimsin?" Sesim istediğimden kısık çıkmıştı. " Ben Berzan Firuzhan" ~~~~~~~~~ Bir sevdaya kurban giden günahsız bir kızın hikayesi. 18 yaşında berdele kurban olan Arjin Milan'ın hikayesi ..... Ruhuma eş bir berdel kitabıdır.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,822,015
  • WpVote
    Votes 192,990
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,375,535
  • WpVote
    Votes 694,800
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,059,152
  • WpVote
    Votes 614,150
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 35,939,052
  • WpVote
    Votes 1,599,760
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!