"Kitaplar sayfalarının içi de yıldız dolu o zaman." diyor bana bakarak.
"İçi yıldız dolu kitap sayfaları" diye aynı anda söylüyoruz. O an gözlerimiz buluşuyor, gülüyoruz birbirimize yine.
[romantizm.]
ikibinyirmibir ağustos
kamera önünde birbirimizi yerken ışıkların olmadığı gözlerin görmediği yalnızlığımızda ne yapacağımızı hesaba katmadık biz işte bu da bizi bitirecek olan şey olacak
He love me not, he loves me he holds me tight, then lets me go
sıddetlı bır ayrılık sonrası hayatlarının her anında aynı ortamda bulunmak zorunda kalan ıkılı hayatlarının gerı kalanında ne yasayacaklar?